30 Kasım 2010 Salı

Not!

Hangi anne böyle bir not karşısında sevinmez ki?
Ben sevinmedim!!
Sevinçten delirdim, gözlerim sulandı, şımardım!!



İyi ki anneyim ♥

{Not: Alper "el yazısına" alışık olduğu için düz yazı yazarak beni şaşırtmak istemiş!!}

27 Kasım 2010 Cumartesi

Yeni Bir Sayfa..

Bomboş bir sayfa olduğunu varsayın önünüzde.
Hani ilkokul sıralarındaki o “temiz” yapraklardan…
Hala hatırlamadıysanız “bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için çok teşekkür ederim” diye başlardık ya söze hah işte onlardan biri…
Ne yazardınız ilk satırlara…
Kimi ya da neyi şikâyet ederdiniz…
Neyi değiştirmek isterdiniz?
Hangi kapıları kapatır, hangilerini sonsuza dek açık tutardınız!



Yoksa siz de “yaşadığım her şey bana bir tecrübe kattı, onlar olmasa [ben] ben olamazdım” diyenlerden misiniz?

Ben değilim valla!
Yaptığım öyle saçma şeyler var ki bazen üzerini karalamak istiyorum onların!
Kocaman bir çarpı atıp kurtulsam ve mümkün olsa da hafızamdan tamamen silsem ne kadar güzel olurdu…
Belki onlar olmasa daha çok severim kendimi, kuş misali hafiflerim belki de kim bilir!
Ne yani o “abukluklar” olmasa daha az mı değerli olacaktım?
Daha geç mi farkına varacaktım çevremde dönen dolapların?
Sahte tebessümlerin, alaycı bakışların, kıskanç ruhların gazabından daha kolay mı korunacaktım?
Hiç sanmıyorum!
Eee o zaman sihirli bir değneğe ihtiyacımız yok!
Yazalım, yapalım, kurtulalım :)

Sahi siz neyi değiştirmek isterdiniz bir şansızın olsa…
Ya da kime, neyi şikâyet ederdiniz?

26 Kasım 2010 Cuma

Servis vakti!

Ev ile okul arasında 10 dk'lık kısa bir mesafe var..
Kreş {5 yaş}, ana sınıfı {6 yaş} ve ilkokul 1. sınıfta {7 yaş} kendimiz getirip götürdük ama bu yıl sabahçı olunca 2. haftadan sonra servise vermeye karar verdik.
Başlarda biraz endişelendim ama Alper sağolsun ilk günden uyum sağladı ve sorunsuz gidip gelmeye başladı.
Sabah 07:00'de evin önüne geliyor servis ve 7:20'de de ders başlıyor..
Offff ne kadar erken değil mi?
Ben 8:45'de evden çıkıyorum.
Alper gideli nerdeyse 2 saat oluyor ve garip bir hüzün çöküyor üzerime..
Hatta ben okulun yanından geçerken 3. tenefüse çıkmış oluyorlar..
Ama öğlenleri daha zevkli bir hal alıyor...
İş ve Okul arası 2 dk'lık bir mesafe olduğu için her gün almaya gidiyorum oğlumu ve servise ben bindiriyorum.
O arada da okulda olanları, ödevleri falan konuşuyoruz.
Bu fotoğraflarda dün servis beklerken çekildi mesela..



O 10 dakikalık zaman diliminde ordan oraya koşturup duruyor..
Nasıl bir enerjidir bu!



Akrobatlıkta yapacak sanırım ileride!!



Amannnn dikkat!! :D



Hafif bir tebessümm..



Bu klasik bir "Alper" pozu biliyorsunuz değil mi?
Ezberledi nedense bu 'Küçük Emrah' duruşunu!
Deklanşöre basacağım an bu şekli alıyor :p

20 Kasım 2010 Cumartesi

Seçimler…

Hayatın seçimler üzerine kurulu olması ne kadar tuhaf değil mi?
Ve bu seçimlerin küçücük yaşta başlaması…
Anneni mi babanı mı daha çok seviyorsun diye sorarlar çocukken!
Israrla birini seçmemizi isterler…
O zaman başlar ve ardından da çorap söküğü gibi gelir her şey…
Ufacık bir hata ise domino taşı gibi yıkar dünyayı başımıza…

