30 Mayıs 2008 Cuma

Balığa gittik...

Geçen hafta iş çıkışı ailece balığa gittik. Yarımca sahilinde günü bitirip, evimize döndük.



Alperin boynundaki turuncu ipin ucunda kayınpederimin 15 yıllık cep saati var. Evde sürekli saat’i söylüyor bize :)



Körfezde gün geceye karışırken...



Işıl, balık beklemekten sıkılmış bir halde…



Alper balık tutmak yerine poz vermeyi tercih etti ama zorla :)



Tüm ganimetin bu iki balıkla sınırlı olduğunu sanmayın. Bunlar My Koo’nun oltasına ilk gelen ikili. Toplamda 2 saatte 5 balık yakaladık. Sonra da bizim gibi bekleyen bir amcaya verdik :) Alper, ben eve gidince yerdim onları diye söylendi biraz ama geç kalmıştı.

SEX and the CITY, başlıyorrrrr…

Yuppiii, film sonunda bugün vizyona giriyor.



Bir şeyi çok istersem olmaz genelde, bunu bilir ama yine de dile getiririm. Sonuç ortada filmi bu akşam izleyemiyorum. Kısmet değilmiş ne yapalım, sağlık olsun.

Çok eski bir arkadaşımın taaa ilkokul yıllarından bu akşam düğünü var. Telefonumu zar zor bulmuş, arayıp davet etti. Uzun zamandır görüşmüyorduk, gelinliğiyle onu görmeyi çok istiyorum. O yüzden bu akşam düğündeyim :)

Film başka bir akşama artık !

29 Mayıs 2008 Perşembe

Alkış!

Oscar'dan sonra sinema dünyasının en büyük ödülü olarak görülen Cannes film festivalinin ödülleri belli oldu.



"Üç Maymun" isimli filmiyle 61'inci Cannes Film Festivali'nde en iyi yönetmen ödülünü alan Nuri Bilge Ceylan'ın Festivalin jüri Başkanlığını yapan ünlü oyuncu Sean Peen'in takdiminin ardından yaptığı teşekkür konuşmasına bayıldım.

Aslında tek bir cümle "Bu ödülü, tutkuyla sevdiğim, yalnız ve güzel ülkeme armağan ediyorum." ama cümle o kadar anlamlı ki !

Koca bir alkışı çoktan haketti.

Tebrikler Nuri Bilge Ceylan ve Üç Maymun filminin tüm ekibine...
Ödülü aldığı anı ve konuşmayı izlemek isteyenler buraya tıklayabilir.

Saçlar Gitti

Yaz sonundan beri kestirmeye kıyamadığımız saçlarla vedalaştık.
Havaların ısınması ve Alper'in aşırı terlemesi sebebiyle mecburen kestirdik.

Alper, "Yine uzatırım sen istersen" diyor ama pek sanmıyorum.



Alper'in geçen ay hastalandığında sebebi anlaşılamayan ateşlenme ve halsizliğinin nedeni bulundu.

İki gece önce uykusunda aşırı huzursuzdu. Bir türlü dalamıyor, sürekli oflayıp pufluyordu. Sabah uyandığımda kulağında akıntı olduğunu farkettim. Ben sildikçe akmaya devam ediyordu hatta yastığa kadar geçmişti. Geceki huzursuzluğun sebebi belli oldu.

Önce panikledim. Sonra internetten mini bir araştırma yaptım ve orta kulak iltihabı bulguları taşıdığını gördüm. Hemen KBB doktoruna gittik. Alper çocuk doktoruna alışık olduğu için çok huzursuz oldu. Doktor Orta kulak iltihabı olduğunu, kulağındaki sıvıyı çekip zar'ı görmesi gerektiğini söylediğinde Alper'i tutabilene aşkolsun. Kıyameti kopardı, hastaneyi birbirine kattı. Çığlık çığlığa ağlıyor. Doktor Alper izin vermeden yapamayacağı için elimizde antibiyotiklerle döndük eve.

Ben böyle bir akıntı görmedim, musluk gibi, durmaksızın. Pamuk koyuyoruz 5 dk sonra su gibi oluyor. Neyseki ilaçları kullanmaya başladıktan sonraki gün (yani dün) akıntı durdu. Pazartesi kontrole gideceğiz. Doktor kontrolde temizlemem gerekebilir dedi, o yüzden bizi zor bir pazartesi bekliyor.

