29 Nisan 2015 Çarşamba

Hızlı ve Öfkeli 7

Erkek çocuğunuz varsa aksiyon filmlerini sevmemeniz düşünülemez!
Neyse ki benim sevgim Alper'e dahil olmaktan değil maceraya düşkün olmamdan geliyor!
Ne zamandır ailece Hızlı ve Öfkeli serisinin son filmini izlemek istiyorduk ama ikinci yazılılar yüzünden bir türlü fırsatımız olamıyordu.
Sonunda dün akşam izleyebildik.



Vin Diesel, Paul Walker, Dwayne Johnson, Michelle Rodriguez ve Jason Statham'ın başrolü oynadığı Hızlı ve Öfkeli 7'de ekip yine maceradan maceraya koşuyor.
Akıl almaz aksiyon sahneleri yine filmin tamamını oluşturuyor.
Paul Walker'a finalde edilen veda da seyircinin içini acıtıyor.
Güle güle Paul...

26 Nisan 2015 Pazar

Sarah Jio'dan Gündüzsefası

Kendi kendime 2015'de daha çok kitap okuyacağıma dair söz vermiştim.
En son Sarah Jio'nun 5. kitabı Gündüzsefasını okudum.



Sarah Jio'nun klasik tarzı bu kitapta da sürüyor.
Geçmiş ve günümüzde yaşayan iki karakter ve onların ortak bir noktada buluşması heyecan veriyor bana.



Böğürtlen Kışından sonra en etkilendiğim kitabı oldu yazarın.
Oldukça dokunaklı...

Ada Santorini ve Penny Wentworth'un yaşadıklarını içimde hissettim. Özellikle de bir anne olarak Ada'nın yaşadıkları canımı epey acıttı. Seattle'daki Tekneler caddesini, yüzen evleri hayal edip durdum. Sarah Jio severlerin çok beğeneceği bir kitap. Tavsiye ederim.

24 Nisan 2015 Cuma

Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!

Soma İçin Bir Olduk:  Hepsi bizim yakınımızdı ki…

Allianz Türkiye, sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, bölgede etkilenen vatandaşlara ulaşabilmek, onların yaralarını sarmak ve yeni başlangıçlarını desteklemek için Soma’daydı. Soma’da 2014’te gerçekleşen ve ulusumuzu derinden sarsan maden faciasının ardından, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) ve Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ile işbirliği yapılarak “Allianz SomaDA”yı (Soma Dayanışma Ağı) geliştirdi.

Ertesi gün çocukların hiçbiri okula gelmedi...
13 Mayıs 2014, Çarşamba… Kömür madenleriyle bilinen Soma kasabasında meydana gelen elim facianın ertesi günü… Soma’da görev yapan öğretmenler “o gün bizim için çok zor başladı, çocuklarımızın hiçbiri okula gelmedi” diye anlatıyor. Öğretmen Emel Abadan “Öğretmenler odasında sürekli haberleri izliyorduk ve herkes ağlıyordu” diyor. Öğretmen Mustafa Sabur: “Çocuklar okula döndüğünde onlara ne söylerim diye içi içimi yiyordu. Derken bir gün Bilim Kahramanları Derneği’nden geldiler ve etkilenen çocuklar için bir projeleri olduğunu söylediler.”

Allianz SomaDA”yı kapsamında, BKD ile yapılan işbirliği sayesinde, Soma çevresinde, olaydan etkilenen 6 ilçedeki 16 okulun, Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvasına katılımı sağladı. 34 gönüllü öğretmen, 150’ye yakın öğrencinin oluşturduğu 17 farklı Allianz SomaDA takımını 4 ay boyunca turnuvaya hazırladı. Bu yolla, öğrencilerin normal hayata dönüşü desteklenirken, psikososyal ve kişisel gelişimlerine de katkı sağlanması amaçlandı.

Allianz SomaDA”nın bir ayağı da faciadan etkilenen ailelerin çoğunlukta olduğu Dursunbey’deydi. APHB ile yapılan işbirliği sayesinde, Dursunbey’de bir psikososyal destek merkezi açıldı. Çocuklara, yetişkinlere ve gruplara yönelik üç görüşme odası bulunan Dursunbey Psikososyal Destek Merkezi’nin hizmetleri, merkeze uzak bölgelere de ulaştırıldı.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

23 Nisan 2015 Perşembe

Çocuklar Migros’la unutamayacakları bir bayram yaşayacak!


