11 Kasım 2009 Çarşamba

İstiyorummmm..

Accessorize marka Paris ve mektup temalı bu cüzdanı görenler hatta ona dokunanlar ne şanslılar..
Ahhh, keşke bulsam, alsam..
Keşke benim olsa..
Keşke!



Bir yerlerde görenler, duyanlar haber versin lütfen..
Benim şehrimde yok maalesef :(

Kilolarımla Savaştayım!

Kilolarıma savaş açtım!

Hayatımın hiçbir döneminde çok zayıf olmadım, olamadım...

Genelde balık etliydim ama “şişman” da değildim.

Evlendikten sonraki iki yıl içinde 7-8 kilo aldım.

Sonra anne olmaya düşleyince bu kiloların bir kısmını verdim.

Hamilelikte de 12 - 13 kilo aldım ve o kilolardan da doğum sonrasında kolayca kurtuldum.

Böyle birkaç yıl geçti…

Sonra ben yavaş yavaş kilo almaya başladım.

Tatlılar, hamburgerler, dönerler, patates kızartmaları, köfteler benim bu umursamazlığımı fırsat bilip dost göründüler ve hep yanımda oldular!

Sonra bir gün bir baktım aynadaki yüz ve beden bana yabancı..


devamı Hamarat Diva'da..

10 Kasım 2009 Salı

{Karışık}

Ne kadar güzel bir gün..
Pırıl pırıl bir hava var dışarda..
Acaba hep bahar'ı yaşayan ülkelerde insanlar daima mutlu mudur diye geçirdim içimden.
Mutluluğu mevsimlere sığdırmak anlamsız geldi sonra..



Bu ara alışveriş yaparak geçiyor günlerim..
Hem Alper'in hem de My Koo'nun kışlık eksikleri, bayram alışverişi derken AVM'lerde geçiyor zamanımın bir kısmı..
Çoğunu hallettim..
Kendime rejim dolayısıyla kıyafet almıyorum ama şık bir çanta ve ayakkabıya hayır demem!



Alper ezbere dayalı okumaya devam ediyor..
Ödevlerimizi düzenli olarak ve muntazam yapmaya çalışıyoruz..
Yeni kelimeler öğrendik beni en sevindiren ise "anne" oldu..
Atilla, anne, anlat, nine, ana, o ne?, Nail, İnan..vb bir çok yeni kelime öğrendi..
Geçen gün ders çalışırken beni çıldırttı resmen..
İçimden sürekli sakin ol, sakin ol diye telkin ediyorum kendimi ama günün yorgunluğu da eklenince pek kolay olmuyor bu!
Alper'e kızdırıyorsun artık beni dedim "sınırlarını zorluyorum anne" dedi!
Hakikaten zorluyor bazen..
Basket maceramız da tüm hızıyla devam ediyor..
Bayıla bayıla gidiyor haftasonu basket okuluna..
Topu zıplatamıyor bile ama öğrenecek inşallah..



Bana gelince..
Diyetisyenimin verdiği listeye harfiyen uyuyorum..
Umarım böyle devam eder..
İlkokul çocukları gibi beslenme taşıyorum yanımda ama olsun!
Cumartesi günü 2. kontrole gideceğim..
Bu hafta bol bol yürümem lazım..



Bugün 10 Kasım..
Saat 9'u 5 geçe sirenleri duyunca yine içim cızzz etti!
71 yıl olmuş sen gideli..
Özledik çoook özledik seni ATAM..
İzindeyiz..

07 Kasım 2009 Cumartesi

Altına imzamı atarım!


"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."

1milyonkalem sitesinin düzenlediği "Altına imzamı atarım" kampanyasını gönülden destekliyorum..

06 Kasım 2009 Cuma

Diyette 1. hafta

Bu akşam ilk kontrolüme gittim..
1300gr vermişim..
900gr su, 400 gr yağ..
Diyetisyenime göre çok iyiymiş..
Sadece sebze yemeklerini 3'er kaşık azalttmamı söyledi geri kalan liste aynı..
Yine aç kalmayacağım anlayacağınız..
Yürüyüşe devam..

05 Kasım 2009 Perşembe

Diyetteyim!

Bir gün bir baktım 5 kilo almışım..
Sonra bir baktım bir 5 kilo daha, daha, daha..
Nasıl kızıyorum kendime..
Neden durrr demedim diye..
Neyse zararın neresinden dönersen kârdır mantığıyla soluğu diyetisyende aldım..
Bir süredir aklımdaydı ama önce beynimi hazırlamam gerektiğini düşündüm.
Dr'dan randevu almak için de 2 hafta uğraştım. Ne çok kilo sorunu olan insan varmış yahu!
Neyse sonunda randevuyu aldım ve tahlillerimi yaptırıp ilk görüşmeye gittim.
Hatta 1. haftayı geride bırakmak üzereyim..
6 aylık bir programla sanırım ağırlığımın %30'undan kurtulacağım..
6 öğün yiyerek ve neredeyse hiç aç kalmadan bir hafta geçirdim.
Yarın ilk kontrolüme gideceğim ve çok merak ediyorum acaba kilo verebildim mi!
Haftada 3 gün 45'er dakikada yürüdüm ve büyük bir inatla devam edeceğim..
Çok kararlı olduğum için yapabileceğime inanıyorum..
İnanmak ve istemek başarmanın yarısı ve işin bence en önemli kısmı karar vermek..
Gerisi çok daha kolay..
Sağolsun evde de ikinci annem ve babam bana özel yemek yapıyorlar.
Aynı apartmanda yaşamanın en güzel yanlarından biri de bu..
Ne pişireceğim derdi yok!
İyi ki varlar..