Doktorun tavırları ve ilgisi çok hoştu. Gayet sakin ve sabırlıydı. Muayne esnasında yüzüne maske takınca Alper'in şartelleri atmaya başladığı için hemen çıkardı. Seni rahatsız eden başka bir şey varsa söyle, mesela saatim rahatsız ettiyse onu da çıkarabilirm dedi. Alper kısık bir sesle "hayır" diyebildi. Temizlerken neler olacağını Alper'in elinde gösterdi ama ıııhhhh, korktu bir kere paşam.

Yapacak fazla bir şey yok. Bekleyip, ilaçlarımız içeceğiz. Banyo yapmamız da yasak.
Evde elinde kumanda çocuk kanalları arasında zapping yapıyor . Okula da gitmiyoruz bu hafta. Ama keyfi yerinde, meraklanmayın.

Pazartesi, önce kontrol ardından da geniz eti filmi çekilecek. Beklemedeyim anlayacağınız.

28 Mayıs 2008 Çarşamba

Sadece 2 gün...

Filmin vizyona girmesine sadece 2 gün kaldı. Tüm gazetelerde "Sex and the City" ile ilgili haberler, fotoğraflar ve dizi oyuncuları ile yapılmış röportajlara rastlamak mümkün.



Umarım bir aksilik çıkmaz ve filmi vizyona girer girmez izleyebilirim.
Hani bir şeyi çok istersen illa ki bir aksilik çıkar ya, çıkmasın lütfen...



Sarah Jessica Parker filmin Newyork galasında giydiği Ninna Ricci tasarımı metalic elbisesiyle yine göz kamaştırmış.

26 Mayıs 2008 Pazartesi

Ağlayan Pasta

Dün hava puslu ve hafif yağmurluydu. Miskin bir Pazar günü geçirdik evde, canımız birşey yapmak istemedi. Alper ile birlikte tek kahvaltı yaptığımız gün Pazar olduğu için 11:30 gibi kurulduk sofraya. Yumurtasını yedirirken "anneee, ya sen yumurtayı çok güzel yediriyorsun. Babannem hop diye veriyor" dedi. Her fırsatta bana iltifat etmek isteyen oğluma bende Anne elinden herşey güzel olur da ondan heralde dedim. Ama bakarmısınız altı üstü az pişmiş yumurtasını yediriyorum. Arada da iltifat alıyorum oğlumdan.

Kahvaltının ardından cama vuran yağmur sesleri ile birlikte pasta yaptım. Hazırlaması kolay ve lezzetli bir pasta. Özellikle yaz aylarında serinlemek için güzel bir seçenek.

Yapılışı: 4 yumurta ve 3 fincan şekeri mikserle çırptıktan sonra 3 fincan un, 3 yemek kaşığı süt, 3 yemek kaşığı kakao, 1 pk vanilya, 1 pk kabartma tozunu ekleyip karıştırıyoruz. 180 derecede 20 dk pişiriyoruz.




Fırından çıkarıp 5 dk bekliyoruz ve bir kaç yerinden bıçakla deliyoruz.



Üzerini 1,5 bardak soğuk sütle ıslatıyoruz.



2 pk krem şantiyi 2 bardak sütle çırpıp kekin üzerini kaplıyoruz.




Hazır Dr Oetker çikolata sosundan 4 tatlı kaşığı alıp cezve içinde 1,5 fincan suda pişirip soğutun. Üzerini süsleyip 3-4 saat buzdolabında beklettikten sonra afiyetle yiyebilirsiniz.

Not: Ben kare borcamda pişirdim ama siz aynı ebatlarda farklı bir kalıpta da pişirebilirsiniz.

23 Mayıs 2008 Cuma

İlk Sergi







Sergi "Sanat sokağı" nda yapıldı.



Okulda yapılan faaliyetlerden bir kaç örnek. Resimlerin üzerine tıklayıp büyütebilirsiniz.

Haziran ortasında da karne ve kep törenimiz olacakmış. Yepyeni maceralar bekliyor bizi anlayacağınız.

21 Mayıs 2008 Çarşamba

İş çıkışı piknik keyfi

Yaz geldi, bizim evde de piknik sezonu açıldı...
Dün iş çıkışı ailece keyif yaptık, yedik içtik, oynadık.