*

Kimi seçimleri ailemiz yapar bizim yerimize, kimi zaman ısrarlarımıza dayanamayıp söz hakkı verirler bize…
Minik bir balerin mi? , futbolcu mu? , müzisyen mi? , yüzücü mü? , olacağımıza karar verirler ve onların seçtikleri yolda yürümemizi isterler…
Şanslıysak onlar haklı çıkar ama eğer değilsek, ya değilsek…

*

İyi ya da kötü olmayı seçeriz mesela…
Arası yok!
Çünkü sıradan seçimler yapmamız istenmez bizden hiç!
Aradan sıyrılmak için şarttır belki de bu…
Hayatın yüklediği rollerden payımıza düşeni üzerimize giyip devam ederiz yola…

*

Sevgilimiz, arkadaşlarımız, dostlarımız ve onların seçimleri de etkiler hayatımızı…
Mesleğimizi belirlemek belki de en zorudur seçimlerin…
Ardından işimizi, evimizi, evleneceğimiz kişiyi, anne – baba olup olmayacağımızı da seçmemiz gerekir.
Kimi zaman şans faktörü girer devreye bazen de semtimize bile uğramaz!
O an farkına varırız seçimlerimizin bizi nereye sürüklediğinin…
Bazen geç kalmışızdır bazen de hala bir şans vardır!
Tabi kime ve neye göre!

*

Zamanla hayatın ta kendisi olur seçimler, seçtiklerimiz…
Yaşam da seçimlerden ibaret ve biz de seçtikçe varız!
Tuhaf olan da bu bence…
Şansınız bol olsun…

Bayram Raporu..

Bir bayramı daha ardımızda bırakıp ofis yollarına düştüm bile ben..
Bayramda boş durmadım ve bol bol fotoğraf çektim..
Hazırsanız başlayalım 4 günlük bayram raporuna :)

1.Gün


Fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere diyeti unutup bol bol yedik!
Eşimin ailesi Yunanistan göçmeni ve bayramda fırında kuzu yemek şart o yüzden :)
Biz hızımızı alamadık ve mangalda şiş de yaptık!
Yaprak sarması ve baklava da olmazsa olmaz tabi!!
Yemekler yendikten sonra eşim, görümcemler ve kayınvalidemler hep birlikte Didim'deki yazlık eve gittiler.
Yapılması gereken işler ve ufak tefek alışverişler vardı bayram tatilini fırsat bilip yola koyuldular..
Flame, Alper ve Işıl da 3 gece 4 gün hep birlikte takıldılarrrr...


Annesi ve babası gidince Işıl bir ara masumlaşmaya başladı ama o sırada imdadımıza Digitürk'ün sinema salonları yetişti!
21:25 seansına Oyuncak Hikayesi 3'ü koymuşlar hemen satın alıp patlamış mısır eşliğinde izledik ve çoookk eğlendik..
Film bittiğinde uykumuz gelmişti zaten..
Biraz kitap okuyup uykuya daldık.

2.Gün


Tv karşısında pancake'li bir kahvaltı hazırladım kuzulara..
Gayet mutluydular..
Kahvaltı faslı bitince de attık kendimizi dışarı..


Süper bir hava vardı şansımıza tatil boyunca..
Alper'in yüzünde "deri" montunu giymenin verdiği derin hazzı gördünüz mü?
Pek bir sevdi, terledi ama yine de çıkarmadı!!
Önce 10 D bir film izledik..
Sağa sola sallandık, karlı tepelerden uçtuk, hopladık zıpladık..
İlk deneyimimizdi ve çok sevdikkk..
Benim aksiyondan biraz başım döndü ama gençlere!! ayak uydurdum yine de..

Biraz Avm turundan sonra kahve molası verdik..
Ben filtre kahve ve tiramisuyu tercih ettim.
Alper ve Işıl ise Karaorman pastasını afiyetle yedi..

Burda ne kadar şımardığı belli oluyor değil mi?
Akşam 19:00 gibi eve geldik ve mantı - patates kızartması ile geceyi sonlandırdık..

3.Gün


Kahvaltıdan sonra yine düştük yollara..
Modellikte yaptı bu şekerler bana..
Bol bol poz verdiler..