Bu 23 Nisan, çocuklar için çok farklı geçecek. Bayramın coşkusu Migros’un fırsatlarıyla katlanacak. Migros, çocukların yaratıcılığını göstereceği #hayalimiçizdim yarışmasıyla ve benzersiz kampanyalarıyla bu sene de çocuklara iyi gelecek.
Hayalini çiz, tüm dünyaya iyi gelsin.
Rengarenk hayalleriyle her gün yepyeni dünyalar yaratan çocuklara bir sürprizimiz var. Hürriyet’in özel olarak hazırladığı 23 Nisan Hürriyet’i gazetesinin kapak sayfasını tamamen çocuklara ve onların hayallerine ayırıyoruz.

#hayalimiçizdim yarışmasıyla çocuklar hayallerindeki dünyayı çiziyor, benzersiz düşlerini paylaşıyor. Üstelik, resimlerini #hayalimiçizdim hashtag’iyle Twitter’da veya Instagram’da paylaştıklarında, oyuncak sepeti hediyemizi kazanma şansı yakalıyor.
#hayalimiçizdim sayfası aynı zamanda Migros TV’de de yayınlanacak. Çocuklar, bu sayfanın çıktısını alıp #hayalimiçizdim hashtag’iyle de yarışmaya katılabilecek.



Hem çocuklarınıza hem cebinize iyi gelecek fırsatlar!
Migros’ta fırsatlar bitmiyor.



Yazmayı çok seven, en sevdiği kalemi biten ya da rengarenk yeni bir defter almak isteyen çocuklara, tüm kırtasiye ürünlerinde %50 indirim iyi gelecek.
Tüm oyuncaklarda %50 indirim (katalog ürünleri hariç), çocukların hayal gücüne iyi gelecek. 
Kaç yaşında olursak olalım, vazgeçemediğimiz sakız ve şekerlemelerde 3 al 2 öde, yalnızca çocuklara değil herkese iyi gelecek. 
Bambaşka dünyalara yolculuk yapmamızı sağlayan tüm çocuk kitaplarında %50 indirim, çocukların ruhuna iyi gelecek. Yeni maceralara adım atacak, yeni yerler keşfedecek, yeni kahramanlarla tanışacaklar.
Çocukların sınırsız yeteneklerini açığa çıkaran tüm Lego setlerinde %20 indirim onların yaratıcılığına iyi gelecek. 
Barbie, Scrabble, Max Steel, Polly Pocket, Cars, Ever After High, Fisher Price, Planes 2, Acayip Havalı Arkadaşlar, Disney Princess ve Hotwheels markalarında %20 indirim ise en sevdiği oyuncaklara kavuşan tüm çocuklara çok iyi gelecek.

Migros size iyi gelecek.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

18 Nisan 2015 Cumartesi

İzledim; 2'si 1 Arada "tiyatro"

Perşembe akşamı Ford Otosan Kültür Vakfı'nın sosyal tesislerinde sahnelenen, Cemal Hünal, Neslihan Yeldan, Ruhi Sarı ve Duygu Şen'in  başrolleri paylaştığı tek perdelik romantik komedi 2'si 1 Arada'yı izledik.

Yaklaşık 70 dakika süren, evli bir çift, dominant ve kariyer sahibi bir kadın karakter, aldatan bir eş, genç bir sevgili ve enteresan bir hırsız! arasında geçen, evlilik ve ilişkiler üzerine bir oyun.
Sıkmıyor ama büyülenmiş bir şekilde de çıkmıyorsunuz salondan.



Basın Bülteninden; Dominant bir kadın olan Oya, kocasına sürpriz yapmak için seyahatten eve erken gelir. Evde kocası Tuna da Oya'yı terk etmek üzere hazırlanmaktadır. Bu kötü sürprizle karşılaşan Oya çılgına döner ve durumu bambaşka bir boyuta taşır. Oyunun bundan sonrası eve Tuna'nın sevgilisinin gelmesi üstüne bir de eve hırsızın girmesiyle daha da karmakarışık bir hal alır. Kaosa dönen ev hali oldukça komiktir de... "Kadının fendi bu sefer galip gelecek mi?" sorusunun cevabı izleyicileri bekliyor.

