31 Ocak 2011 Pazartesi

Sevilla 140 + Pastel 75 + Chanel 505 Particuliere

Chanel'in 505 no'lu Particuliere rengi rüzgar gibi esince yerli markalarda benzerini yapmışlar.
Açıkçası ben tesadüf eseri aldım bu iki rengi de ve çok sevdim..
Çamur rengi diye tabir edilen bir renk bu..
Ne kahve ne gri ikisi arasında çok hoş bir renk..
Eşimin parmağımda gördüğü anda tepkisi "ne güzel bir renk bu böyle" oldu..
Ben bile şaşırdım :)
Sevilla mı Pastel mi derseniz sanırım tercihim kalıcılık açısından Sevilla'dan yana olur..



Sevilla 140



Pastel 75



Chanel 505 Particuliere

İkea fener + mumluk..

Evdeki huzur = mutluluk budur!!


En son İkea çıkarmasından Tv üniteme kondu bu iki güzellik ♥ ♥


Daha önce siyahını almıştım bu sefer ise krem rengine düştü gönlüm..
İçine kahverengi iri tealight mum ve yine İkea'dan aldığım doğal taşları yerleştirdim.
Nasıl olmuş?

28 Ocak 2011 Cuma

Karne Günü...

Nasıl heyecanlı bir gün...
İnsan "sonucu" bilse bile yine de merak ediyor gelecek karneyi...
Olur da derslerinden biri 5 yerine 4 gelse biliyorum nasıl da hayal kırıklığı yaşayacak o çocuk kalbi!
Nasıl üzülecek...
Neyse ki bir sürprizle karşılaşmadık...



"Sevgili oğlum; seni hep böyle başarılı görmek istiyorum."... diye yazmış 5' lerle süslü karnesine öğretmeni...

Teşekkürler Alper...

Limango'dan fotoğraf albümü..

Bu fotoğraf albümünü görür görmez "benim" olmalı dedim!
Ne kadar romantik değil mi?
Fiyatı da çok uygundu..
Siz de almak isterseniz hemen Limango'ya koşun..



Limango üyeliğiniz yoksa annelerlehayatadair@gmail.com adresini referans olarak gösterebilirsiniz.

27 Ocak 2011 Perşembe

Keçelerin Kraliçesi "Nazo"..

Nazo'dan alışveriş yapmak gibisi var mı?
Sen hayal et, o hayata geçirsin!
Hatta bazen hayallerin ötesine geçsin, aklını okusun, seni anlatsın!
Bu broş da öyle oldu...



En sevdiğim renkler...
Kahve ve Flame!
Daha ne olsun...
Seni başka ne anlatabilirdi ki dediğinizi duyar gibiyim :p



Bu da Nazo ablasından Alper'e karne hediyesi..
Bayıldı tabi kuzu..
Hayallerimizi gerçeğe dönüştürdüğün için teşekkürler Nazo'cum...

Nazo'nun kişisel blogu; nazoyla.blogspot.com
Crafts by Nazo'nun "cici" ürünlerinin olduğu blogu; Crafts By Nazo Blog
Crafts by Nazo'nun Facebook hesabı; Crafts By Nazo Facebook
Crafts By Nazo'nun satış yaptığı pasajı; Crafts By Nazo Pasaj

Magic Leverag Saç Bigudisi

Bloglar arasında gezintiye çıkmışken SS Design'da rastladım Magic Leverag Saç Bigudisine...
Saça maşa etkisi verdiğini okuyunca alıp denemek istedim.
Ben saçlarım için Remington'un saç düzleştiricisini ve elektrikli bigudisini kullanıyorum genelde..
Evde de işimi görüyor bu ikisi..
Maşa genelde benim saçlarımda pek etki göstermiyor, akıp gidiyor o yüzden edinmemiştim şimdiye kadar ama Magic Leverag'a bir şans vermek istedim.
Online olarak aldım yine tabi :)
Youtube'da videoları var almayı düşünenler oradan inceleyebilirler.



Ambalajı bu şekilde..
İçerisinde 9 adet büyük ve 9 adet küçük bigudi var..
Yalnız alacak olanları uyarmak istiyorum uzun ve gür saçlılar için yetersiz olabilir 1 paket..
Ve köpük tarzı saç şekillendirici kullanmak şart!!



Ürünün kullanımı son derece pratik..
İçinden şişe benzer 2 parça bir çubuk çıkıyor ve o çubuğu bigudiyi geçiriyorsunuz.
Sonra saçınızı çubuğun ucundaki çentik yardımıyla bigudinin arasından çıkarıyorsunuz.
İlk kullanışta biraz karışık gibi geliyor ama sonra alışıyor insan..