Alper'in en sevdiği renk turuncu olduğu için her karede topuyla poz verdi...

Ma aile gittiğimiz (Ma aile dediğime bakmayın çok kalabalık değiliz aslında, ben, my koo + Alper, görümcem, eşi + Işıl -ki görümce denmesinden hiç hoşlanmaz ama :) nasıl tarif edeyim şimdi- ve kayınvalidem.) piknik çok keyifli geçti. Sıkça tekrarlarız artık, sezon açıldı bir kere...

19 Mayıs 2008 Pazartesi

Var mısın, Yok musun?

Haydins ile Sinem Yaman başlattı, Nazo topu bana attı ve yeni "mim"' Var mıyım, yok muyum’da sıra şimdi de bende…

Varım

1- Kendinden büyük laflar eden Alper’le keyifli sohbetlere bayıla bayıla VARIM
2- Yaz geldi, Piknik yapmaya VARIM
3-
Gülen gözlerle güne başlamaya VARIM
4- Allah'ın (c.c) verdiklerine şükretmeye VARIM
5- Yaşadığımız anın tadını çıkarmaya VARIM
6-
Yepyeni çantalar, takılar yapmaya vakit buldukça VARIM
7- Çikolatalı kek pişirmeye VARIM
8-
Ailece tatile çıkmaya, kitap okumaya ve bolca yüzmeye VARIM
9-
Limitsiz bir kartla alışveriş yapmaya tabiki VARIM
10-My koo ile küçük kaçamaklar yapmaya, kahvelerimizi yudumlarken gözlerimin içine bakmasına VARIM

Yokum

1- Tek başına bir ömür sürmeye YOKUM
2-
Yalana, riyaya ve sahte gülümsemeye YOKUM
3- Samimiyetsiz ve kaba konuşmaya kesinlikle YOKUM
4- Sorumsuzluğa, boş vermeye YOKUM
5- Kusurlarını insanların yüzüne vurmaya YOKUM
6- Her şeyi dert etmeye, kafama takmaya YOKUM
7- Dır dır etmeye, şikayet etmeye YOKUM
8- Sıfır beden olmaya YOKUM
9- Hırsları için bu ülkeyi mahvedenlere alkış tutmaya YOKUM
10-Atatürk'ün binbir güçlükle kurduğu ve nice Türkiye sevdalısının zalimce asıldığı canım Vatanımda yaşananları unutturmaya çalışanların yanında olmaya asla YOKUM

Bende topu Enhar Koç'a ve Dost Kokusu'ndan Saniye'ye atıyorum.

16 Mayıs 2008 Cuma

13 gün sonra vizyonda...

Merakla beklenen filmin gösterimine sadece 13 gün kaldı.
Bu konunun uzmanı Nazo ama sayılı gün çabuk geçer derler...



Londra'nın ardından 2. gala Berlin'de yapıldı. Berlindeki galanın da bence en şık kadını Sarah Jessica Parker'dı...





Filmin Londra galasından bir başka kare, S.J.Parker'ın şapkası oldukça ilginç !

15 Mayıs 2008 Perşembe

Anneyiz.biz'den hediye kazandım

Anneyiz.Biz dergisini ve internet sitesini sürekli takip ederim ben. Anneler Günü ile ilgili bir etkinlik düzenlemişlerdi. İlk anneler günü hikayesini yazan ve en çok beğenilen 25 anneye hediye verilecekti. Benim yazdığım hikayede dereceye girmiş.

İnternet sitesindeki dün yaptıkları duyuruları da çok çok güzeldi.

İşte “İlk Anneler Günü Hikayesi” Yarışmasının Sonuçları...

“Dünya’daki en güzel duygulardan biridir anne olmak” dedik ve İlk Anneler Günü hikayenizi bizimle paylaşmanızı istedik. Hikayesini bizimle paylaşan herkese teşekkür ederiz. Gelen yüzlerce hikayenin içerisinde sizler tarafından en çok tavsiye edilen 25 hikayenin sahipleri belirlendi. İşte sürpriz hediyeler kazanan 25 okurumuz....


Saat 16:00'da üzerinde anneyiz.biz yazan rengarenk bir paket ulaştı elime.

İşte hediyem.

Arzum'dan hava temizleyicisi....