17 Nisan 2015 Cuma

“İçerdeki Çocuklara” Anaokulu

Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak zorunda kalan 0-6 yaş arası cezaevi çocuklarının oyun ve eğitim imkanlarının iyileştirilmesi için “İçerde çocuk var” adıyla bir sosyal proje başlatıldı.
Projeyle Türkiye genelindeki 7  kadın ceza infaz kurumundaki anaokullarının iyileştirilmesi amaçlanıyor. Projenin ilk adımı Adalet Bakanlığı’nın izni ve işbirliğiyle İstanbul Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu’nda atıldı.

Çeşitli meslek gruplarından 24 duyarlı vatandaşın gönüllü olarak yola çıkıp, Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı ile bir araya gelerek başlattığı İçerde Çocuk Var adlı projenin amacı,  cezaevlerinde, annelerinin hem yatağını hem de kaderini paylaşan miniklerin hayatına dokunarak geleceklerine katkıda bulunmak. Proje,cezaevi çocuklarına öğrenebilecekleri, eğlenebilecekleri eksiksiz bir anaokulu ortamı oluşturmak, yeşil alanlar yaratarak doğayla tanışmalarını sağlamak, gelişimlerine uygun yemek hazırlanabilecek mutfak inşa etmek ve dış mekan oyun alanı kurarak cezaevi içinde özgür bir yaşam alanı yaratmayı hedefliyor.

İstanbul Bakırköy Cezaevi’nde başlayacak proje kapsamında, mahkum annelerinin kaderini yaşamak zorunda kalan cezaevlerinin masum çocukları için kaynak bulmak amacıyla çeşitli etkinlikler ve kampanyalar yapılacak. Ayrıca, İstanbul Valiliği’nin izniyle alınan 4528’e gönderilecek SMS’lerve banka hesap numarasına yapılacak bağışlarla kampanyaya gelir sağlanacak. Böylece, mevcut anaokullarının  iyileştirilmesi ve anaokulu bulunmayan kadın cezaevlerinde de yeni ana okullarının yapılmasında kullanılacak. Hedeflenen anaokullarının çocuklara kazandırılmasından sonra ise proje,  cezaevi çocuklarının dışarıdaki yaşıtları ile eşdeğer eğitim şansına sahip olmalarını sağlamak ve cezaevi yaşam koşullarının iyileştirilmesi için devam edecek.



İlk adım İstanbul’ da
Türkiye’deki 7 tane kadın ceza infaz kurumunda yaklaşık 5 bin kadın mahkum var. Bunlardan 370 Kadın mahkum,0-6 yaş arası çocuklarını kendi yatağında yatırarak cezaevinde büyütüyor. Örneğin, İstanbul Bakırköy Kadın Cezaevi’nde mahkum anneleriyle cezaevinde yaşayan 0-6 yaş arası 53 çocuk var. Bakırköy Cezaevi’ndeki çocukların bir kreşi var ancak bu kreşin de iyileştirilmesi, eğitici oyuncak ve kitaplarla yeniden elden geçirilmesi gerekiyor. Projenin ilk adımı da Adalet Bakanlığı’nın izni ve işbirliğiyle Bakırköy Cezaevi’nde atılacak.

Oyuncak ve oyun arkadaşları yok
Cezaevinde doğan ya da annelerinin kucağında parmaklıklar arkasına gelen, cezaevlerinin masum çocukları, hayatlarının en önemli evrelerini yaşıtlarının sahip olduğu birçok şeyden yoksun, olumsuz koşullarda geçiriyor. Oyun oynama ve eğitim almaları gereken zamanlarını annelerinin koğuşunda, çeşitli suçlardan mahkum,yetişkin kadın koğuş arkadaşlarıyla geçiren çocukların,bu süreçte yaşadıkları deneyim,hayatlarının sonraki dönemlerini özellikle ergenlik ve gençlik yıllarını ne yazıkki derinden etkiliyor.Koğuşlar kalabalık olmasın diye her koğuşa sadece bir çocuğun konulduğu cezaevi çocuklarının oyuncak ve kendi yaşıtı oyun arkadaşları yok.