Bu benim ilk denemem o yüzden çok başarılı olmayabilirim ama yaklaşık 1 saat beklettikten sonra maşa efekti verdi bu ürün saçlarıma..
Fiyatı uygun olduğu için alıp denenebilir bence..



Not; Magic Leverag Saç Bigudisini 13.95 TL'ye buradan aldım.
1 gün sonra da ulaştı elime..

26 Ocak 2011 Çarşamba

Yılbaşı sofraları şenlensin..

Tantitoni'den %51 indirim ve 40 TL üzeri alışverişlerde kargo bedava diye bir mail geldi..
Daha önce de alışveriş yaptığım için bir göz atayım dedim ve 2012'de soframı şenlendirmek için bu güzel servis tabaklarını aldım..
Porselenine falan bayıldımmmm ♥
Almak isteyenlere tavsiye ederim..

Plastik 2'li tepsi ise geçen yıl yaptığım Tantitoni alışverişinden o_O
Seneye takımı tamamlarım heralde :p

Bu cicileri kullanmak için sabırsızlanıyorummm.
Eğer bende almak istiyorum diyorsanız indirim hala devam ediyor.
O zaman sizi buraya alayım :)

Yarıyıl Tatili..

2010 – 2011 eğitim, öğretim yılını yarılıyoruz bu Cuma…
Evde bir yanda karne telaşı var diğer yanda ise 15 günlük sömestr tatilinde neler yapılacak o konuşuluyor.
Oğlum odasına mantar pano aldırdı gidilecek yerleri, yapılacak işleri de oraya yazacakmış!
Yandık anlayacağınız…
Dünden beri ardı ardına sorular geliyor küçük beyden…
İstediğim saat’te uyuyabilir miyim?
Müzeleri gezmeye gidecek miyiz?
Hayvanat bahçesine de gitmedik ne zamandır di mi anne?
Psp ile ne kadar oynayabilirim?
Sinemaya da gidelim ama!
Peki Anıtkabir’i görmeye ne zaman gideceğiz?
Tatilde kar yağar mı sizce?
Çocuk haklı!
Şöyle planlı bir anne olamadım ki ben!
Sabah şu saatte kalkılacak önce piyano dersine oradan da yüzmeye gidilecek. Ertesi gün basketbol kursu var. Haftada 2 gün matematik, 1 gün ise İngilizce öğrenmek için etüt’e gideceksin demedim ki bugüne dek!
Geçen yıl basketbol kursuna gidebilir miyim dedi “tamam” dedik.
2 ay sonra basketbol kursunu bırakabilir miyim dedi ona da “tamam” dedik.
Zorlasaydık, hırslandırsaydık belki de devam edecekti çocuk.
Ya da basketbol olmadı futbol okuluna yazdıralım da demedik.
Keman çalmayı dene, buz patenine gidelim diye ısrar da etmedik!

Vahh ki, benim oğluma vahhhh!
Zavallı çocuk Hayat Bilgisinden 83’den 4 aldı diye salya – sümük ağladı geçen gün!
Sınıftaki arkadaşları 2. yazılılardan düşük not aldığı için özel ders almaya başlamış biz hala karı koca evde ders anlatmaya çalışıyoruz.
Oysa ver parayı gönder, kurtul…
Bende mi bir sorun vara acaba?

Yüreğinde karne heyecanı duyan tim miniklerin gözlerinden öperim.
İlköğretim 2. sınıf velisi
Alev…

23 Ocak 2011 Pazar

Pazar günlerini seviyorum!

Miskin geçen pazarları da seviyorum aslında ama kalabalığa karışınca daha eğlenceli geçiyor sanki gün!
Tıklım tıklım dolu otoparklarda park yeri bulmak pek zevkli geliyor belki de bana!!
Bir fincan kahve içebilmek için çekilir mi bu eziyet diye düşünenler olabilir ama olsun :D
Hem sadece kahve içmedik ki öncesinde 10 D filme girip maceraya doyduk..
Eee tebdil-i mekanda ferahlık vardır değil mi?



Öpücük...


Benim pastam profiterollü olsunnnn! Num, num, num...



Onu mu yesem bunu mu yesem derken...
Kahvelerimiz nerdeee kaldı yaaa :S



Beyaz çikolatalı Bella'da karar kıldım ben! :D



Alışveriş merkezine gidip sadece tatlı yenir mi?
Pastel'in yeni sezon koleksiyonundan 74 - 69 ve 75 numarayı ekledim koleksiyona..

