Sünnet Hazırlıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sünnet Hazırlıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Ağustos 04, 2010

Oldu da bitti!

Başlıktaki size sıradan bir cümle gibi gelse de “oldu da bitti” kısmı epey geriyor anne - babayı. Ufacık bir operasyon aslında “sünnet” ama insan çocuğunu ameliyat önlüğü ile görünce bir garip oluyor. Ya bir aksilik çıkarsa diye endişeleniyor sonra da niye aklıma kötü şeyler getiriyorum diye kendine kızıyor. İşte böyle olunca da o 20 – 25 dakikalık bekleme süreci bir türlü geçmek bilmiyor. Ama ameliyathaneden yürüyerek ve de “çok kolaymış” diyerek çıktığını görünce zevkten dört köşe oluyor!
Hafifliyor birden…
Üzerimden nasıl büyük bir yük kaldı benim anlatamam size!
Son birkaç haftadır boşa çıktım resmen!
Yapılacaklar listemde {ki koca bir ajandaydı} çentik atılmamış tek bir madde bile kalmadı!
Neredeyse her şey planlandığımız gibi oldu bir de…
Ben mesut olmayayım da kim olsun!

Sünnet kıyafetleri içerisinde objektife poz veren bu yakışıklı ne sünnet olurken ne de evde geçen iyileşme sürecinde bir damla gözyaşı dökmedi biliyor musunuz?

Cesur yüreğim o benim!



Azıcık ucundan derken epey gitti!
Alışamadı yeni görünüşüne bir türlü hatta ilk gördüğünde “anne ne olmuş benim pipime” diye çığlığı bastı…
Hedefi tutturamaması, tazyikli işemesi de cabası ama ona da alışacak artık!
Eee erkek olmak kolay değil bizzat şahit oldum bende ama asıl sorun doktorun bize verdiği “ex” pipi parçası!
Ne yapacağız biz onu!
Göbek bağı gömülür, dişler çatıya atılır ama pipi parçası ne yapılır?
Bilen varsa söylesin yoksa ben başımın çaresine bakacağım!

Çarşamba, Temmuz 28, 2010

Merdiven ve kapı süsleme..

Sünnet hazırlıklarına başlarken kafamda bir dolu detay vardı..
Kocaman bir ajandayı sırf aklıma gelenleri yazmak için ayırıp bolca da not düşmüştüm.
Bunlardan biri de merdiven ve kapıyı süslemekti.
Önce yakındaki bir çiçekçiden yardım istemeyi düşündüm ama sonra kendim yaparım nasılsa diyerek 20 metre tül aldım ve başladım işe..



Kapının altından geçirdiğim kalın bir parça tülü arkadan tuturdum ve balonlarla süsledim. Ön kısmına ise konvoy için yaptırdığım süslerden bir tanesini bağladım.


Oturduğumuz apartman eşimin ailesine ait ve müstakil olduğu için merdivenleri de gönlümce tül ve renkli balonlarla süsledim. Misafirler ve özellikle de Alper çok sevdi tabi..

Salı, Temmuz 27, 2010

Sünnet sepeti..

Sünnet için hazırladığım takı yastığından burada bahsetmiştim. Şimdi de sıra geldi sünnet sepetine..

Beyaz kuştüyü ile kaplı bu sepeti kızkardeşim kına gecesinde kullanmak için almış ve hiç kullanmamıştı. Bende hem düğün salonunda gelen hediyeleri koymak hem de mevlid için yaptırdığım sünnet şekerlerini dağıtırken kullanmak için üzerinde ufak değişiklikler yaptım.



Sepetin ilk hali ve kullandığım malzemeler bunlar. İşe sapı silikon ile sabitleyerek başladım..



Gri sıra boncuklarla sapını sarıp tüm çevresine de yapıştırdım.



Ön kısmına ise fiyonk kondurdum!



Yılbaşı ağacından kalan süsleri de yine silikon yardımıyla yapıştırdım.
Çok zevkli bir çalışma oldu..