Sonbahar'ın en güzel günlerinden biriydi sanırım bu..
Alper beni şaşırttı ve isteyerek poz verdi!


Aslında niyetimiz Harry Potter ve Ölüm Yadigarlarını izlemekti hatta bileti bile aldık ama benim jeton geç de olsa düştü ve gişe görevlisine film Türkçe dublaj mı altyazı mı diye sordum!
Altyazılı olduğunu öğrenince biletleri iptal ettirmek zorunda kaldım :(
Alper okumaya yetişemezdi çünkü :(
Neyse ki Starbucks kardeşliği sayesinde beni affetiler :p



Alper sıcak çikolatasının üzerindeki kremayı az bulunca biraz ilave eder misiniz dedim ama baya bir abartmışlar :P Çok memnun oldu bu duruma paşa..
Finali Burger King'de yapınca daha da bir keyiflendiler tabi!



Madem sinemaya gidemedik bari evde DVD keyfi yapalım dedik ve Alice Harikalar Diyarında'yı izledik..
Keyifli bir filmdi, sevdik..

4. ve son gün..


Uyku mahmurluğu eşliğinde bir kahvaltı ile başladık ve "Home sweet home" şeklinde bir gün geçirdik..
Gece 23:00'de döndü bizimkiler Didim'den..
Dalından mandalina getirmişler kokulu, kokulu..

ve tatil bitti!!

Biz bu 4 günde gezdik, yedik, izledik, test çözdük, ödevleri yaptık, öykü yazmayı denedik, yatmadan önce mutlaka kitap okuduk..
Hem gezdik, hem eğlendik hem de çalıştık anlayacağınız..
Hatta Alper'e dayısının aldığı çocuklara özel bir IQ testi bile uyguladım tatili fırsat bilip..
Ayrıntılı olarak anlatacağım onu da..

Bizden bu kadar!
Siz neler yaptınız bakalım o_O

16 Kasım 2010 Salı

Teyze Oluyorum!

Ayyyyy nasıl mutluyum bir bilseniz!
Daha önce "hala" oldum iki kez ama ilk defa "teyze" oluyorummmm..
Ne de olsa teyze anne yarısıdır değil mi?
İşte heyecanım bu yüzden..



Sağlıkla doğsun, aramıza katılsın bebişimiz..
Sevinçle bekliyoruzzzz ♥

15 Kasım 2010 Pazartesi

İyi Bayramlar..

9 gün bayram tatili yapacak kadar şanslı değilim belki ama bu 4 günlük mola bile iyi gelecek eminim bana..



İyi Bayramlar..

14 Kasım 2010 Pazar

Yeni Avon ojelerim..

Avon'un ojelerini seviyorum..
Her ay farklı bir ürün indirime girdiği için deniyorum bende tüm renkleri..
Bu defa payıma bunlar düştü!
Pek renkli bir alışveriş olmuş değil mi?



Kullandıkça parmağımda nasıl durduklarını da göstereceğim ama şimdilik bunlarla idare edin :p



Green With Envy, Golden Wine, Splendid Blue ve Pink Radiance..



Sizin renginiz hangisi?

Cumartesi kaçamağı..

Bir programın yoksa seni öğle yemeğine götüreyim mi dedi?
Eeee olur tabi dedim ben de..



Num, num,nummm..
Pideleri yemedimmmm heeeee :)



Sonra da kafesteki tavşanın fotosunu çekip döndüm işe..
Ohhh karnım tok, sırtım pek..
Thanks ♥

11 Kasım 2010 Perşembe

Strawberry alışverişim...

Yazlık aldık tadilat yaptık derken bir süre kozmetik harcamalarına ara vermiştim ama yılbaşı indirimlerinin Çilek'de başladığını görünce bir kaç parça almadan duramadım!
Hem ihtiyacım da vardı :p


Makyaj yaparken fırça kullanmayı çok seviyorum ama henüz istediğim gibi bir fırça koleksiyonuna sahip değilim. İlk fırsatta alınacak listemde Mac veya Sigma set var ama bakalım ne zaman gelecek onlara sıra! Bu Estee Lauder Eyeshadow Blending Brush 11E far'a gölge yapmayı sağlayani renkler arasında geçiş yapmaya yarayan bir karıştırma fırçası. Fiyatı 27.5 TL


Burberry kokuların benim hayatımda çok özel bir yeri var. Kışın olmazsa olmaz parfümün Burberry Classicdir. Bahar'da ise Weekend' tercih ediyorum. 100 ml indirimde 68 TL..