Bu işe en çok eşim sevindi. Alper'e almak istiyordu bir süredir. İsabet oldu, hediye kazanmakta (küçük yada büyük) çok hoşuma gitti.




Anneyiz.biz'e ve yazdıklarımı okuyan, beğenen, tavsiye eden herkese çok teşekkür ederim.

Merak edenler varsa işte hikayem :)

Oğlum şimdi 5 yaşında...
Babasıyla gizli gizli "anneler günü" planları yapmaya başladı bile.

İlk anneler günü tüm anneler gibi benim içinde çok özeldi.
Oğlum beni öperek uyandırdı, çok heyecanlıydı. Elinde kırmızı bir kalp yastık, üzerinde de "Canım Anneciğim" yazıyordu. Yanağıma kocaman bir öpücük kondurup, sarıldı ve bana uzattı. Sulu gözlü bir anne olarak gözlerimin dolmasına engel olamadım ama içimden de (kötüyüm, farkındayım) sadece bu mu diye geçiriyorum. Eşim dedi ki "Nasıl beğendin mi?" "Çok beğendim dedim", ama içimdende ilk anneler günü hediyem bu mu diye yine de geçiriyorum. Oğlum, "aç aç" diyor ama anlam veremiyorum...

Meğer kalbin kenarındaki dikişi söküp içine sırtında inci olan, beyaz altından kadın şeklinde bir kolye saklamışlar.
Görür görmez bayıldım. Ve kendimden utandım.
Neyseki eşime ve oğluma belli etmediğim için utancımı kendi içimde yaşadım. Taa ki bu güne kadar.

Hani genelde, düşünmen bile yeter derler ama her durumda geçerli olmuyor bu galiba :)

Anne olmak, kadına sunulan en büyük hediye ve bu şansa sahip olan tüm annelerin, anneciğimin, anne adaylarının ve anneliği içinde yaşayan tüm kadınların anneler gününü kutluyorum.

14 Mayıs 2008 Çarşamba

Hasta bakıcı lazım mı?

Kardeşim eve çıkmış, annemde evde...
Yani;
Akşama bende de oradayım !

İkinizi de iyileştireceğime emin olabilirsiniz kızlar :)

Neyse içim biraz olsun rahatladı, en azından evde artık.
İyi dilekleriniz, dualarınız ve ilginiz için çok teşekkür ederim.
İyi ki varsınız...

Dertler tek tek gelin, lütfennn !

Dün akşam gördüğümde daha tamemen ayılamamıştı kardeşim. Ameliyat 2 saat'ten fazla sürdüğü için annemde perişan olmuş, beti benzi atmış kadıncağızın. Aslı'nın fazla ağrısı yoktu, 4 yerinden delik açılmış ama kist beklenenden daha kalın olduğu için yumurtalığa da zarar vermiş ve doktorun söylediğine göre almaktan başka çare kalmamış.

Oysa muayne esnasında küçülmediği aksine sürekli büyüdüğü için gece yarısı sancılanabilirsin ve acildeki doktor eğer uzman olmazsa yumurtalığınıda alabilir bu yüzden ameliyat olman gerekli demişti. Anneme ısrarla doğurganlığına kesinlikle zararı yok demiş ama yine de üzüldük. Bu ihtimalin olduğu söylenseydi beklerdik.

Bu kadar da değil !

Gece 01:30 sıralarında Annem, kardeşime su içirmeye çalışırken dengesini kaybedip düşmüş. Kulağı yırtılmış 8 dikiş atılmış.

Annem doktorun ısrarlarıyla zorla eve geldi. Aslı öğleden sonra taburcu olacak, inşallah...

Başka bir habere tahammülüm yok artık!

13 Mayıs 2008 Salı

Son durum

Annemle konuştum az önce. Ameliyattan çıkmış, 1 saat sonra göreceğim kardeşimi.
Ama 2 saat'ten fazla sürmüş ameliyat ona canım sıkıldı.
Zaman akıp gitsin, çabucak...

Keyfim yok bugün !

Biz 3 kardeşiz.

Ağabeyim benden 2.5 yaş büyük, kardeşim 6 yaş küçük...