Cuma, Temmuz 23, 2010

Davetiye, sünnet şekeri ve konvoy süsü..

Evettt düğün biteli tam 20 gün oldu ve ben ancak yazabiliyorum detayları..
Devamı da gelecek!!
En keyifli düğün "sünnet düğünü" dedi geçenlerde bir arkadaşım.
Neden diye sorduğumda ise kız tarafı, erkek tarafı yok. Herşeye kendi başına karar veriyorsun da ondan deyince hak verdim bende..
En zevkli kısmı da bu zaten değil mi "karar vermek"..
İşte benim kararlarım!
Bakalım sevecek misiniz?

Davetiyeyi seçerken şirin bir şey olsun istedim ve bu modeli görür görmez sevdim.
Tüm davetiye kataloglarını inceledim ama aklım bundaydı hep..




Davetiyeye karar verdikten sonra konsepte uygun olacak diye yelkenli bir şeker düşünüyordum ama Şennur Şekerlerinin sitesindeki sünnet çocuğu şeklindeki modeli görünce fikrim değişti. Düğünün ertesinde yaptığımız mevlid'de konuklarımıza dağıttım bu şekerleri.

10 cm'lik bu şirin biblo Alper'e benzemiyor mu?



Konvoy süsü için klasikleşen isimli havlular, balonlar yerine herkesin evinde kullanabileceği farklı birşey yaptırmak istedim. Davetiye ve sünnet şekerini seçerken gözüm gümüş işlemeli bu kapı süsüne takıldı ve iyi ki yaptırmışım diyorum şimdi..

Çarşamba, Temmuz 21, 2010

Fotoroman!

Düğün fotoğraflarını yayınlamakta biraz!! geciktim değil mi?
İlk mürüvetimiz olduğu için heyecanıma verin lütfen!
Kendimi affetirmek için bol bol fotoğraf ekliyorum hemde en kocamanından :)
Hazırsanız başlıyorum :)



Evden çıkıyoruz..
Biz evlenirken {10 yıl önce} evden çıkarken yerden ışıklar saçmak, konfetiler patlatmak yoktu ama sünnete kısmetmiş! Herkesin gözü üstümüzde olunca ben utandım ama biraz..



Konvoy..



Arabadan indik ve ilk kare..
Ayakkabı {görünmüyor ama} ve çanta Kemal Tanca..



İlk dans..



Yakın plan..



Dans ederken konuşmayı da ihmal etmiyoruz! Gecenin kritiğini yapıyoruz sanırım :p



Düğün yemekli olduğu halde telaştan bir lokma birşey yiyemedim. Hatta düğün üzeri 1,5 kg verdim ama tatilde fazlasıyla aldım maalesef!! Pasta Alper'in isteği üzerine çikolatalı - muzluydu. Gece boyunca tattığım tek şeydi ve çok da lezzetliydi..



Kocaeli Bölge Tiyatrosundan gelen ekip çocukları en çok da Sünnet çocuğu olan Alper'i eğlendirdi..



Tek fotoğrafımı bulamadığım için kızkardeşim ile olanı ekliyorum. Elbiseyi nasıl buldunuz bilmiyorum ama Adapazarına gidip geldiğime değdi bence. Gelinliğimi de diktirdiğim Şengül Moda evinin sahibi Şengül ve Mehtap Hanım çok güzel bir işçilik çıkardılar yine. Hayırlı olsun demek için beni öpen herkes kulağıma "çok güzel olmuşsun" dedi. Bu da bana yetti zaten..

{Göğüs altından başlayıp tüm bedeni saran minik drapeler var fotoğrafta pek belli olmamış ama süper bir işçilik eseriydi. Sırtında da britlerden onlarca düğme vardı ki iliklemesi pek de zevkli değil! Elbisenin ön kısmına swarovski taşlarla tutturulan volanlar ile sırtındaki omuzdan başlayıp yere kadar inen tüller son provada eşimin önerisiyle eklendi. My Koo'ya da kocaman bir teşekkürrr. }



Makyaj..
Elbise lila tonlarında ve göğüs kısmı swarovski taşlarla işlendiği için ben makyajda gümüş rengini tercih ettim. Göz altlarına ise lila tonlarında simli liner ile renk verildi. Allık ve rujda gördüğünüz gibi abartısız..