“İçerde Çocuk Var” projesi ilk adım İstanbul’da Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu’nda atıldı. Tüm mimari ve inşaat hazırlıkları tamamlanan anaokulunun çok yakın bir zamanda tamamlanması hedefleniyor. Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu tamamlandıktan sonra Türkiye’de bulunan diğer Kadın cezaevlerine de anaokulu kazandırılacak. Böylece proje ile cezaevi çocukları, kreş, oyuncak ve oyun arkadaşlarına kavuşacaklar.

Proje ile ilgili detaylı bilgiye www.icerdecocukvar.com sitesinden ulaşabilirsiniz.

Bağış için ;
COCUK yazıp 4528’ e SMS gönderilebilir.
Banka bağışı için; VakıfbankKadıköy Şubesi, Şube kodu 012 Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı (TL)
TR 94 0001 5001 5800 7303 0490 01

14 Nisan 2015 Salı

Sağlıklı bir nesil için “spor” şart!

90’larda büyümüş şanslı bir çocuk olarak benim küçüklüğüm sokakta arkadaşlarımla koşup oynayarak, bisiklete binip ip atlayarak, basketbol ve voleybol sahalarında top koşturarak geçti. Okul ve derslerden kalan boş zamanlarımı hem arkadaşlarımla eğlenerek hem de farkına bile varmadan spor yaparak geçirmiş oluyordum. 

Ama şimdi ki çocuklar öyle mi?

Üzülerek söylüyorum ama ben şehrin karmaşasından ve çevredeki tehlikelerden oğlumu koruyabilmek için sokakta tek başına oynamasına izin veremedim. Bu yüzden bizim mahallede bedavaya arkadaşlarımızla geçirdiğimiz o zamanları şimdi kreşte, oyun gruplarında hatta yaz okullarında para ile satın almaya çalışıyoruz. Yeter ki onlar okul ve derslerinden geriye kalan vakti daha kaliteli geçirsin, televizyon, cep telefonu, tablet ve bilgisayarlarının başında zamanlarını harcamak yerine kendi yaşıtlarıyla bir arada olup hem ders çalışsın, hem spor yapsın, hem de sosyalleşebilsin.

Sadece sosyalleşsin, boş zamanlarını değerlendirsin diye de değil, sağlıklı ruh ve bedene sahip olabilmesi için de küçük yaşlardan itibaren çocuklara spor bilincini aşılamak gerekiyor. Okuduğum bir kitapta erken yaşta spor ile tanışan çocukların sporu hayatlarının bir parçası olarak görmeye başladığı, daha planlı ve programlı bir şekilde yaşadığı, düzenli beslendiğiyazıyordu. Bu yüzden benim ve sizin gibi blogları ve sosyal medyayı takip eden, çocuk gelişim kitaplarını okuyan, araştıran, daha iyi bir birey yetiştirebilmek için kafa yoran bilinçli anneler çocuklarının ruhsal ve fiziksel gelişimi için “spor bilincini” onların yaşamına yerleştirmesi gerekiyor. Bu sayede çocuğun spor sayesinde kazanacağı disiplinin hem özel hayatına hem de okul hayatına büyük bir katkısı olacaktır. Biz anneler çocuğumuzu spora yönlendirirsek, yetenekleri ve zevkleri ile paralel bir sporla uğraşması için ona destek olursak hem çocuğumuzla aramızda oluşan bağ daha güçlenir hem de daha sağlıklı nesiller yetiştirmiş oluruz.

Çünkü spor sadece profesyonel olmak için değil, çocuğun daha bilinçli olması, sorumluluklarının farkına varması, disiplinli olup hayatını daha planlı ve programlı yaşaması için de şart. Kuşkusuz spor sayesinde daha sosyal, daha paylaşımcı, daha özgüvenli çocuklar yetiştirmiş olacağız.

Bu konuda daha detaylı bilgiye sahip olmak isterseniz size www.olimpikanneler.com sitesini tavsiye ederim. Olimpik Anneler, Türkiye’de çocukların sporla büyümesini ve gelişmesini sağlamak amacıyla P&G ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ile birlikte oluşturulmuş, spora önem veren anneler tarafından başlatılan bir sivil toplum hareketidir. Siz de çocuğunuzun gelişimi için onu spora yönlendirin ve daha sağlıklı bir nesil oluşturmaya katkı sağlayın.