İyi Haftalar ♥

22 Ocak 2011 Cumartesi

Eyyvah Eyvah 2

Maaile gittik bu filme..
İlkine de bayılmıştık zaten..
Bu defa biraz geç kaldık ama olsun!
Çookkkkça gülmek için, mutlaka gidin...



20 Ocak 2011 Perşembe

Hafta içi her sabah "Medium"..

Alper bu yıl sabahçı olduğu için pek bir rutine bağlandı bizim sabahlar..
Uyan, kahvaltı hazırla, Alper'i okula yolla, bazen koca ile bir fincan kahve iç, bazen 1 saatçik daha kestir, bazen evi toparla falan filan derken programa bir de "Medium" eklendi.
O mu ne?
Dizimax More'da yayınlanan çok güzel bir dizi..
Ayrıntılar Digitürk'un web sitesinde var merak edenler oraya bakabilir.
2. sezon bitti 3. sezona başladık bu sabah..
07:45'de başlıyor 08:25'de bitiyor ve ben ardından düşüyorum yollara!
{Tekrarı hafta içi; öğlen 12:45, akşam 18:45, gece 22:45'de. Cumartesi - Pazar'da 1-2 bölüm üst üste oynuyor ama saatlerinden emin değilim!}
Sırf bu yüzden işe bile geç kalıyorum bazen :D
Bir de diziyi izlerken pek komiğim!
Bir sabah elimde kahvem keyif yapıyorum ertesi gün bantta yürüyorum sonraki gün saç düzleştiricisiyle 'aynaya falan bakmadan' fön çekiyorum :)



Patricia Arquette dizide pisişik güçleri olan evli, 3 çocuk annesi Allison Dubois adında bir kadını canlandırıyor. Allison güçlerini keşfettikten sonra tanrının armağanı olan altıncı hislerini insanların yararına kullanmaya karar veriyor ve savcılıkda çalışmaya başlıyor. Kocası Joe'da çok sevimli bir adam. Anlayışlı, eşine yardımcı, ailesine bağlı ve çok güzel gülümsüyor. Aynı zamanda da çok iyi bir matematikçi. Birbinden güzel 3 sevimli kızları var ve kızlarda genetik olarak annelerinin bazı özelliklerini taşıyor. Aile, evlilik, çocuk, gizem, korku, gerilim ne ararsan var bu dizide anlayacağınız.



Allison Dubois adında gerçek bir medyumun hayatınndan yola çıkılarak ekrana aktarılan bu diziyi izleyen, benim gibi seven varsa bir ses etsin de azıcık dedikodu yapalım :D

19 Ocak 2011 Çarşamba

Tuhaflıklar!

Biz pek takıntılı bir milletiz!
Tuhaf huylarımız, takıntılarımız, batıl inançlarımız var.
Ben aklıma gelenleri, çevremde gözlemlediklerimi yazdım.
Özellikle bazıları bu kadarı da olmaz dedirtiyor insana ama, ama işte…


Baş sağlığına gelen kişilerin ayakkabıları ters çevrilmezmiş!

Yatarken çorapları baş tarafa koymak iyi değilmiş, maazallah insan çabuk ölürmüş!

Mezarlığı parmağı ile işaret etmek iyi değilmiş! {Babaannem çok kızardı bak buna!}

Bir evin başında baykuş öterse, o evde biri ölür ya da bir felaket olurmuş!

Bir kişinin önüne tavşan çıkması uğursuzlukmuş, mümkünse gidilen yoldan geri dönülürmüş!

Diş düşürülünce o diş kimsenin göremeyeceği bir yere saklanır ya da gömülürmüş! {8 yaşına geldi ama ben hala Alper’in dökülen dişlerini minik bir kavanozda saklıyorum!}

Elleri diz üzerinde kavuşturmak, parmakları birbirine geçirip el bağlamak iyi değilmiş, insanın kısmeti kapanırmış! {Bak bunu denedim ben. Vallaha da gerçek değil!}

Ayna kırılması uğursuzluk getirirmiş!

