Özel Günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özel Günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Haziran 21, 2020

Alper'in kitap şeklindeki 17. yaş pastası

Karantinadan dolayı okullar 12 Mart'ta eğitime ara verince Alper'i çok fazla kalabalıkta, apartman hapsinde! tutmak istemedik ve Haziran başında Babaannesi ve dedesinin yanına Didim'deki yazlığa götürdük. Ben haftada 2 gün işe gidip geri kalan zamanlarda evden çalıştığım için, eşim ise Mayıs ayı itibarıyla full-time işe döndüğünden doğum gününde maalesef Alper ile birlikte olamayacağımızı tahmin edip hediyesini önceden vermiş, kutlamıştık.

Ama 21 Haziran Pazar Alper'in 17. doğum günü ve bizim de hafta tatilimize denk geldiği için Cumartesi günü dayanamadık (eşim 4-12 çalıştığı için) gece 01:00'de yola çıkıp 24 saatliğine Didim'e gittik.

Alper kitap okumayı çok sevdiği hatta ufak ufak denemeler, hikayeler yazdığı için ona son dakika kitap şeklinde bir pasta yaptırmaya karar verdik. Hem bizi hiç beklemediği anda karşısında görecek hem de ona özel düşünülmüş bir pasta olduğu için de çok şaşıracaktı...
Tahmin ettiğimiz gibi de oldu!
Sabah 7'de evdeki herkes uyurken biz eve girip Alper'e sürpriz yaptık!
Dün akşam biz gelmiyoruz diye epey buruk uyumuş, o yüzden acayip sevindi...
17 yaşına da gelse anne-baba yanında olsun istiyor tabi çocuk...



Cumartesi günü gitmeye karar verince ben eşim işteyken Instagram'daki butik hesapları inceleyip yazışmaya başladım. Ertesi gün teslimat ve istediğim model konusunda anlaşınca bu hesaptan sipariş verdim.



Neyse ki pasta tam istediğimiz gibi oldu.
Alper'de çok sevdi...
Bu yazıyı da ilerde bize hatıra kalsın diye yazmak istedim.

Nice yaşlara oğlum...

Perşembe, Haziran 21, 2018

Game of Thrones'lu duğum günü pastası

Alper'in 15. yaş pastası çok sevdiği dizi olan Game of Thrones'tan Jon Snow ve kurt köpeği Ghost oldu bu sene...
 

Pazartesi, Ekim 23, 2017

Bolu - Abant ve Gölcük gezisi

26 Ağustos'ta 17. evlilik yıldönümümüzü geçirmek için eşimle baş başa Bolu - Abant'a gittik ama ancak yazma fırsatı bulabiliyorum.

Burayı bazen çok ihmal ediyorum ama yine de benim için bir anı-arşiv olduğu için geç de olsa paylaşmak istedim.
Hem Bolu'nun zamanı olmaz ki...
Her mevsim güzel...
Bir de kışın gitmek lazım!

Bu Bolu'ya ikinci gelişimiz.
Daha önce 2015 Mayıs ayında Alper ve eşimle birlikte gelmiştik.
Merak edenler için onun yazısı da burada...



Yıldönümü selfi'si...



17 yıl sonra bile beni güldüren ve bu güzel kareleri çeken kocama teşekkürler...



İzmit ile Bolu Abant arası 1.5 saat falan sürüyor.
Daha sık gelmek lazım aslında ama her zaman fırsat bulamıyoruz işte...





Sevdiğim tüm kolyeleri takıp gelmişim...





Bu sırt çantasını Bodrum Palmarina'daki Beymen'de görmüş ve çok sevmiştim.
Beymen'in üzeri emojilerle süslü Bemoji koleksiyonuna ait.
İndirime girmesini bekleyip aldım tabi ki!



Göl manzarası eşliğinde aşk pozu ♥



Gölün etrafını at arabalarıyla da gezebiliyorsunuz ama biz hayvanlara eziyet olarak gördüğümüz için göl kenarında yürüyüş yapmayı tercih ettik.



Gölün çevresinde çay bahçesi ve kafeteryalar mevcut.
Biz çay keyfi yaptık. Çok da lezzetliydi...