Daha çok anneye ulaşmak için sosyal medyada #OlimpikAnneyim etiketi ile sporu destekleyen veya çocuklarınızın spor yaparkenki fotoğraflarını paylaşabilir, Nisan ayı itibarıyla başlayan 1 paket = 1 destek kampanyası doğrultusunda aldığınız her P&G ürünü ile Türkiye’deki tüm çocukların sporla büyümesine destek olabilirsiniz.

9 Nisan 2015 Perşembe

Güçlü ve uzun saçlara kavuşmak artık hayal değil!

Herkese Merhabalar
Güçlü ve uzun saçlara kavuşmak artık hayal değil!
Yeni Loreal Paris Elseve Arginine Direnç x3 Yoğun Besleyici Bakım Serisi ile artık saçlar beslenerek uzuyor.
Saçlarına özen gösteren biri olarak saçlarıma ısı kullanarak şekil veriyorum, boya uyguluyorum, iş ve sosyal hayattan kaynaklanan stresi herkes gibi yaşıyorum, tabi sürekli beslenmeme de dikkat edemiyorum ve saçlarıma bu şekilde zarar veriyorum.
Saçlarım bir türlü istediğim gibi uzamıyor! Tam uzadı diyorum ama bir bakıyorum cılız cılız olmuş, güçlü bir şekilde uzamamış. Ah tabi bir de elimi her attığımda dökülen saçlarım!
Bu iki seçenek arasında kalmak senelerdir hepimizin ortak derdi. 
Ya kuaföre gidip kestireceksin ya da uzun ama sağlıksız güçsüz saçlarla gezineceksin!


L’Oréal Paris Elseve Arginine Direnç X3 Yoğun Besleyici ailesinde dökülme karşıtı protein Arginine ve yoğun besleyici Nutri-Omega’yı bir araya getirmişler. Bu formül de kökten uca beslenen saçlarımızın ihtiyacı olan gücü alarak uzamasını ve dökülmeye karşı korunmasını sağlıyor.
Peki ürünün etki özellikleri neler;
•    Saçı kökten uca besler
•    Saçlar güçlenerek uzar
•    Saçı dökülmeye karşı korur
Yaşasın Güçlenerek Uzayan Saçlar!
Bu içerik http://busragenc.blogspot.com.tr/ tarafından hazırlanmıştır. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

7 Nisan 2015 Salı

Hangi Pişik Kremini Kullanmalıyım?

Pişik oluşumu, doğumdan itibaren en çok karşılaşılan sorunlardan bir tanesidir herhalde. Genel olarak bebek bezinin cilte yarattığı kuruma ve tahriş nedeniyle oluşan pişik yüzünden bebekler hem acı çekmekte hem de bebek bezini yadırgamaktadırlar. Ben de baktım ki bebek bezi kullanmaktan kaçış yok, mutlaka kullanmak durumundayım, o zaman bebeğimin pişik olmasını engellemek yada pişik olduğunda nasıl en hızlı şekilde tedavi ederim diyerek başladım Bepanthol, Sudocrem, Desitin vs adını bildiğimpişik kremlerini araştırmaya. Bu yazı ile de araştırmalarım sonucunda ne bulduğumu sizlere anlatmak ve en azından benim kadar farklı sitelere girip vakit harcamadan, pişik kremleri ile ilgili bazı bilgileri karşılaştırmalı olarak tek bir alanda bulabilmenizi istedim.

