29 Nisan 2013 Pazartesi

Piknik..

Evdeki işler biraz yoluna girince dün soluğu Maşukiye'de aldık.
Günün özeti keyifti.
Izgarada pişen tavuklar, köfteler, közde patlıcanlar, biberler, bol yeşil, bol oksijen...
Ohhhh, missss!



Yeşile doyulur mu?



Lezzetli bir yemeğin ardından olmazsa olmazımız Türk Kahvesi 
Bu defa mangalda pişti...



Mevsimle birlikte renklendik yine!
Arm party modası bu yaz da devam ediyor.

25 Nisan 2013 Perşembe

Günün kahvesi!

Bol köpüklü...



Crood’lar

Dün akşam Tom Cruise'un son filmi Oblivion'u izlemeyi düşlerken Alper'in ısrarı ile kendimizi Crood'lar da bulduk.
Yaşadıkları mağara depremde yıkıldıktan sonra, yuvaları olan kanyondan taşınmak zorunda kalan Crood ailesinin maceraları anlatılıyor bu animasyonda.
Madagascar'ın yaratıcıları olunca insan daha eğlenceli bir film bekliyor açıkçası.
Bizim için hayal kırıklığı oldu Crood'lar...

 

24 Nisan 2013 Çarşamba

Gelinlerin En Büyük Silahı: Gelin Saçı & Makyajı

Her kadının en büyük silahı saç ve makyajdır! Bulunduğu yer, zaman, kişiler ne kadar özelse; saçını da makyajını da o kadar özenli yapar bir kadın. İşte bu yüzden gelin saçı ve makyajı (http://dugun.com/gelin-saci-ve-makyaji?utm_source=bumad) her gelin adayının kafasını günlerce meşgul eden en önemli detaylardan biridir. İşte, düğünüzde gelinliğiniz kadar saç ve makyajınız ile de damadı ve davetlileri büyülemenin 7 yolu!



1- Gelin saçınızı gelinliğinizi tamamlayacak şekilde seçin. Deniz kızı bir gelinlik giyecekseniz açık ve dalgalı saçları tercih edin. İhtişamlı gelinlikler için gösterişli topuzlar, vintage gelinlikler için ise örgülü modeller ve yandan gevşek topuzlar uygun olacaktır.

2- Nasıl bir gelin saçı ve aksesuar istediğinize karar verin. Gelin saçınız için nasıl bir aksesuar tercih edeceksiniz, duvak mı, taç mı, şapka mı yoksa canlı çiçekler mi? Dugun.com’da gelin saçı ve makyajı ile ilgili her şeyi bir arada bulabilirsiniz. Önce gelin saçı ve makyajı galerilerini (http://dugun.com/gelin-saci-ve-makyaji/butun-modeller/27?utm_source=bumad) gezerek ilham alın. Sonra beğendiğiniz modelleri kuaförünüze götürerek denemelere başlayın!

3- Düğün günü saçınızı kimin yapacağı çok önemlidir! Şehrinizdeki tüm kuaförleri tek tek gezmeniz olanaklı değil belki ama Dugun.com düğün hazırlıklarınızla ilgili her konuda olduğunu gibi bu konuda da yanınızda... Online olarak tüm gelin saçı ve makyajı firmalarını (http://dugun.com/gelin-saci-ve-makyaji/istanbul?utm_source=bumad) inceleyebilir, iletişime geçebilir, içinize sineni seçebilirsiniz!



4- Saç seçiminde olduğu gibi, doğru makyaj seçiminde de gelinliğiniz en önemli rolü oynayacaktır. Seçiminiz gösterişli bir gelinlik giymekten yanaysa, o zaman dikkati dudaklarınıza çekmek için çarpıcı bir ruj kullanın. Tercihiniz sade bir gelinlik olacaksa ifadenizi belirginleştirecek bir göz makyajı yapın. Fondöten ve dudaklarınız için doğal tonları tercih edin.