Çocuğun üzerinden atlanırsa boyu kısa kalırmış! {Neden acaba o_O}

Dört yapraklı yoncayı bulanın talihi açılırmış! {Ben buldum ve hala saklıyorum ama ıııhhhhh}

Loğusa kadının hava karardıktan sonra dışarıya çıkması iyi değilmiş! Hamile kadın aş erdiği sırada neye bakarsa doğacak çocuk ona benzermiş! Hamileyken ekşi yiyenin kızı, tatlı yiyenin oğlu olurmuş! Yeni doğum yapmış kadının mezarı 40 gün açık kalırmış! {Hamileyken ve doğumdan sonra bu sözleri birkaç defa duymuştum.Pek uyduğumu söyleyemem.}

Merdiven altından geçmek uğursuzluk getirirmiş! {Bu hep söylenir bak}

Evde kırılan tabak, bardak gibi şeyler nazarı dağıtıp, gelecek belanın önüne geçermiş! {Demek ki o yüzden en ufak bir çizik dahi olsa kırıyorum ben her şeyi! İçgüdülerim sağ olsun.}

Kara kedi görmek uğursuzluk sayılırmış! {Ne suçu var kedilerin yaaaa}

Bir kişinin üzerinde dikiş dikilirse o kişinin kısmeti bağlanırmış! {Rahmetli anneannem hayatta üzerimde düğme falan dikmezdi. Canım benimmmmm}

Yarım çay içen kadın dul kalırmış! {Eyvahhhh! Çayı pek sevmem ve genelde bitiremem, yarım kalır benim hep!}

Kapı eşiğinde oturan insan bekâr kalırmış!

Gelinin ayakkabısının altına bekâr kızların isimleri yazılır, silinen hemen evlenirmiş! {Bunu deneme fırsatım olmadı çünkü 20 yaşında evlendim!}

13 sayısı uğursuzluk belirtisiymiş! {13’ün uğursuzluğunu hep duymuşumdur ama tecrübe etmedim henüz!}

Gelin çiçeğini yakalayan çok çabuk evlenirmiş! {Hollywood filmlerinde hep olur bu! Demek doğru!}

Evde çocuk emeklerse veya küçük çocuk apış arasından bakarsa eve misafir gelirmiş. {Daha geçen gün yeğenime emekleme bak misafir getireceksin mi demiştim ben!}

Akşamları tırnak kesmek hayra yorulmazmış. {Bunu da işittim ama uygulama gereği duymadım!}

Elden ele makas, bıçak almak kavgaya sebep olurmuş. {Bizim ofiste çok dikkat edilir böyle şeylere. Cısss}

Vaktinden önce horoz ötmesi uğursuzluk getirirmiş! {üüürrrrrrüüü}

Hıçkırık tutunca biri sizi anıyor demekmiş. {Bu halk arasında çok görülen bir davranış. Bir de kimin andığını bulursan geçer hemen diye biliyorum ben!}

İki bayram arası düğün yapılmazmış. {Niye acaba. Masraflar çok diye olabilir mi? o_O}

Kuş pisliği başa düşerse kısmet demekmiş. {Bak bu da başıma geldi benim ama kesinlikle talih kuşu değildi!!}

Leyleği havada görmek bolca seyahate işaretmiş. {Bak bana bu da olmadı mesela! Boşuna gördüm leyleği.}

Rüyada ölü görmek diri getirirmiş.

Tahtaya üç kez vurmak kötülükleri kovarmış. {Tak, tak, tak}

Yola çıkanın arkasından su dökülürmüş. {Yerli filmlerde hep vardır bu sahne}

Yatağa çorapla girmek iyi değildir. {Benim papiler kışın üşür ve genelde çorapla yatarım. Cık, cık, cık}


Benim bildiklerim bu kadar!
Hadi sıra sizde…

17 Ocak 2011 Pazartesi

Miskin!

Miskin!
Yorgun!
Kafası karışık!
Aklı bulanık!
Ama bu halini de seviyor ♥



Not; Fotoğraf geçen yazdan kalma ama sanki dün gibi..

14 Ocak 2011 Cuma

Tavsiye; Roc makyaj temizleme sütü

Roc'un 3'ü bir arada yüz ve göz temizleyicisini yıllardır bıkmadan kullanıyorum.
Arada yeni ürünler denediğim de oluyor ama dönüp dolaşıp yine Roc alıyorum.
Aslında benim favorim buydu ama Strawberry'de bu ürünün indirime girdiğini görünce alıp denemek istedim.
Türkiye'de 30 - 35 Liraya satılan bir ürün hem de 200 ml onküsür liraya geldi bana düşünün aradaki farkı..
Hemen yedekledim tabi :)
Bitirirsiniz falan :p


{ Roc Normal ve Karma Ciltler İçin Makyaj Temizleme Sütü - RoC Demaquillage Actif Cleansing Milk 200 ml}

Benim gözümde bazı ürünlerde yanma falan olur ama Roc'un ürünlerinde bu sorunu hiç yaşamadım.
Çok da güzel temizliyor günlük makyajı..
Tavsiye ederim..