             
Araştırmamı yaparken ilk olarak Bepanthol 'ü inceledim. Eski markalardan birisi olması ve daha önce kendi cildim için de kullanmış olmanın etkisiyle aklıma ilk önce Bepanthol ismi geldi. Ama konu bebekler olunca önceki olumlu deneyimini bile göz ardı ederek ciddi bir araştırma yapmak zorunda hissediyor insan kendini. Ben de öyle yaptım ve başladım incelemeye. Bepanthol öncelikli olarak bir pişik önleyici olarak bahsediyor kendi kreminden. Bu aslında önemli bir nokta çünkü, bebeğimizi pişikten korumanın aslında pişik olduktan sonra yapılacak tedaviden sonuç beklemeye oranlar daha kolay ve daha sağlıklı bir yol olduğu konusunda uzman görüşlerini çokça okumuştum. Bu noktada Bepanthol, bebeklerin cildi üzerinde, deriyi sıvı ve katı dışkı etkisinden koruyan bir tabaka oluşturduğunu, bu sayede düzenli kullanılması durumunda pişik oluşumunu önlediğini belirtiyor. Kozmetik ve ilaç sektöründe çokça adını duyduğumuz paraben ve parfüm içermeyen yapısı ile de bebek sağlığına zarar vermiyor. Bu arada Bepanthol ciltte oluşan hafif sıyrık veya yanma gibi durumlarda da tedavi edici olarak kullanılabiliyor.
             
2. aşamada herhangi bir tecrübemin olmadığı ama etrafımdaki kişilerden adını çokça duymuş olduğum Sudocrem pişik kremini incelemek istedim. İrlanda menşeyli Sudocrem daha çok pişik sonrası iyi bir tedavi edici olduğu izlenimini uyandırıyor. Asıl etkisi bebek pişiği üzerinde olmasına karşın sivilcelere karşı iyileştirici etkisi olduğu hakkında oldukça yorum mevcut ancak bu konu ile ilgili net bir araştırma yapmadığım için hemen esas konumuz olan bebek pişiğine dönmek istiyorum:) Sudocrem bebeğinizin pişik olan cildine sürüldüğünde hızlı bir serinleme etkisi yaratıyor ve bebeğinizin öncelikli olarak rahatlamasını sağlıyor ve huzursuzluğunu gideriyor. Bebeğinizin cildinin yumuşamasını sağlayarak bebek bezi ile sürtünmeden kaynaklı olan gerilme hissinin geçmesini sağlıyor. Aynı zamanda nemlendirici etkisiyle cildin yeniden canlanmasını ve doğal görünümüne dönmesini sağlıyor. Pişik kremlerinde çinko oksit maddesinin iyilleştirici rolü belirtiliyor. Sudocrem içeriğinde de çinko oksit bulunuyor ancak bunun miktarı hakkında kesin bir bilgiye ulaşamadım. Ancak Sudocrem'in bir çok farklı problemi iyileştirici etkisi olduğu yönünde yorumlar olduğunu göz önüne alınca, kremin içeriğinde makul miktarda çinko oksit  bulunduğunu düşündüm. Bu arada unutmadan söylemek isterim, bebeğinizin cildi pişikten arındıktan ve eski haline döndükten sonra Sudocrem'i de düzenli olarak kullanmaya devam edebilirsiniz. Bu sayede bebeğinizin yeniden pişik olmasını engelleyebilirsiniz.
             
Az önce yukarıda bahsettiğim pişik kremlerinin içerdiği çinko oksit miktarı ile pişik iyileştirme etkisi arasındaki ilişki sanıyorum ki en çok Desitin pişik kreminde net olarak karşıma çıktı. Desitin Amerikan üretimi bir pişik kremi, mavi ve mor renkli 2 farklı paketi mevcut. Paketleri birbirinden ayıran ise içerdikleri çinko oksit miktarı. Mavi renkli olanın adı Desitin Relief, %13 oranında çinko oksit içeriyor. Pişik oluşumundan önce kullanılarak bebek cildini rahatlatıyor ve bebek cildinde bariyer etkisi gösteriyor.  Mor renkli olan ise Desitin Original ismiyle yer alıyor ve %40 oranın çinko oksit içeriyor. Bu krem özellikle iyileştirici etkiye sahip ve pişik olan bölgeye uygulandığında hızlı bir şekilde etki göstererek cilti yumuşatıyor. Yine mavi renkli Desitin gibi mor renkli Desitin de cildi nemlendiren ve canlılığını geri kazanmasını sağlayan özelliklere sahiptir. Yalnız Bepanthol'un aksine Desitin içeriğinde parfüm bulunuyor. Bu sanıyorum kreme güzel bir koku katıyor ancak bundan rahatsızlık duyanlar da olabilir. Parfüm dışında Desitin'in formulünde beyaz vazelin, beyaz balmumu ve vitamin E gibi içerikler bulunuyor.
            