5- En son makyaj trendlerini takip etmeyi ihmal etmeyin! Uzmanlar 2013 bahar ve yaz sezonunda kırmızı ve bordo rujların, belirgin gözlerin ve net allıkların ön planda olduğunu söylüyor.

6- Kesinlikle akmayan göz kalemi & rimellerini tercih edin, makyaj sabitleyici kullanmaktan kaçınmayın.

7- Yanınızda acil durumlar için makyaj eşyası bulundurun ve hünerli arkadaşınızdan gece ihtiyacınız olduğunda size yardım etmesini rica edin.

Damadın ve davetlilerinizin aklına kazınacak kadar unutulmaz, geri dönüp düğün fotoğraflarınıza baktığınızda kendinzden etkilenecek kadar güzel olmak için yapmanız gerekenler sadece bu kadar!

Unutmadan, Dugun.com’da gelinlik mağazalarından düğün mekanlarına ihtiyacınız olan tüm firmalar, uzmanlar tarafından yazılmış yazılar ve sizlere ilham kaynağı olacak galeriler de var!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

23 Nisan 2013 Salı

Yeni renkli çantalarım ♥

Mudo'nun online alışverişinden daha önce bir kaç aksesuar almıştım ama sürekli alışveriş yaptığım bir site değil.
Evime çok yakın bir Mudo olunca görerek seçmek daha pratik geliyor bana.
Geçen eşimle klasik bir Mudo turuna çıktığımızda bu mavi çantayı beğenmiş keşke kırmızısı olsa diye aklımdan geçirmiştim.
Sonra ise mavi rengin daha kullanışlı olduğunu düşünüp -neon sarısı da mevcut- indirime girince bir bakmak lazım diye evrene ufak bir mesaj göndermiştim. 
Bazı mesajların cevabı çok çabuk gelebiliyor! 
Bana öyle oldu en azından...

 

Dün www.mudo.com.tr'den indirim maili gelince bir şansımı denemek istedim.
Mavi çanta 119 TL'ydi. Sepete attım ve ücretsiz kargonun yanı sıra 25 TL'lik bir indirim uygulandı.
Başka neler var diye sitede gezinirken sepetinizi 200 TL'ye tamamlayın 50 TL indirim kazanın diye bir mesaj belirdi ekranda.
Benim indirim ve ücretsiz kargo kelimelerine zaafım olduğu için 109 TL'lik neon turuncu satchel çantayı da ekledim sepete.
Oldu mu sana 75 TL'lik şahane bir indirim!
Durun daha burada bitmedi!!  



Ödeme sayfasına ilerleyince nakit ödemelerde %12'lik bir indirim daha uyguladılar.
Bana bu iki çanta neredeyse tek çanta fiyatına gelmiş oldu anlayacağınız.
Sizlere de Mudo'nun online alışverişini şiddetle öneriyorum 

21 Nisan 2013 Pazar

Pazar dediğin...

Pazar dediğin bazen gezmek, yemek, içmektir sadece...
Herşeyi unutup...

20 Nisan 2013 Cumartesi

Evde bir bahar havası, tadilat, boya-badana vs...

Bahar gelince her kadın gibi bende de bir telaş başlıyor.
Ufak tefek değişiklikler yapayım derken, badana, minik tadilatlar, yeni aksesuarlar ve tabi ki kocaman bir dağınıklığın içinde buluyorum kendimi!
Bu sene de böyle oldu işte..
Karı-koca önce üst katın işlerini birlikte hallederiz sonra alt katı boyatırız dedik ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Boyacımız bu hafta müsaitim daha sonra isterseniz bir ay doluyum deyince kendimizi eşyaları toplarken, boya rengi seçerken bulduk.