13 Ocak 2011 Perşembe

Markafoni'den "Zeynep Erdoğan" tasarımı t-shirt kazandım..

Markafoni'den sık sık alışveriş yapıyorum ama bu defa hediye kazandım.
Hem de Markafoni Blog'dan Zeynep Erdoğan tasarımı bir t-shirt..

Ürün bu sabah elime geçti ve çok beğendim.


Çok teşekkür ederim Markafoni...

12 Ocak 2011 Çarşamba

Günaydın

Gözlerimi açtığımda daha aydınlanmamıştı gün…
Ama uyanmak zorundaydım.
Hadi bir beş dakika daha diyerek yeniden uykuya dalsam daha zor olacaktı, bunun da farkındaydım.
Mecburen kalktım…
Önce sütü koydum cezveye, sonra yüzümü yıkadım.
Bir dilim ekmek kızartıp üzerine bal sürdüm ve uyandırdım meleği…
Gerindi bir güzel…
Sıcacık yatağından çıkmak onun için de zordu!
Gülümsedi, günaydın dedi sonra…



Dün sabahtan beri duyduğum en güzel “günaydın” buydu…
Şükrettim o an, tüm kalbimle yaradana…
Anne olmak ne güzel!!

10 Ocak 2011 Pazartesi

Snood...

Hava pek bir güzel bu sabah..
Kışın tam ortasındayız ama eski kara kışlardan eser yok artık..
En azından buralarda..



Ama bu güzel havalar benim snood örmeme engel olamadı..
Twitterda ChunliBeauty'nin yaptığı snood'u görünce hemen 1 çile yün alıp başladım örmeye..
5.5 numara şişle, 80 ilmek başlayıp ipim bitene kadar 3 sıra ters 3 sıra düz ördüm..
Sonra da kenarlarından diktim..



Sıccacıkkkk oldu boğazım derken My Koo el koydu

8 Ocak 2011 Cumartesi

Sabah kahvaltısı...

Bazı sabahlar nasıl da zor gelir uyanmak!
Sıcacık yatağından çıkıp, işe gitmek!


Ama bazen de şükredersin "o" güne..
İki poğaçanın arasına konan karper ve 3-5 zeytin ne kadar da romantik gelir...
Hele bu tepsi ile yatağına geliyorsa...
Dün sabah olduğu gibi...

5 Ocak 2011 Çarşamba

Online Alışveriş..

Alışverişten keyif almayan kadın var mıdır bilmiyorum ama ben acayip mutlu oluyorum para harcarken!
Zaten bu mereti harcamak için kazanmıyor muyuz?
Belki sadece istiflemek için kullananlarda var ama ben kesinlikle o gruba dâhil değilim!
Gerçi son bir kaç yıldır ben de değiştim.
Artık mağaza mağaza dolaşıp indirim ve kampanya peşinde koşmaya paydos ettim!
Şimdi devir “online alışveriş” devri…
Ben de bu çılgınlığa kapıldım tabi!
Hem aynı ürünü çok daha uygun fiyata ve kapıda teslim almanın keyfi de bir başka!
Tabi arada beğenmediklerim de oluyor veya beden, renk vs. tutmuyor ama iade koşulları o kadar esnek ki hooppp geri kargoluyorum ve ödediğim para hesabıma aktarılıyor.
Eee daha ne olsun?
Özellikle kozmetik alışverişinde interneti kullanmak çok karlı!
Mesela köşedeki parfümeride 200 TL olan bir ürünü neredeyse yarı fiyatına alabiliyorsunuz internetten.
Bunun neresi kötü?




Ben makyaj malzemelerimi, kremlerimi, temizleyicilerimi, parfümlerimi genelde www.tr.strawberrynet.com ’dan alıyorum.
Kitaplarımı www.idefix.com ve www.dr.com.tr gibi sitelerden toplu almayı tercih ediyorum.
Markafoni, Limango, Trendyol gibi özel alışveriş sitelerini de mutlaka takip ediyorum.
Alışveriş yapacaksam Gitti Gidiyor ve Hepsi Burada gibi sitelerden mutlaka fiyat araştırması yapıyorum.
Mesela yaşadığınız şehirde Mango,Ykm, Boyner vb. mağazalar olmayabilir ama internet üzerinden oradan da alışveriş edebilirsiniz.
Hatta yurt dışından da bu sayede rahatlıkla alışveriş yapabilirsiniz. Yurt dışına para aktarmak için www.paypal.com.tr tarzı siteleri kullanmak daha güvenli.
Kimileri kredi kartlarını vermeye çekindiği için online alışverişten uzak duruyor ama çok büyük bir kayıp bu bence!
Bankanıza danışıp kredi kartınıza bağlı sanal kart çıkararak bu sorunu da halledebilirsiniz.