Ünlü Fransız markası Mustela da incelenmesi gereken bir pişik kremine sahip  . Vitamin Barrier Cream isimli ürününün, kullanım sıklığına bağlı olarak güçlü etkileri olduğu belirtiliyor. Deniliyor ki, bez değişimlerinde kullanılır ise pişiği önleyen, pişik olduğunda kullanılması durumunda pişik giderici, düzenli olarak kullanıldığında ise cildi pişiğe karşı güçlendiren etkiye sahiptir. Mustela'nın pişik korumasında, patentini de almış olduğu ayçiçek yağı özütü sayesinde cildin pişiğe karşı oluşturduğu bariyer, kremin etkisini arttırıyor. Yine patenti Mustela'da bulunan Avokado özlü yapısı sayesinde hücreleri güçlendiriyor. Tüm bu özel içeriğine ek olarak,  Mustela Pişik Kremi'nin temel içeriğini de diğer kremlerde gördüğümüz gibi çinko oksit oluşturuyor. Ayrıca yapısında parfüm bulunmuyor ve her noktada doğal bir içeriğe sahip olduğu belirtiliyor.
             
Pişik kremlerini araştırırken gözüme çarpanlardan bir tanesi de Chicco Pişik Kremi oldu. Chicco, alkol ve paraben içermeyen ( paraben, özellikle kozmetik sektöründeki ürünlerde kullanılan ve ürünlerin raf ömrünü uzatan bir kimyasal) pişik kremi, %10 oranında çinko oksit içeren formulü ile bebek cildini rahatlatıcı etkiye sahiptir. Yukarıda incelediğimiz diğer ürünlerdeki çinko oksit miktarları göz önüne alınarak değerlendirirsek, Chicco Pişik Kremi'nin iyileştirici etkisinden çok pişik önleyici etkiye sahip olduğu söylenebilir. Ayrıca krem üzerinde klinik testler yapıldığı ve bunun sonucunda kremin hipoalerjenik bir ürün olduğunun görüldüğü belirtilmiş.
             
Uzunca bir araştırma yaptım ve şimdilik bu kadar marka hakkında bilgi toplayabildim. Yukarıda bahsettiğim markalar dışında bir çok markanın da pişik kremlerinin mevcut olduğunu gördüm. Bunların içerisinden Sebamed'in pişik kremini de incelemenizi de tavsiye ederim. Ben de yaptığım bu araştırmalara istinaden bir ürünü seçip kullanmaya başlayacağım. Eğer fırsat bulabilirsem deneyimlerimin sonuçlarını da yazmayı planlıyorum. Ancak bu yazı da size pişik kremleri hakkında genel bir fikir verecektir diye düşünüyorum.

Hoçakalın..

1 Nisan 2015 Çarşamba

Okudum; Keşke ben uyurken gitseydin ve Sen yokken yine yanlış yaptım

Bazı kitapların kapakları, bazılarının yazarları, bazılarının adları çeker insanı.
French Oje'nin Keşke ben uyurken gitseydin ve Sen yokken yine yanlış yaptım adlı kitapları sıcacık isimleriyle ilgimi çekti önce...
Dizüstü Edebiyat kitapları popüler olduğunda çokça duymuş ama alıp okumaya fırsat bulamamıştım.
Çok popüler olan kitaplar böyle bir etki/tepki bırakabiliyor maalesef :(
Her şeye rağmen bu kitaplarda bir şekilde yeniden karşıma çıktı veee iyi ki almışım!



Bir solukta okudum iki kitabı da..
Metropol kadını, aşkı ama en çok da kendini arayan Renda'nın komik, karmaşık, gelgitlerle dolu yaşamı anlatılıyor kitapta.
Arada Renda'ya, Selim'e, Bertan'a kızarak çoğunlukla da kahkahalar atarak okudum.
Serinin devamı olan 3. kitabı, en çok da yeni kitabın adını ve tabi ki Renda'nın yılbaşı gecesi yine allak bulak olan hayatında neler olduğunu çok merak ediyorum.

Umarım çok bekletmez French Oje bizi...