Yani yıllar sonra evin küçük kızı sıfatım elimden alınıp birden ortanca oluverdim !
Oysa ben 6 yıl boyunca evin tek kızı olarak şımartılarak büyüdüm. Kızkardeşim Aslı'nın doğumuyla resmen kriz geçirdim. Annemi, bana evin kraliçesi gibi davranan abimi ve babamın ilgisini kıskandım...

Annem kardeşimi emzirirken kahvaltı sofralarını devirdim, çocukluk yıllarımda peşimden dolaştığı için kızkardeşime kızdım, sinir oldum.

Ama şimdi benim kardeşim büyüdü ve arkadaşım, sırdaşım, desteğim, vazgeçilmezim oldu.
22 yaşında, nişanlı kocaman bir gençkız artık.



Bir süredir vücudunda var olan ve tedavi sırasında küçülmemekte ısrar edip büyümeye devam eden yumurtalık kisti yüzünden saat 14:00'de ameliyat olacak.

Korkuyorum !

Laparoskopi yöntemiyle (kapalı) yapılacak olan operasyon basit gibi gözükse de narkoz alacak olması ve vücüdunda cerrahi işlemler yapılması beni endişelendiriyor.

Dün gece zor uyudum, sabah elim kolum birbirine dolaştı. Evden çıkıp işe gelemedim bir türlü.

Korkuyorum !

Dua edin, lütfen...

12 Mayıs 2008 Pazartesi

Neler Yaptım...

Her şey Accessorize'daki bu minik cüzdanı görmemle başladı...



Zerafeti ile beni hayran bırakan bu minik şey için kumaş aramaya başladım.
İlk girdiğim mefruşatçıda da "aşk"la bağlanacak bu kumaşı buldum.



Gri boncuk alıp, üzerini işledim. Anneme kenarlarını ve fermuarını diktirdim.



Kumaş fazla gelince çantada yaptık. Fermuar'daki boncuklara da dikkat edin lütfen :) Çok uğraştım yapmak için. Gri parlak ip alıp örerek askı da yaptım.



Nasıl benzemiş mi?

Artan boncukları da kafama göre dizip kolye yaptım.



Ziyan mı olsaydı yani :)

10 Mayıs 2008 Cumartesi

Annelere...

Annem’e iki yıl önce yazdığım anneler günü mektubum bu. Yazacak bir şey bulamadım sanmayın :) sadece bloğumda da olsun istedim.



İlk Mektup;

ANNECİĞİM ;

Bugün anneler günü...
Artık bende bir anneyim tıpkı senin gibi.

Şimdi seni ve endişelerini çok daha iyi anlıyorum.
“Anne olunca anlarsın demiştin”, vakit geldi işte!

Sayende yemeklerimi hiç soğuk yemedim,
Her zaman temizdi giysilerim,
Hastalanınca iyileşeceğimi bildim,
Yorulduğumda sırtımı sana yasladım, nefes aldım, dinlendim.
Bildim ki hata da yapsam Annem hep yanımda, arkamda...

Bana tüm kattıkların, öğrettiklerin, kazandırdıkların için TEŞEKKÜR ederim sana.
Yaşadığımız kötü günler, anlar ve varsa kırgınlıklar umarım geçmiştir.

Anne dedim ya ben sana en değerli hazine olsun, O da başımın üstüne Taç olsun...

Dilerim bende en az senin kadar iyi bir anne olurum Oğlum’a...
Seni çok seven kızın / 14 Mayıs 2006



İkinci Mektup;

Beni kendi kızı gibi seven,
İhtiyacım olduğu her an desteğini esirgemeyen,
Karşılıksız vermekten çekinmeyen,
Oğlumun süper Babaannesi,
Kıymetli eşimin biricik Annesi,
2. Annem sevgili kayınvalidemin de Anneler Gününü kutluyorum.

"İki Annem", Sayenizde çoook şanslıyım, iyi ki varsınız...

Yazdıklarımı okuyan, yorum yazan annelerin, anne adaylarının, anne olmaya niyeti olanların, ve sanal dünyada dostluğunu bulduğum arkadaşlarımın sevgili annelerininde bu güzel gününü içtenlikle kutluyorum.

Not: Fotoğraflar anneyiz.biz sitesinden alınmıştır...

9 Mayıs 2008 Cuma

Önce ağladım - Sonra güldüm

Alper'in gösterisi 19:30'da bitti. Koştura koştura kızların yanına gitim. Neyse ki çok geç kalmamışım, mezeler yenmiş, sıcaklar ise beklemedeydi.