Bobbi Brown'un allıklarının methini çok duymuştum. % 50 indirime girince ben de Rose allık sipariş verdim. Ürün 10 gr ve fiyatı oldukça uygun 27,5 TL



Sarah Jessica Parker'dan favori kokum aslında benim "Lovely" ama arkadaşımın ısrarı ile bu defa Covet aldım. Ürün daha elime ulaşmadı ama 100 ml'i 45 TL'ye inmişti. Bir şans verelim dedik!!

9 Kasım 2010 Salı

Alper gururla sunar!

Bu blogun başrolünde biliyorsunuz "oğlum" var..
Ben de sitene yazı yazarım, bana da bir köşe aç demişti ama bu ara derslerden vakit bulamıyor sanırım :p
Belki bayram tatilini fırsat bilip size bir "merhaba" der..
Dersin di mi Alper?



{Tatilden kalan bir kare. Kendi güneş gözlüğü var ama babasının gözlükleri daha çok yakışıyormuş ona... o_O}

Alper ile ilgili çok güzel şeyler duyduk öğretmeninden..
Önce kocaman bir MAŞALLAH deyin ondan sonra yazının devamını okuyun lütfen :P

Benim utangaç oğlum bu yıl eğitim hayatında epey bir ilerleme göstermiş..
Geçen sene de dersleri gayet iyiydi, öğretmeni çok memnundu ama çekingenliğinden dolayı kendini yeterince ifade edemiyordu.
Bu yıl ise derslere daha fazla katılıp ödevlerini çok muntazam yaptığı için sınıfta en çok ilerleme kaydeden öğrencilerden biri olmuş.
Matematik ve Türkçe yazılısından 100, Hayat Bilgisi'nden ise 92 alarak kanıtladı bunu zaten!
Sonra...
1. sınıfın ilk döneminde öğretmeni "Alper'in yazılarını okuyamıyorum" demişti şimdi ise "Sınıfta en güzel yazanlardan biri Alper" demiş..
Dersi ve öğretmeni çok iyi dinleyip, sınıf kurallarına da uyduğu için öğretmeni arkadaşlarına örnek göstermiş sınıfta Alper'i..
Hatta Alper yazılılardan kötü not bile alsa "davranışları" sayesinde karnesi hep "pekiyi" olur bile demiş öğretmeni..
Bundan önce de zaten Alper'in okul ve sınıf içindeki durumuyla ilgili hiç şikayet duymamıştık.
Sakin bir bebekliği vardı ve hala da o sakinlikte devam ediyor yaşamına...
Gerçi ben arada "hiperaktif" çocukları görüp özeniyorum ama 5 dk sonra şükrediyorum halime :p

Performans ödevlerine de başladık bu yıl..
İlki "Sokakta Oynanan Çocuk Oyunları" ile ilgiliydi..
Köşe Kapmaca'yı seçtik biz..
Birlikte hazırladık ve sınıfta arkadaşlarına sunum yaptı.
Ondan da 100 almış..

Anlayacağınız koltuklarımız kabardı!
Pek bir şımardık Alper sayesinde :P
Dilerim heppp böyle devam eder..

8 Kasım 2010 Pazartesi

Mutfak!

Mutfağa sadece diyet ürünler hazırlamak için giriyorum bu ara :S
Pancakelerin, muffinlerin, patlamış mısırların yerini nesfit, meyve, yovita, eti form ve uno light aldı..
Yani diyete devam!
Kırılmak bilmeyen metabolizmanın iadını kırmama ramak kaldı!
Hissediyorum :p
Bugün büyük gün!!
Birazdan diyetisyenimin yolunu tutucam..
Bakalım neler olmuş =_=
Umarım güzel haberlerle bu yazıyı editlerim :P



{ Mutfağımdan sevdiğim bir köşe... }



İlave; 1 haftalık uğraşım boşa çıkmadı!
Yupppiii 1,5 kilo vermişim =_=

6 Kasım 2010 Cumartesi

Işıltılı tırnaklar!