Peki sizin ucuz kaçış noktalarınız neresi?
İnternetten alışveriş yapıyor musunuz?
Önerebileceğiniz siteler var mı?
Hadi paylaşın…

3 Ocak 2011 Pazartesi

Yılbaşı Hediyeleri..

Hediye seçmesi en kolay çocuklardan biridir aslında benim oğlum!
Ne versen sevinir, beğenir, teşekkür eder..
2011'e girerken ona çok güzel bir hediye almak istedik..
Hem şaşırtacak, hem mutlu edecek hem de işine yarayacak ne olabilir diye düşünürken aklımızdan bir sürü şey geçti..
Netbook, PSP 3, Mp4 çalar...vs derken Sony'nin yeni çıkardığı Psp Go'da karar kıldım ben..
İçinde 10 adet yüklü oyun olması cezbetti en çok beni..
Hem film izleyebilecek, hem müzik dinleyecek hem de oyun oynayacak daha ne olsun değil mi?
Yalnız Alper'e bu hediyeyi verirken hem yeni yıl hem de ön karne hediyesi demeyi de ihmal etmedim!
Malum devir ekonomi devri :DD



Psp Go'yu stoklarda kalmaz falan diye Yılbaşından 10 gün önce almıştım ve köşe bucak sakladım evde..
Arada ne hediye aldın baskıları oldu ama Alper böyle bir hediye beklemediği için çok şaşırdı..

Ürün Türkiye'ye yeni gelmiş ve orjinal kılıfı üretilmemişti..
Eski seri psp'lere göre oldukça ufak olduğu için de kılıf bulmakta zorlandım ama Harici Disk'ler için üretilen bu mavi kılıf tam oldu bizim yaramaza..

Bu da benimmmm hediyemmm...
2011'de bolca yürüyüş yapmam gerekecek sanırım :)

My Koo'ya romantik bir hediye alayım istedim ama olmadı bir türlü :))
Kocasına yılbaşı hediyesi elektrikli testere alan kaç kişi var ki hem!!
Sürüden ayrılmam şarttı :))

1 Ocak 2011 Cumartesi

Yılbaşı Gecesi...

Yılbaşı gecesi dışarı çıkmak gibi adetlerimiz yok bizim..
Genelde evde, ailece kutlarız..
Bu yıl da geleneği bozmadık ve eşimin kızkardeşinin evinde girdik 2011'e..
Özgül, Orhan, Işıl üçlüsü sağolsun çok güzel süslemiş evi..
Masada da yok yoktu valla :D
Çok güzel ağırlandık hatta gece yatıya bile kaldıkkkk..


Bu da kim yaaaa? :D


Num, num, num..


Cupcake'leri ben süsledim :)
Günün ojesi Avon Golden Wine tabi ki..


Alper Psp Go'nun şarj olmasını bekliyorrrr..
Annesi - Babası hediyeyi almış ama şarj etmeyi akıl edememiş :D


Ne güzel gülmüşsün be Alperrrr..


Alper ve Işıl pek bir şekerrrrrr..
Çok da eğlendilerrrr dün gece..
Alper bir ara karoke partisinde mikrafonu kapmış "Alev" hadi sahne seni bekliyor diye bağırıyordu..


Balonlar gece yarısı teker teker patlatıldı tabi..


Finalde sucuk - ekmek partisi..
Ekmekleri özel olarak fırına sipariş verdi My Kooo..
Hakkını yemeyeyim şimdi..
Orhan'da mangal başındaydı..
Biz kızlar da afiyetle yedik..
Alper oniki'yi zor etti, sonra da sızıp kaldı tabi..


Mangal için terasa çıktık veee epey üşüdük ama sucuk - ekmek çokk lezzetliydi..
Pişman değilizzzz..


Yedik, içtik, güldük,tombala oynadık, karaoke yaptık..
Dolu dolu bir akşam geçirdik..
Umarım 2011'de aynı keyifle geçer...