Bol bol güldük, eğlendik.

Yemekler bahane, sohbet şahaneydi anlayacağınız.



Dövülüp inceltilen bifteğin içine pastırma ve rendelenmiş kaşar peyniri koymuşlar. Yaprak dolması gibi sarıp kızartmışlar. Lezzetli ve farklı bir yemekti. Evde de denenebilir. Sufle'leri ise gerçekten çok güzeldi...

21:30'a kadar oturup evlere dağıldık.

Alper notu: Eve geldiğimde,
"Anneeee, ben okulda anne şiirini ezberlerken bile hep seni düşündüm." dedi.

Anlayacağınız geceyi yine gözyaşları ile kapadım...

Sulu gözlü bir Annenin yaşadıkları...

Ağladım, çok ağladım...
İlk gösteride de böyle olmuştum ama bu sefer ki bambaşkaydı. Adı üzerinde "Anneler Günü", anneler için düzenlenmiş bir etkinlik ve ilk defa oğlum "Anneciğim" diye başlayan bir şiir'i kaçamak gözlerle bana bakarak okuyor.

Okudu evet okudu...
Sonunda, nihayet.

Hepimizin bildiği şiir'i ben ilk kez oğlumun ağzından duydum.

Anneciğim, seni ben çiçeklerden yemişten,
Sarı saçlı bebekten, canımdan çok severim.
Gitme hep yanımda kal, beni kollarına al,
Pembe gülden daha al, yanağından öperim...

Burnumun direği resmen sızladı, çocukları görseniz bir kaç tanesi şiirlerini okurken anne diyerek ağlamaya başladılar. Nasıl dayanılır ki !



Hele Candan Erçetin'in Annem şarkısından sonra ben tamamen koptum. Toparlayabilene aşkolsun. Hep birlikte "Annem, annem sen üzülmee, sözlerin hep yüreğimdeee" diye bağırışları vardı ki yazarken bile gözlerim doluyor.

Nasıl olmuş oğlum ?



Her şey çok güzeldi, hiç bir sorun yaşanmadı. Öğretmenimiz Elif Erol'a ve hazırlıkla uğraşan diğer öğretmenlere de bir kez daha teşekkür ediyorum.

İşte bu da benim Alper yapımı ilk Anneler günü hediyem...



Çok güzel değil mi ?
Ben bayıldım...
Mumluğumun altı cd'den , üzeri ise mor simlerle güneş şeklinde süslenip, tül ve kurdelayla bağlanmış.

8 Mayıs 2008 Perşembe

Program yoğun !

Son günlerde reklamları dönen bir dizi var. Yeni başlayacakmış, ismini hatırlamıyorum ama Çağan Irmak'ın dizisi. Fragmanında ki sözü çok seviyorum ben.

"İnsanlar plan yaparken, Allah yukarıdan gülümsermiş"...

Nerden çıktı demeyin. Eskiden birlikte çalıştığımız ama evlilik nedeniyle Avusturya'ya taşınan arkadaşım Ruhan 7 haftalık hamile ve burada. Bizde kızlarla bir organizasyon yapalım dedik ve akşam yemeği planladık. Ama uzun uzun oturabilmek içinde mesai bitimi (17:30 - 18:00) gitmeye karar verdik. Bizim şirkette yaklaşık 80 kişi falan çalışıyor ama bayan sayısı 15'i bulmaz. Arada ev partileri falan verip dedikodu yapmaya bayılırız. Kısaca perşembe akşamına sözleştik. Menü belirlendi, Restaurant ile anlaşıldı. Her şey tamam yani...

Dün, Alper'i okula bırakırken öğretmeni Cuma günü yapılacak anneler günü kutlamasının Perşembe 18:30'a alındığını söyledi. Yani Allah bana gülümsedi !

Anneler gününe katılmamam söz konusu olmadığı için kızlara yetişebilmek için koşturacağım :) epeyce. Ne yapalım kısmet.

Okuldaki gösteriye gelince; Alper "Anneciğim" diye bir şiir ezberlemiş. Ama bana kesinlikle söylemiyor. Sürprizmiş ! Umarım heyecanlanmaz da duyabilirim bu sürprizi. Ayrıca kendi elleriyle annelere özel faaliyet hazırlamışlar. Bu oğlumun bu güne kadar ki en anlamlı hediyesi olacak. Çok heyecanlıyım, eminim gözlerim yine dolacak...