Manzarayı arkama alıp bir poz daha çektirdim tabi...



Konaklama için göl çevresinde Büyük Abant ve Abant Palace adlı iki büyük otel var.
Onun dışında da onlarca butik otel mevcut.
Biz Abant Palace Taksim International Otel'de kaldık.
Odalar klasik döşenmiş, geniş ve temizdi. Yemeklerini de sevdik.
Arap turistler burayı da keşfetmiş. Baya bir kalabalıktı.



Abant yolu oldukça keyifli...

Abant'tan sonra 25-30 dk mesafedeki Gölcük'e geçtik.
Bana göre Abant gölünden daha güzel bu yapay Gölcük gölü...



















Kocacım göl manzarasını çekerken ben de onu çektim...





Bizim için oldukça keyifli, romantik bir iki gündü...
Yeni yerlerde, yeni yazılarda görüşmek üzere...

Perşembe, Aralık 31, 2015

Mutlu seneler...

2015 ülkemiz açısından pek de aydınlık bir yıl olmadı maalesef :(
Bir sürü tatsız olay yaşadık, kayıplar verdik, eksildik...



Neyse ki bana ülkemize davrandığı kadar kötü davranmadı 2015...
Kişisel anlamda hayallerimin bir çoğunu gerçekleştirdiğim, büyük kayıplar yaşamadığım, huzurlu bir seneydi.
Ufak tefek sağlık sorunları yaşadık ama onların üstesinden de gelmeyi başardık.



Bu fotoğraflar aile arasında yaptığımız bir kutlamadan...
Hepimizin pastası ayrı telden çalıyor ama benim daimi favorim çilekli pastalar.



İnşallah yeni yılda böyle kutlamaları daha çok yaparız.



Dilerim 2016 yılında barış tüm topraklarda hüküm sürer, hepimizin kalbine değer.
Mutlu seneler...

Salı, Ekim 06, 2015

Yolun yarısı dedikleri!!

Yolun yarısı dedikleri yerdeyim!
35 yıla ne çok şey sığdırdım.
15 yıl evlilik, 12 yıl annelik, 18 yıllık çalışma hayatı, 8 yıllık iki blog ve nice güzel an, anı...
Sözü fazla uzatmaya gerek yok!
Cahit Sıtkı Tarancı özetlemiş bence durumu!
E iyi ki doğdum o zaman ♥

Otuzbeş yaş

Yaş otuz beş yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu, 
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında. 

CAHİT SITKI TARANCI

Çarşamba, Ağustos 26, 2015

15.yıl

15 yıl önce tam da bugün "evet" dedik birbirimize...
Söz verdik...
Önce sevgili, sonra karı-koca, ardından da anne-baba olduk...
Biliyorum ki takılsam tutar, düşse kaldırırım...
Dile kolay onca sene aynı yastıkta, yan yana, el ele...



Ve,
İyi ki!

Nice yıllara...

Pazartesi, Mayıs 25, 2015

Yeni kokum; Christian Dior Pure Poison

Yeni kokum; oğlumun "Anneler Günü" hediyesi Christian Dior'un Pure Poison parfümü...
Kozmetik marketlerde sık sık kokladığım ama itiraf ediyorum ki pek pahalı bulduğum için almadığım bir parfümdü Pure Poison.
Neyse ki sonunda benim oldu...



Nasıl bir koku derseniz masum, zarif ve gizemli kadının kokusu diye lanse ediliyor!
Oldukça kalıcı,temiz ve oryantal bir koku...

Üst Notalarda tatlı portakal, mandalina, bergamot, yasemin; orta notalarda portakal çiçeği, gardenya; alt notalarda sandal ağacı, sedir ağacı ve amber var.

Ben çok sevdim!
Yeni koku arayışındaysanız denemenizi tavsiye ederim...