Takı..
Elbisedeki işlemeler yoğun olduğu için swarovski taşlı sallantılı bir küpe tercih ettim. Yüzük olarak da Bvlgari alyansımı, eşimin hediyesi kelepçemi, tektaş kolyemi ve tektaş yüzüğümü taktım.



Saç ve makyajımı 10 küsür yıldır kuaförüm olan Suat Birer'de yaptırdım. Hafif bir makyaj ve sade bir topuz istediğim için sonuç beni mutlu etti. Hatta benden sonra da 3 kişi daha aynı topuzu istemiş! Ben de çok sevdim zaten..

Sünnet ile ilgili 1-2 detay daha var yazacağım..
Sormak istediğiniz birşey varsa yorum kısmına yazabilirsiniz.

Çarşamba, Haziran 30, 2010

Takı Yastığı..

Sünnet ile ilgili detayları yazmaya devam ediyorum.
Sünnet şekeri, konvoy süsü ve davetiyeyi yaptırdığımız yerde 1-2 takı yastığı görmüştüm ama bir gece için 40 - 50 TL vermek sonra da bir kenara atmak pek mantıklı gelmedi bana.

Sünnet koltuğu kiraladığımız yerdeki modelleri de sevmedim ve kendim yapmaya karar verdim.

Evde Alper'in bebek odasından kalan 40 cm'lik yastık içi vardı.
Beyaz renkte saten bir yastık kılıfı diktirdim ve evdeki altın rengi - gümüş kurdelalarla süsledim.



Silikon yardımıyla yastığın köşesine kurdelaları yapıştırdım. Ortasına yine evde bulduğum küçük bir çiçeği yapıştırdım.



Kullanım aşamasındaki hali bu!
Nasıl olmuş?



Not: Youmlara tek tek cevap veremiyorum ancak maillere bakma fırsatım oluyor. Bu ara çok yoğunum lütfen kusura bakmayın. Tatil dönüşü açığı kapayacağım...

Hamarat Diva'ya da azıcık mola veriyorum.
Fırsat oldukça yazacağım bloga..

Pazartesi, Haziran 28, 2010

Kına'dan..

Sünnet ile ilgili detaylara geldi sıra..
İlk durak "kına"...
Sünnet olmadan önce kına yakmak adettenmiş.
Biz de ana - oğul kınalandık tabi!



Alper'in kına seromonisini pek sevmediği fotoğrafa yansımış değil mi?



Bu kına tepsisini alana kadar epey dolaştım ama sonunda "kırmızı" olmayan bir tepsi bulabildim.
Çiçekleri görmezden gelin :)

Cuma, Haziran 25, 2010

Oldu da bitti MAŞALLAHHHHH..

Sünneti de atlattık çok şükür..
Hatta iyileşti bile Alper!
Neler oldu neler yaşandı derseniz; Alper yine bizi yanıltmadı derim size..

Eşim ile sünneti doktora mı yoksa sünnetçiye mi yaptırsak diye epey bir kafa yorduktan sonra hastanede lokal anestezi ile yaptırmaya karar vermiştik.
Salı günü 12:00 için randevu aldık üroloji uzmanından ve beklemeye koyulduk.
Bizdeki heyecan ve telaş Alper'de de vardı kuşkusuz.
Çocuk başına ne geleceğini bilmiyor sonuçta!
Hatta evden çıkarken "gitmesek mi anne yaa" bile dedi :(

Alper daha fazla stres olmasın diye tam vaktinde geldik hastaneye ve 5 dakikalık bekleme sürecinin ardından odaya aldılar bizi. Doktor ve hemşire neler olacağını anlattı ve anestezi için iğne yapıp 10 dakika daha beklettiler. 3 yerinden iğne yapıldığı için sadece iğne olurken "ayyyy" diye bir ses duyduk onun dışında çıtı bile çıkmadı Alper'in...