Boya seçmekte sanıldığı kadar basit bir iş değil. Venedik sarısından, fıstık yeşiline, pamuk şekerinden leylak rengine, şampanyadan somona kadar bir çok renk denedik 12 yıl boyunca! 3 yıldır oturma alanları ve koridorlar kum beji, Alperin odası mint yeşili, yatak odası ise lilaydı. Bu sene nedense renklerden çok sıkıldım. Alper'in odası için Marshall ıslak kum, yatak odası da dahil diğer alanlar için ise deniz kabuğu rengini tercih ettim. Alper'in mobilyaları krem olduğu için duvarlar mobilyadan 1-2 ton koyu olsun istemiştim. Aklımdaki gibi oldu. Deniz kabuğu ise favori rengim artık! Çok güzel bir bej tonu. Kum bejinin 2-3 ton açığı. Aydınlık, ferah, temiz bir görünüm sağlıyor. Şiddetle öneririm. Biz duvarları mat sevdiğimiz ve silmesi kolay olduğu için ipeksi mat boyatıyoruz. Boya, badana yapacaklara ufak bir not olsun...

Bir haftadır sesimin çıkmaması bu yüzden anlayacağınız!
Evde her yer her yerde..
Yatak odasını komple boşalttık laminant olacak diye.
Alperin odasına serdik yatağımızı maaile yaşıyoruz orada :D



Bu jenga vari görüntü oturma odasındaki L kanepe ve pufun uyumunu anlatan sanatsal bir çalışma!! o_O
Evdeki en derli toplu alan burasıydı öyle söyleyeyim!
Dün gece evi yaşanabilecek kadar toparlayabildim ama Pazartesi yatak odasına laminant döşenmeden eski düzene kavuşmamız imkansız.
Daha storlar yıkanacak, detaylı temizlik yapılacak, halılar vs... çok iş var çok!

Bir de evde yıkanacak dünya kadar çamaşırı görüp gözü korkan Arçelik çamaşır makinem istifasını verdi!
Mağaza gezip araştırma yapacak fırsatım olmadığı için o işi kocaya devrettim ve LG'nin 8 kg'luk bir makinesi katıldı ailemize. Umarım gelen gideni aratmaz!

Size mutlu hafta sonları, bana kolay gelsin...

12 Nisan 2013 Cuma

Gece fotoğraf çekimi

Gece fotoğraf çekmek oldukça zor bir iş.
Dslr makine alınca deklanşöre bastığımda şahane kareler ortaya çıkacak sanmıştım.
Öyle kolay olmuyormuş.
Kursa gittikten sonra püf noktalarını öğrenmeye başladım.
Biraz daha kolay oldu her şey...
İlk denemelerden biri bu kare.
Zifiri karanlıkta çekmiştim.
Renklerde herhangi bir oynama yok.

Profesyonel bir çekim değil, daha çok çalışmak gerekiyor onun için ama yavaş yavaş deneye deneye öğreniyorum.



Merak edenler için exif  bilgilerini de paylaşıyorum.
Nikon D5100 18-55 VR kit lens ile çektim.
f/10, poz süresi 25 sn, nokta ölçüm, Iso 250, flaşsız, tripodda...

10 Nisan 2013 Çarşamba

Kırmızı Supergam..

Yaz aylarının olmazsa olmazı sneakerlar.
Converse'ten sonra benim favorim Superga oldu.
İndirimden 80 TL gibi bir rakama aldım geçen hafta.
Şimdi gözüm başka renklerinde!
Eşime ve Alper'e lacivert rengini sipariş ettim bile!
Çokkk rahatlar ama napıyim :p

9 Nisan 2013 Salı

Iphone 5 için tasarım kapak

Her yerde gördüğünüz sıradan grafiklerden farklı, yaratıcı tasarımlar arıyorsanız Kaft.co'ya bir göz atın!
Ben daha önce eşime ve kendime t-shirtlerinden almıştım.
Her gören nereden aldın diye sormuştu!
Bu defa iphone 5 için hem benim hem de oğlumun adının isminin baş harfi olan "a" kapak sipariş ettim.
Ertesi gün elime geçti.
Çok cici değil mi?