Kıyafeti de çok şık; Beyaz gömlek, kot pantolon, beyaz spor ayakkabı, kırmızı papyon...

İlk anneler günü ile ilgili hikayemi buradan okuyabilir ve tavsiye ederek oy verebilirsiniz :)

Alper şiir işini fırsat bilip sürekli rüşvet istiyor. Eğer okursa direk oyuncakçıya da gidilecek. Power Rangers mistic kırmızı güce sahip oğlum kendine birşeyler bakacakmış !

Bana kolay gelsin...

7 Mayıs 2008 Çarşamba

Akşama "Kek" var !

İş yerinde karnım mı acıktı ne !
Geçenlerde foto'sunu çekipte bir türlü yayınlayamadığım kek'i buldum.
Tarifini yazayımda açlığım yatışsın bari :)



Malzemeler: 4 fincan şeker, 3 yumurta, 1 pk kabartma tozu, 1 pk vanilya, 125 gr yumuşak margarin, 2.5 bardak un,1 bardak süt

Yapılışı: Önce şeker ve yumurta, ardındanda diğer malzemeleri çırp. 180 derecede 40 dk pişir.

Akşam eve gidince şart oldu, yapacağım artık :)

6 Mayıs 2008 Salı

Bir portakal hikayesi...

Birilerinin canı sıkılmış, uğraşmış...



Portakal, aşık olunca çok romantik oluyormuş !
Bilmiyordum :)

5 Mayıs 2008 Pazartesi

Sex and the City

Filmin vizyona girmesine sadece 24 gün kaldı.
Gişede arzu ettikleri başarıyı umarım yakalarlar. Ben geri sayımı başlattım, film gösterime girene kadar sık sık fotolarını da kullanacağım :)



Stil ikonu olan Sarah Jessica Parker'ın saç rengi çok güzel. Ayakkabılar için ise kararsız kaldım !



Yüzlerindeki gülümseme yorgunlukla karışmış olsa da yine de çok yakışmış :)

3 Mayıs 2008 Cumartesi

Sekapark'ta gezinti...

Çarşamba akşamı iş çıkışı My koo, Alper ve ben Sekapark'a gittik. Önce deniz kenarında yemek yedik, ardından da Alper'in parkta gönlünce oynamasını izledik.



Alper'den poz vermesini istediğimde nedense hep 1. fotodaki hali alıyor :)
2. foto'da amma tombiş yanaklı çıkmış yaaa, nazar deyiyor sonra. Maşallah deyin arkadaşlar :)
3. - 4. ve 5. foto'da köfte siparişi yerine gelen Urfa kebap ile tanışma anı görülüyor. Okuldaki yemekleri yememekte direndiği halinden anlaşılıyor mu? . Urfa Kebap yorumuna gelince; (Köfte istedi,kalmadığı için az urfa yapmışlar) et köftesi mi bu anne, güzelmiş yetmez bana dedi :)
6. Foto'da iştahla dondurma yerken görülüyor.
7.'de korsan gemisinde bir abla'nın bedenini çalmış :)
8. foto ise oturduğum yerden çektiğim Marmara Denizi :) Restaurant'ın korkulukları cam'dan olduğu için Alper önce ürktü. Denize düşersem köpek balıkları beni yer mi diye sordu :)

Merak edenler için Sekapark'ın diğer görüntüleri ise burada

2 Mayıs 2008 Cuma

Diyalog!

Alper Digitürk'te dün akşam Iron Man'in reklamını izlemiş.
Koşarak mutfağa geldi.
- Annneee; Demir Adam'ın adı değişmiş. Ayrın men olmuş :) dedi!!

1 Mayıs 2008 Perşembe

Yazlık Kombin

Sitelerde dolaşırken kendime yazlık ciciler baktım. Kızkardeşim Aslı'nın temmuz ayında yapılması planlanan düğünü önümüzdeki yaz'a kaldığı için öylesine bir kombin oldu bu.

Sadece sevdim yani !



Elbise Debenhams 110 Dolar, Babet Sigerson Morrison 440 Dolar, Çanta Accessorize 45 Euro, Küpe ve yüzük'te Accessorize 25 Euro