{Bu fotoğraftan 5 dakika önce Alper anestezi için iğne olmuştu. Rahatlığına maşallahhhh değil mi?}

Ameliyat önlüğünü giyip sünnet odasına girdiğinde bizde de heyecan tavan yaptı. 1-2 dakika sonra hastabakıcı gelip Alper'e söz verdiği için eşimi de çağırdı. Baba - Oğul içeride olunca ben daha bir rahatladım tabi. Aradan 15 - 20 dakika geçti baktım Alper yürüye yürüye "bu sünnet hiç de zor değilmiş anne" diyerek çıktı odadan. Doktor, hasta bakıcı ve hemşireler ne kadar akıllı çocuk maşalahhh dediler sürekli...

10 dakika daha bekleyip ayrıldık hastaneden. Eve geldikten sonra da pek ağrısı olmadı ama ilk çişini yapınca yaklaşık 1 saat sızlandı çocuk. Ağrı kesici şurup verip bolca üffff yapınca rahatladı biraz. Hatta bir ara "anne sünnet olmak zor değil de bu ağrı kötüymüş" dedi. 1 saatin sonunda ise tüm ağrıları kesildi. Gece de mışış mışıl uyudu..

Ertesi gün ise sargıları kendi kendine açılınca pansumana falan gerek kalmamış dedi doktor. Hiç bir sorun da yokmuş çok şükür...

Bunu da atlattık anlayacağınız. Zoru bitti. Hem de TEK damla bile gözyaşı dökmeden..

Şimdi sıra geldi en eğlenceli kısıma! Düğüne..

Çarşamba, Haziran 23, 2010

Vakit Geldi!

Siz bu satırları okurken ben çok uzaklarda olacağım diye başlamak isterdim söze ama “tatil” için erken daha!
Ben muhtemelen bu saatlerde yeni sünnet olan {dün} oğluma “üfff” yapıyor olacağım!
Alper büyük bir ihtimalle azıcık naz yapacak, arada somurtacak, güçlü görünmeye çalışacak ama pek beceremeyecek…
Offfff! Erkek olmak da zor yaaaa!
Dua edin hemen geçsin sünnetin izleri!
Fazla yıpranmasın, korkmasın, travma halini almasın…
Sağlıkla gelsin geçsin de ayrıntıları anlatmaya takatim kalsın!
Uykusuzum, yorgunum…
Şikâyetim yok her şey planladığım gibi gidiyor ama,
Neyse devamı daha sonra…
Şimdi müsaadenizle “üfffffleme” zamanı geldi galiba!



Pır pır atıyor kalbim!
Resmen heyecandan yazamıyorum.
Elim zar zor basıyor klavyenin tuşlarına…
Affedin!

Perşembe, Haziran 10, 2010

Kısaca..

Yoğunum yoğunum demekten bıktım ama hakikaten çok yoğun geçiyor bu ara günlerim.
İyice hız aldı işler..
Bir dolu şeyi hallettim bu arada ama hala sona gelemedik.
Bugün mobilyalar geliyor. Tv'yi geçen hafta almıştık onu da akşama kuracak servis..
Halılar yıkamada, tüller de seçildi.
Davetiye, konvoy süsü ve mevlid şekerini de beğendim.
Sonraaaa bir süredir aradığım şık ve rahat ayakkabıyı + çanta Kemal Tanca'da buldum tesadüfen. Kasaya gelince de "yeni" % 50 indirime girdiğini öğrendim. Daha ne olsun!!
Dün yine elbise provası için Adapazarındaydık dönüşte yatak odası için istediğim lambayı da aldım.
Arada size göstermek için fotoğraf çekiyorum ama bilgisayara yükleyecek vaktim bile olmuyor inanın..

Neyse bu kadar dedikodu yeter..
Ben işime döneyim artık :p