Kaft'da her ürünün bir hikayesi, bir mesajı var!
Benim "aneo" telefon kapağım ne diyor;

"Kapını kapat. Yazarken omzunun üstünden kimse bakmasın. Başkalarının senden ne duymak istediğini bulmaya çalışma, kendinin ne söylemek istediğini bulmaya çalış. İnsanlara verebileceğin tek şey budur."

Barbara Kingsolver

6 Nisan 2013 Cumartesi

DIY: Mutfak rafı, tel dolap, tabaklık vs...

Bloglar, Pinterest ve Instagram'da dolaşıyorsanız birbirinden renkli mutfaklara eminim onlarca kez rastlamışsınızdır.
O kadar güzel tabaklar, kupalar, kaseler, sütlükler, kahve takımları var ki hepsini almak istiyor insan!
İyi tamam bütçemiz elverdiği kadar alalım da nereye koyacağız bunları!
Ki bizim mutfağımız gayet büyük ama yine sığamayınca sığamıyor işte insan!
Hem o kadar güzel şeyi dolap içinde saklamak pek mantıklı değil diye düşünürken bu iki güzel fotoğrafa rastladım.



1. fotoğraftaki ürün İkea'nın tabak rafı. Kupalar için gayet uygun ama bana çok dar geldi. Arka kısmının boş olması da içime sinmedi. Sonra başka bir online alışveriş sitesinde 2. fotoğraftaki ürüne rastladım ve çok beğendim. Fiyatı biraz tuzluydu! Dörtyüzküsür liraydı yanlış hatırlamıyorsam. Eşime fotoğrafı gönderdim ve çok beğendim alayım mı diye sordum. O da -ben sana bunu yaparım diye cevap verince boş verdim.
Eşim akşama ölçüler nasıl olsun, bunun aynısını mı istiyorsun, çekmeceleri olsun mu diye ciddi ciddi sorunca açıkçası önce panikledim! Beceriklidir ama yapabilir mi acaba diye tereddüt ettim. Ama o kadar hevesliydi ki peki dedim ve model üzerinde istediklerimi anlattım. Çekmeceler gereksizdi benim için. Derinlik ve yüksekliklere karar verince beklemeye koyuldum.



1-2 gün sonra eve geldiğimde böyle bir manzarayla karşılaştım. Ayakkabılığa benzeyen bir şey olmuştu! Hayal kırıklığına uğradım.

Ama sonra eşim önce ham mdf'yi zımparaladı. Kenarlarını ovalleştirdi. 2 kat dolgu verniği sürüp her kattan sonra yeniden zımparalayıp selülozik mat boya ile boyadı. English Home'un yatak başlarındaki hasırları çok beğendiğimi söyleyince arkasını ahşap seperatör denen hasır malzemeyle kapladı. Ahşap seperatör rulo şeklinde satılıyormuş. Islatıp uyguluyorsunuz kuruduğunda bu sayede gergin oluyormuş. Son olarak başına ham taç takıp yeniden boyayınca ortaya çok güzel bir raf çıktı.



Anneannelerimizin evlerinde olan tel dolapların modern bir versiyonu oldu...



DIY yani Kendin yap projelere meraklıysanız kolayca sahip olabilirsiniz böyle bir rafa.
Marangozlardan ve mobilyacılardan bu tarz ürünleri çok rahat bulabilirsiniz.
Bizim rafın ölçüleri; Derinlik 25 cm, Genişlik 80 cm, Yükseklik 90 cm.

Bu rafın yerine monte edilmiş, boş halini görüyorsunuz şu an.
Birbirinden sevimli tabaklar, kupalar ve aksesuarlarla bu yazıya daha detaylı görseller ekledim.
Merak ediyorsanız buna da bakabilirsiniz.

5 Nisan 2013 Cuma

Basit bir ev kazası

Sezonun son oyununu izledim sanırım geçen Çarşamba...
Basit bir ev kazasının!! bir kadının yaşamında açtığı derin yaralar kahkahalar atmamıza sebep oldu..