Cumartesi, Haziran 21, 2014

İyi ki doğdun

11 yıl önce bugün dünyaya geldin, hoşgeldin, iyi ki geldin...
 Nice yaşlara oğlum..
 Sağlıkla, mutlulukla ❤️

Pazar, Mayıs 11, 2014

Anneler günü ♥

Ne çok duyardım annemden "anne olunca anlarsın" cümlesini...
Ergenlik yılları tabi..
Başımda deli bir rüzgar esiyor.
İçim kıpır kıpır!
Dünya benim etrafımda dönüyor sanıyorum, hayırları, daha sonraları asla kabul etmiyorum.
İlla benim dediğim olacak, hep bana hak verilecek, hep ben, hep ben...
Yıllar geçti, evlendim, "anne" oldum.
Ve anladım annemi!
Hem de çok çabuk...

Anneler günümüz kutlu olsun ♥

Pazartesi, Ekim 28, 2013

Pazartesi, Ekim 14, 2013

İyi bayramlar ♥

Sarmalar sarıldı, börekler, tatlılar hazır.
Hoşgelsin bayram..


Pazar, Ekim 06, 2013

Otuzüç

Pasta kesmelere, hediyelere doyamadım bu yıl!
Amannn ne güzellll :)



Dilerim 33. yaşım çok daha güzel olur diğerlerinden.
Daha çok güler, sadece sevinç gözyaşı dökerim...



Bol bol seyahat eder, alışveriş yapar, bol para kazanır ve huzur içinde yaşarım.
En önemlisi de tüm ailem, sevdiklerim ve ben hastalıktan uzak sağlıklı bir yıl geçiririz...

Not: Yeni yaşımın bana kazandırdığı güzelliklerden biri Momiji dünyasına adım atmak oldu!
Yeni tutkum bu! Koleksiyoner olmak istiyorum başarabilirsem...

Yukarıdaki şahane Birthdaygirl momiji de öteki yarım, kızkardeşimin hediyesi...
Çok cici değil mi?

Pazar, Temmuz 21, 2013

İyi ki doğdun Alper!

Çoook geç kalmış bir yazı bu!
Bir ay kadar hem de!!
21 Haziran'da 10. doğum gününü kutladı Alper.
Kocaman bir adam oldu...
Bir kaç cümle de olsa ona ve doğum gününe dair yazı olsun istedim blogda.



Karnıma ilk düştüğü andan itibaren dünyamı hep güzelleştirdi oğlum.
Daha anlamlı bakmaya, daha az hata yapmaya, daha anlayışlı olmaya, daha çok sevmeye başladım.
Hepsi onun sayesinde...
Varlığı ile dünyanın en büyük aşkını bana tattıran oğlum "İyi ki doğdun"...

Seni kelimelerin yetemeyeceği kadar çok seviyorum.
Annen...

Pazar, Mayıs 12, 2013

Anneler Günü ♥

Anneler Gününden bir önceki gece başladı Alper'in kıvranışları.
Odasında bana sürpriz hazırlığında olduğu çok belli!

Odama sakın girme, mecbur kalırsan kapıyı çal, yarın sabah sakın erken uyanma, uyanırsan sakın yataktan çıkma, bana yada babama seslen tamam mı anne? Beni duydun dimi anne? Sana çok güzel sürprizlerim olacak, çok aradığın ama bulamadığın bir şeyi bulduk babamla diye küçük ipuçları da verdi :)

Pazar sabahları erken uyanma adetim yoktur zaten.
10'da açtım gözlerimi baktım koca yatakta diil.
Mutfakta faaliyet var ama sesimi çıkaramıyorum!!

Alper'in ayak seslerini duyunca gözlerimi kapayıp beni uyandırmasını bekledim.
Güzel bir öpücük ve ANNE akrostişi ile yazılmış, içinde kalpler ve benim fotoğrafım olan bir kartla çıka geldi küçük adam.
Baba - oğul tepsi ile yatağıma kadar getirdiler en sevdiğim kahvaltıyı ♥





Eşim sağolsun tarif defterimi karıştırıp pancake yapmış bana!
İlk deneme olduğunu düşünürsek mutfağa daha sık girmesi gerektiğine karar verdim :)
Onun henüz haberi yok ama nasılsa bu yazıyı okuyunca görür ♥

Geç de olsa tüm anne ve anne adayı okuyucularımın, Blogger arkadaşlarımın ve biricik annelerinin Anneler Günü'nü kutluyorum.

