20 Kasım 2015 Cuma

Haydi çocuklara yaşamı doğayla öğretelim

Hepimiz farkındayız ki çocuklar artık sokağa çıkmıyor. Zamanlarının çoğunu kapalı mekanlarda ve genellikle bilgisayar başında geçiriyorlar. Doğadan kopuk bir yaşam biçimini benimsemesinin sonucu olarak da şişmanlık ve obezite gibi fizyolojik ve algı/duyu dünyalarının zayıflaması, dikkat bozukluğu ve depresyon gibi ruhsal sorunlar yaşama olasılıkları artıyor.



TEMA Vakfı "Yaşamı Keşfediyorum!" ulusal yardım kampanyası ile doğadan kopuk yetişen çocuklarımızı doğa ile buluşturmak için bir proje başlattı ve hedefi 81 ilimizde 400 öğretmene ve 10 bin ilkokul öğrencisi çocuğa doğa eğitimi vermek.



Doğayı deneyimleyen çocuklar doğal sistem ve süreçleri anlayarak büyürler. Doğayı keşfetmenin sevinç ve heyecanını duyar, yaşadıkları coğrafya ile bağları kuvvetlenir, merak ve hayal güçlerini kullanır, şaşırtıcı ve beklenmedik karşılaşmalar yaşama şansı yakalarlar. Doğa, bilgisayar başında edinemeyecekleri bir tecrübe edinmeleri olanağı tanır. Çocukların dünyayla olan bağlarını keşfetmelerini ve kendilerini anlamalarına katkı sunar. Ancak eğitimlerin en az bunun kadar önemli bir faydası daha var. Uzmanlar, doğa eğitimlerinin çocukların gelecekte çözüm odaklı, yaratıcı, yenilikçi ve doğa ile özdeşlik kurabilen bireyler olmalarına da katkıda bulunduğunun altını çiziyor.



Bu proje ile öğretmenlere destekleyici materyaller gönderilecek. Eğitimlerin çoğu doğada ve açık alanda bulunmayı teşvik eden etkinlikler olacak. 32 adet etkinlikten oluşan eğitim programında toprak, hava, su ve biyolojik çeşitlilik konuları anlatılacak. Bu sayede doğayı tanıyan, doğanın bir parçası olduğunu yaşamı boyunca içselleştiren bir nesil yetişecek. Bugün doğanın değerini çocuklara anlatmazsak, gelecekte doğayı kim koruyacak?

"Yaşamı Keşfediyorum!" projesini desteklemek için; 
Kampanyaya 3464'e TEMA yazıp SMS göndererek 8 TL katkıda bulunabilir ya da TR74 0006 4000 0011 0351 3018 31 banka hesabına dilediğiniz miktarda bağış yapabilirsiniz.
Kampanya ve eğitimler hakkında www.tema.org.tr adresinden ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

16 Kasım 2015 Pazartesi

Bodrum Bodrum...

En sevdiğim tatil beldelerinden biri Bodrum.
İnsan kendini daha rahat ve özgür hissediyor orada.
Neyse ki hemen hemen her yaz bir kaç kez gidiyoruz Bodrum'a.
Bu yaz mesela 15. evlilik yıl dönümümüzü kutladık Alper, eşim ve ben...
Ağustos'ta yapılan bir geziyi Kasım'da bloga yüklemem ne kadar çalışkan!! bir blogger olduğumu gösteriyor ama çok geç bile olsa anı kalsın istedim.
Hem Bodrum'un zamanı olmaz bence...



Didim'den Bodrum'a giderken tesadüfen öyle bir yola girdik ki bütün kıyıları birer birer gezdik.



Çok keyifli bir yolculuk oldu bizim için.
Önümüzdeki yaz için de hatta aynı rotadan bir Bodrum gezisi planlıyoruz.







Torba, Ortakent, Yalıkavak, Turgutreis, Gümüşlük, Kadıkalesi, Akyarlar, Karaincir, Aspat, Bağla, Kargı, Bitez ve Yahşi'yi gezdik boydan boya.
Bol bol da fotoğraf çektirdik.



Gümüşlük Limon Cafe'nin limonatalarını pek beğenmedik bu sene!
İçtiğim en pahalı limonata  ama oldukça tatsızdı bu yaz...



Ama manzara ve ortam o kadar hoş ki Limon Cafe'de limonatası tatsız olsa bile biz keyif alabiliyor insan.



Limon Gümüşlük...



Alper nasıl da büyümüş değil mi?



Annesini de çekermiş küçük bey...
Tatil uzun olunca epey bronzlaşmışım :D



Bu sene 15. yıl hatırına yeniden evlilik teklifi bile aldım Limon Cafe'de...
Alper çok eğlenerek fotoğraflarımızı çekti...
Tamtur'da kocacığımın yıl dönümü hediyesi ♥



Neyse ki Kadıkalesi sahildeki Tarihi Yunuslar Karadeniz Pastanesinde yediğimiz tatlılar bizi memnun etmeye yetti!
Benim favorim bu çilekli milföy pasta oldu.
Nefistiii, nefis...

Akşamı ise Turgutreis'de sahil turu yaparak sonlandırdık.
Seneye yeniden kavuşuruz inşallah Bodrum...

3 Kasım 2015 Salı

Dünyanın ilk evcil dinozoru Zoomer Dino…

Tarih öncesi ile teknolojiyi birleştiren Zoomer Dino, çocukların büyük ilgisini çekecek bir oyuncak!


Üzerindeki sensörler sayesinde elle kontrol edilebilen Zoomer Dino ile kontrol kumandasını kullanarak da oynayabiliyorsunuz. Kumandanın üzerindeki düğmelere basınca onu yürütebiliyor, kızdırabiliyor, başını ya da kuyruğunu oynatabiliyor, hatta çenesini tıpkı gerçek bir dinozor gibi açıp kapamasını sağlayabiliyorsunuz. Elinizi bu evcil dinozorun üzerindeki sensörlere doğru tuttuğunuzda ise kuyruk oynatmak, oturmak, dinozor sesleri çıkarmak gibi marifetlerini sergiliyor.


Zoomer Dino’nun LED gözlerinin aldığı renge göre onun içinde bulunduğu ruh hali ve modu anlayabiliyorsunuz. Mesela gözleri mutlu olduğunda yeşil yanıyor, sinirlendiğinde kırmızı, meraklı olduğunda mavi… Kızgınlık demişken, kendi halinde uslu uslu duran Dino’yu cesaret edip de kızdırmak isterseniz kuyruğunu çekmeniz ya da kafasını hafifçe sallamanız yeterli. Ama sonra vereceği tepkiye hazır olun, gerçekten çok sinirlenebiliyor!


Bu ilginç dinozorun en ilgi çekici özelliklerinden biri de özel teknolojisi sayesinde düşse de kendi kendine doğrulup tekrar dengesini kurabilmesi ve yeniden iki ayağının üzerinde durabilmesi. Bu konuda gerçekten çok yetenekli!
Onunla oynamak hem çok eğlenceli hem de çok heyecanlı! Eğer onu daha yakından tanımak isterseniz www.zoomerdino.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.