Eğer kocanız 15 yıldır kapıdan aynı şekilde giriyor, hep aynı yere çantasını bırakıp klozet in kapağını 15 senedir açık bırakıyor ve fermuarını koridorda çekiyorsa, hele birde evliliğinizi “ Eh! artık zamanı geldi…"  diyerek yaptıysanız emin olun sizde ziyan olmuş kadınlar kulübüne üyesiniz! diyor Basit bir ev kazasında Songül izleyiciye...



Aslında Songül, hepimiz kadar cesur, ama hepimiz kadar ürkek. O en az bizim kadar gerçekçi iken, Merzifon saat kulesinin dibinde romantik bir buluşma hayal edecek kadar da ayakları yerden kesik. Doğal olarak aşksız bir hayatı yaşanmış saymayan Songül, savrulduğu Brezilya dizilerinden, bizi yazmaya çalıştığı romanın kıyılarında dolaştırıp, kara mizah bir kahkaha tufanına götürüyor.
Ve kahkahaların ardı arkası kesilmiyor.

Günay Karacaoğlu o kadar güzel avucuna alıyor, göz temasları kuruyor, pas atıyor ki izleyiciye zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.

Fırsatınız varsa mutlaka izleyin..

İLK HAYAT'IM

Bebeğinizle geçirdiğiniz her an çok önemlidir; özellikle de "ilk anları" hayat boyu unutulmaz. İlk bakışı, ilk adımları, ilk kelimesi bir ömre bedeldir. Peki, bebeğinizin ilk’lerinden oluşan bir video yapmak ister misiniz?

Hayat Su, Bebeğimle Hayat Facebook sayfasında bu özel anları unutulmaz kılmak ve sevdiklerinizle paylaşabilmeniz için İlk Hayatım video uygulaması hazırlamış.


Bebeğinizin fotoğraflarını uygulamaya yükleyerek çok sevimli bir video hazırlayabilirsiniz. Bebeğinizle hazırladığınız videoyu da sevdiklerinizle Facebook, Twitter ve E-posta yoluyla paylaşarak onun ilk anlarını ölümsüzleştirebilirsiniz.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

4 Nisan 2013 Perşembe

Kahve olmadan asla!

Bu blogun sevgili takipçileri benim kahve düşkünü olduğumu bilirler.
Günün kahvesinde Starbucks'ın kar tanesi kupası eşlik ediyor bana.
Kırmızı tealight'lar ve mum kasesi son ikea çıkarmamızdan...

2 Nisan 2013 Salı

Fotoğraflarla 3 gün 3 kg diyeti {Hollywood Diyeti}

Ahhhh biz kadınlar ve hiç bitmeyen zayıflama maceraları! Kendimi bildim bileli diyetle haşır neşirim! Kışın alıyorum, yazın veriyorum. Bir sezon zayıflıyorum diğer sezon yeniden kilo alıyorum blah blah blah! Hiç bitmez bu muhabbetler. Yeni diyet listeleri, yağ yakan gıdalar, o dönem popüler olan çaylar vs sürekli yeni bi şeyler deneriz. Benim bu ara favorim geçen ay uyguladığım, 3 günde 3 kg vermeyi vaat eden Hollywood Diyeti diğer adıyla  Amerikan Kalp Vakfı Diyeti oldu. Bu listeyi Twitter'da Seren Serengil paylaşmıştı. Ben de harfi harfine uyguladım ve 3 günde 2.600 gr verdim.Benim için gayet başarılıydı. Motivasyon açısından epey faydasını gördüm. Hatta önümüzdeki hafta yeniden yapmayı düşünüyorum. Bu 3 gün boyunca çok fazla açlık çekmedim ama 1 lokma!! dahi liste dışına çıkmamak için epey mücadele ettim. Bu tarz sıkı diyet programlarında evde olmak şart! Benim gibi çalışanlar öğle yemeklerini de önceden hazırlayıp ofise götürmeliler...