Ara ara da sizlere neler yediğimi ve nasıl beslendiğimi yazacağım..
Fotoğraftakiler sabah kahvaltım..
Her sabah önce limonlu ılık suyumu içip ardından da kahvaltımı ediyorum..
Kan tahlillerimi yaptırdım ve değerlerde çok şükür bir sorun yok. Günlük kalori yakımımda 1800 olduğu için doktorum epey kalabalık bir liste verdi bana..
İlk hafta olduğu için böyle ileride daha sıkı bir program uygularım sanırım..
Her öğün 2'şer dilim ekmek yeme iznim var. Kepek, tam tahıllı, buğday veya çavdar ekmeği..

Neler yiyorum..

Sabah kahvaltısında bazen beyaz peynirli ve domatesli yağsız tost yiyorum. Veya 1 yumurtadan omlet yapıyorum. Veya 1 haşlanmış yumurta + 1 dilim ekmek + 4 - 5 zeytin ve az yağlı beyaz peynir yiyorum..

Saat 11:00'de de 1 tane meyveli yoğurt. {Yovita, activia veya kefir}

Öğle yemeğinde ise 4 köfte kadar et, 1 bardak ayran ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile yapılmış bol salata, 2 dilim ekmek {1 dilim ekmek = 4 kaşık pilav veya makarna veya yarım kase çorba ile değiştirilebilir}

Saat 16:00'da yarım simit veya 2 porsiyon meyve veya 8 adet diyet bisküvü yeme hakkım var.

Akşam yemeğinde ise sebze {12 (silme) yemek kaşığı}, yine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile yapılmış bol salata, yarım kase yoğurt, 2 dilim ekmek {1 dilim ekmek = 4 kaşık pilav veya makarna veya yarım kase çorba ile değiştirilebilir}

Saat 21:00'de ise 10 tane fındık içi veya badem veya 1 porsiyon meyve veya 4 kare bitter çikolata veya 4 kaşık sütlü tatlı veya 1 avuç çekirdek..

Günde 8-10 bardakta su..
Haftada 3 gün 45 dakika yürüyüş veya yüzme
Akşam yemeği ile öğle yemeğinin yerlerini değiştirebiliyorum.
Haftada iki öğün et yerine balık ve baklagil yemem gerekiyor..

Aklıma gelenler bunlar..
Neyse yarın listemde değişiklik olup olmayacağı ve kilo verip vermediğim de belli olacak.
Bana kolay gelsin..

Bu kadar şeyi yersen acıkmazsın tabi dediğinizi duyuyorum ne ayıp :p

Organ bağışı hayat kurtarır.



Bekleyenlerin hayatı ol..

04 Kasım 2009 Çarşamba

Anne olunca anlarsın!

Çok evet diyen bir çocuk değildim sanırım eskiden…

Asi dik başlı da değildim ama kendi sınırlarım vardı ve onlara dokunulmasından hiç hoşlanmazdım.

İzin almaktan da nefret ederdim.

Çocuk değildim ki ben!

Genelde anneme açık kapı bırakmamak için izin istemek yerine haber vermeyi tercih ederdim. Endişelerinden bir türlü kurtulamayan annem ise genelde “hayır” diye karşılık verirdi benim emrivakilerime. Ara sıra da “anne olunca anlarsın” lafını işitirdim…

devamı Hamarat Diva'da..

03 Kasım 2009 Salı

Mola..

Mola vermek istiyorum hayata..
Dur demek bir an..
En azından bu kadar hızlı geçme, akıp gitme desem içim rahat edecek sanırım..
Günler günleri kovalıyor ve ne yazık ki yetişemiyorum ben hiçbirşeye..
Kendime kızıyorum..
Bir fincan Cappucino içmek de rahatlatmıyor beni..
Soğuk, üşüyorum..


Bu yazı gecenin bir vakti oğlunu uyuttuktan sonra kendini çok yorgun hisseden bir anne tarafından yazılmıştır!!
Yazar bunalımda mı acaba diye düşünenler varsa cevabım hayırrr sadece diyetteyim!!

01 Kasım 2009 Pazar

Maraz; Hande Altaylı..

Hande Altaylı'nın Aşk'a Şeytan Karışır kitabını bir solukta okumuştum. İkinci kitabının çıktığını duyunca da çok sevindim. Yine yalın bir anlatımla su gibi akıp gitti Maraz..



Kitabın konusu çok bilindik aslında. Mutlu bir evliliği olduğunu sanan Aslı'nın bir telefon konuşmasıyla altüst olan yaşamı anlatılıyor. Tavsiye ederim..