Bu "ışıltılı" oje sürme şeklini geçenlerde Hersheyler'de görmüştüm.
Hemen denedim bende!
Cep telefonuyla çektiğim için görüntüyü tam olarak yansıtamadım ama "çok" güzel oldu inanın!



Flormar parlatıcı, Essie Carnival ve Alix Avien 110'u kullanarak yaptım ben.
Önce tırnağın uç kısmına Essie Carnival'ı sürdüm.
1-2 dk sonra üzerine Alix Avien 110 sürüp kurumasını bekledim.
Son olarak da üzerine 2 kat parlatıcı geçtim.





Ben çok sevdim siz de beğendiniz mi?

4 Kasım 2010 Perşembe

Ekim "şanslı ay"..

Ekim ayı bana şanslı geldi bu yıl!
Doğumgünü hediyeleri ile başladı ardından Clinique'in bu hediyesi ile devam etti, Reebok'un Fitness Dvd'si ile son bulduğunu düşünürken Hamarat Diva'dan 3 güzel armağan daha getirdi bana..
Happy ♥ ♥ ♥



Reebok Türkiye'den gelen 2. hediye bu Jukari Fit To Flex dvd'si..
Bu ara sabah yürüyüşlerine ağırlık verdiğim için daha deneme şansım olmadı ama oldukça eğlenceli bir gym dvd'sine benziyor.
Teşekkürler Reebok Türkiye..



Hamarat Diva'nın Twitter ve Facebook sayfalarını izlemeye alırsanız siz de böyle güzel hediyeler kazanma şansını yakalarsınız.
Benden söylemesi...



Benim scrapbook setim olmamıştı hiç!
Evde Alper ile bir kaç amatör kart denemesi yapmıştık ama bu "yaz" temalı profesyonel bir set.
Hafta sonu yaparız muhtemelen...



Bu da yine Hamarat Atölye'de Alper için yapılan çok "cici" bir doğumgünü süsü..
Siz de bu tarz veya daha farklı parti süsleri sipariş edebilirsiniz atölyeye..
Haziran ayı gelsin de biz de kullanalım değil mi?


Hamarat Diva'nın yazar grubundan Selin Kayalar tasarımı çok şık bu anahtar kolyeye ba - yıl - dım resmen!
Şahane bir şey!
Kullanmaya başladım bile ben..
Eğer siz de Selin Kayalar'ın Petites Pierres tasarımlarına bakmak isterseniz buraya tıklayın.

Teşekkürler Enhar Koç..

1 Kasım 2010 Pazartesi

Ev Keyfi..

Malum saatler Pazar günü 1 saat geriye alındı ve geceler artık epey uzunnn...
Alper akşam 20:00'de uyuduğu için biz akşam yemeğini erkenden yiyoruz ve sonra da acıkıyoruz :p
Bu durumda da uzun kış gecelerinin en favori atıştırmalığı 1 kase yağsız mısır ve zero cola oluyor...
Tencerenin temizliğini düşünmeyip dibini azıcık da yakıyorum ben :)
Miss gibi kokuyor heryer!!



İyi uykular ♥

Favori gri ojem..

Bu ara favori gri ojem Sevil Parfümerinin ürünü olan Sevilla 143.
Mat bir oje ve sürümü de oldukça kolay.
2 katta çok iyi bir kapatıcılık sağlıyor.
Ben üzerine içindeki minik simleri olan Essie Carnival'ı sürdüm.
Nasıl olmuş?



Sevilla 143 - 7 ml 6.90 TL, Essie Carnival 12 ml indirimde 15 TL'ye almıştım. (Essie Türkiye)



Sevilla 143'ün tek başına duruşu...

Vichy Aqualia Thermal Paraben Free Light...

Vich'nin nemlendiricilerini uzun zamandır severek kullanıyorum.
Arada farklı markalarda deniyorum ama Vichy'den vazgeçemiyorum!
Reklamlarda Vichy nemlendiricilerin indirime girdiğini görünce hemen en yakındaki satış noktasına gittim ve su bazlı nemlendiricimi {Vichy Aqualia Thermal Paraben Free Light} aldım.



Aynı ürünün 50 ml fiyatının 52 TL civarında olduğunu düşünürsek 40 ml'i 27 TL'ye almak oldukça karlı.

Tavsiye ederim..