Diyet listesine geçmeden bu diyete başlamadan önce 6 hafta süren bir diyet uyguladığımı belirtmek isterim. İlk kez diyet yapanlar verecekleri kiloyu vücutlarındaki yağ yerine sudan kaybedebilirler. Bende böyle bir sorun olmadı. Verdiğim kilo direk yağdan gitti. Aklınızın bir kenarında olsun bu.

Neden Hollywood Diyeti?

Ünlüler, celebrityler kırmızı halı öncesi 2-3 kg'luk fazlalıklarını bu yöntemle veriyorlarmış. Adı o yüzden Hollywood Diyeti ama ben 3 gün 3 kg diyeti demeyi daha doğru buluyorum! Bu diyette sabah ve öğle öğünleri oldukça hafif. Akşam yemekleri daha çeşitli ve daha doyurucu...

Yeni diyet listelerini denerken en büyük sorun menüyü gözünüzde canlandırmaktır. Miktar yazsa bile acaba fazla mı yedim, az mı koydum diye kafamızı yorarız! Ben bu yüzden 3 gün boyunca yediğim tüm öğünlerin fotoğraflarını çektim. Instagram'da takip edenler görmüştür zaten. Yine de kafanıza bir şey takılırsa sormaktan çekinmeyin.

** Ben listedeki tüm ürünleri Migros'ta buldum. Nereden alacağım diye düşünenlere gelsin bu dipnot...



1.gün sabah: 1 dilim kızarmış kepekli yada tambuğday ekmek, yarım greyfurt, 1 tatlı kaşığı fıstık ezmesi, sade kahve.
** Fındık ezmesi ile karıştırmayalım fıstık ezmesi olacak. :) Sade şekersiz kahve olarak ben nescafe içtim. Dilerseniz tatlandırıcı da kullanabilirsiniz


1.gün öğle: 60 gr ton balığı, 1 dilim kızarmış kepekli yada tam buğday ekmeği, sade kahve.


1.gün akşam: 75 gr yağsız et, 60 gr taze fasulye, 60 gr havuç, 75 gr vanilyalı dondurma, 1 elma,  sade kahve.
** Ben eti teflon tavada, sebzeleri ise buharda pişirdim. Bu diyetin en kötü yanı akşam menüsünü yarım saat içinde tüketecek olmanız! Ara öğün yok maalesef :( Üst üste yemek pek zevkli değil ama mecburen yiyoruz.



2.gün sabah: 1 rafadan yumurta, 1 muz, 1 dilim kızarmış kepekli yada tambuğday ekmek ve sade kahve.



2.gün öğle: 75 gr süzme peynir, 5 tuzlu çubuk kraker, sade kahve.
** Sütaş'ın üzerinde süzme peynir yazan ürününü aldım ben.


2.gün akşam: 2 parça kırmızı et, 100 gr brokoli, 60 gr havuç, 50 gr vanilyalı dondurma, 1 muz, sade kahve
** Ben eti ve sebzeleri buharda pişirdim.



3.gün sabah: 50 gr çedar peyniri, 5 tuzlu çubuk kraker, 1 elma ve sade kahve.



3.gün öğle: 1 haşlanmış yumurta, 1 dilim kızarmış kepekli yada tambuğday ekmek, sade kahve.


3.gün akşam: 100 gr ton balığı, 100 gr brokoli, 60 gr havuç, 50 gr vanilyalı dondurma, 100 gr kavun
** Sebzeler buharda pişirildi yine..

Listeye bakınca bilmediğimiz, yemediğimiz, zararlı olabilecek bir şey yok ama yine de ilaç kullananlar ve sağlık sorunu olanlar doktorlarına danışmadan bu listeyi uygulamasın bence...

Denemeyi düşünenler, daha önce deneyenler ve uygulayacak olanlar gelişmeleri paylaşsın lütfen.
Kolay gelsin...

Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor



Sanat, tıp ve iş dünyası, kalp hastası çocuklar için el ele veriyor. Ünlü ressam Renée Niklan’ın 17 eseri, 10-14 Nisan tarihlerinde Ekavart Gallery’de sergileniyor. Ekavart Gallery nerede diyenlere, işte adres:  The Ritz-Carlton Hotel, Süzer Plaza, No: 15, Gümüşsuyu-İstanbul. Sergi, çarşamba-cuma günleri 11.00-18.30, cumartesi günü ise 12.00-18.30 saatleri arasında gezilebilir.

Bu serginin diğerlerinden farkı ne derseniz, salt bir resim sergisi olmanın ötesinde bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi niteliği taşıdığını söyleyebiliriz. Sergideki eserlerin satışından elde edilecek gelirin tamamı, gelişmekte olan ülkelerde doğuştan ya da sonradan kalp hastası olan çocukların tedavi edilmesi için kullanılacak. Tedavileri, bu işe gönül vermiş bir avuç tıp insanının kurduğu Herkes İçin Kalp Derneği (www.cptg.ch) gerçekleştirecek. Dernek, modern tıbbın sunduğu olanaklardan yararlanamayan bu çocukların İsviçre’de ya da kendi ülkelerinde ücretsiz tedavi olmalarını sağlıyor.

Ne yazık ki, gelişmekte olan ülkelerde her yıl yaklaşık 2 milyon çocuk kalp bozukluklarıyla doğuyor ve bu çocukların yarısı maddi kaynak veya sağlık sektöründeki insan kaynağı yetersizliği nedeniyle ilk iki yıl içinde yaşamını yitiriyor. Bu ülkelerde açık kalp ameliyatı olmayı bekleyen çocukların sayısı ise 8 milyonu buluyor.

Herkes İçin Kalp Derneği’nin kurucusu Ord. Prof. Dr. Afksendiyos Kalangos. Kalangos, iki kez Nobel Tıp Ödülü’ne aday gösterilmiş bir kalp cerrahı. Bu alanda 14 ayrı teknik geliştirmiş. Son 100 yılın en iyi cerrahlarından biri olarak tanınıyor. Ayrıca, dünyanın en prestijli tıp ödüllerinden Fransız Tıp Akademisi Ödülü’ne sahip.

Sergi, Alvimedica’nın sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Alvimedica Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, hayır amaçlı bu tür etkinliklere özel önem veriyor ve Herkes İçin Kalp Derneği’ni yürekten destekliyor.

Niklan’ın mutluluk, umut ve sevgi mesajları içeren eserlerinden oluşan  “Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor” temalı sergisini mutlaka görün. Gidemem diyorsanız, sergiyi Türkiye’nin ilk online sanat televizyonu www.ekavart.tv’de de izleyebilirsiniz. Resimler, yüreğinizi ısıtacak…

Hem dernek hem de sergi hakkında şuradan bilgi alabilirsiniz: http://alvimedica.com/hearts-for-all/tr/

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

1 Nisan 2013 Pazartesi

İlkyardımcı oldum!

Yeni yasalar gereği iş yerinde ilk yardım eğitimi almış personel olması gerekiyormuş.
Ben de hem kendim hem de oğlum için eksiklerimi görmek, olası vakalarda nasıl davranmak gerektiğini öğrenmek için gönüllü oldum ve 2 gün süren 16 saatlik bir ilk yardım eğitimi aldım.
Yazılı ve sözlü sınavlardan 100'er puan alarak 3 yıllık ilk yardımcı oldum.
Doğru bildiğimiz ne çok yanlış varmış meğer.
İmkanı olan her insanın, her anne-babanın böyle bir eğitimi mutlaka alması gerektiğini düşünüyorum.
Vakalara nasıl müdahale etmek gerektiğini, en önemlisi bilmiyorsan hastaya dokunmaman gerektiğini öğrenmiş olduk.
Eğitmenlerimizin de dediği gibi umarım öğrendiklerimizi hiç kullanmak zorunda kalmayız.