Benim anneler günüm gayet keyifli geçti anlayacağınız.
Siz de durumlar nasıl?

Cumartesi, Ekim 06, 2012

33 mü oldum!

Doğum günüm bugün benim!
Ardımda bıraktığım koskoca 32 yıla dönüp bakıyorum da kahkahalarım, sevinç gözyaşlarım, umutlarım, hayallerim var.
Başardıklarım var cebimde, başaramadıklarım daha doğrusu henüz yapamadıklarım ise aklımın bir köşesinde.
Acılar var, gözyaşları var...
Hayalkırıklıkları, pişmanlıklar, keşkeler ve maalesef ölüm var...
Bir daha dünyaya gelsem değiştirmek istediklerimin yanı sıra benimle mahşere kadar gelsin istediklerim var.


Anne dediğinde içimi eriten, yanağıma kondurduğu her öpücükte sevgisini hissetiren bir oğlum, aşkla beni saran bir kocam var.
Ne yaparsam yapayım yanımda olacak, arkamda duracak, beni kollayacak bir ailem var.
Dertlerime ve mutluluğuma ortak olan dostlarım var.
En büyük hazinem onlar...

Ve sizler varsınız!
Birbirimizi hiç görmesek bile bir yerlerde, bir hayalde, bir anıda buluştuğumuz onlarca arkadaş.
İyi ki varsınız...
İyi ki doğdum!

Hepinize teşekkürler 

Pazar, Ağustos 26, 2012

Aynı yastıkta 12 yıl...

İyisiyle kötüsüyle aynı yastığa baş koyduğumuz 12 yıl...
Daha dün gibi oysa her şey!
Mobilyaları seçişimiz, gelinlik provalarına el ele gidişimiz...
26 Ağustos 2000'de "evet" deyişimiz...
12 sene geçmiş ama üstünden!
Nice yıllara...



Fotoğraf bu akşam baş başa gittiğimiz Didim D-Marin Yacht Club'deki kutlama yemeğinden...
Tatilimiz sürüyor hala...

Cuma, Haziran 29, 2012

İyi ki doğdun Eymen

Bu senin ilk doğum günün!
Kocaman gözlerinle meraklı meraklı bakıyorsun dünyaya.
Biraz şaşkın, biraz afacan, biraz da hınzırsın.
8 aylıkken yürümeye başladın ve inan o minicik halinle evin içinde gezinişin çok komikti!
Hele o küçük Emrah bakışın yok mu!
Tatlım benim...
Seni çok seviyorummmm.




İyi ki doğdun Eymen
Teyzen!
Anne yarısı 

Perşembe, Haziran 21, 2012

Alper'in 9. yaş günü...

Çoook önceden kutlandı aslında Alper'in doğumgünü...
Ama ben yayınlamak için asıl günün yani 21 Haziran'ın gelmesini bekledim.
Hayatımın en güzel, en önemli, en yaşanası günüydü ne de olsa o gün!



Alper büyüdükçe takımlara ve futbola karşı daha bir meraklı oldu.
Tuttuğu takim tabi ki Fenerbahçe.



Pastası da tabi ki Fenerbahçe temalıydı.



9 koca yıl, 9 güzel yıl, Alper ile dolu musmutlu DOKUZ yıl...



Masanın genel görünüşü ve mamaların bir kısmı...



Çorabından saate, toptan bilekliğe, formadan şorta kadar tepeden tırnağa Fenerli.
Doğma büyüme Fenerbahçeli olduğunu da düşünürsek normal değil mi?
Fenerium sponsoru anne ve babasıydı Alper'in :)



En sevdiği hediyelerden biri de kuzeni Işıl'dan gelen bu Helikopter oldu tabi!



Peçete ve su şişeleri Enhar'ın hazırladığı parti süsleri ile çok şirin oldu.

Doğumu ile dünyamı karnavala çeviren, sevinç gözyaşlarımın kaynağı, her rengi, her duyguyu ve en büyük mutlulukları yaşatan canım oğlum iyi ki doğdun.
Hafta sonunda yanındayım.
Seni çok ama çok özledim.
Annen...