Coffee etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Coffee etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Şubat 01, 2025

Kahve adası yaptık

Biz ailece kahveye çok düşkünüz. Teras sezonu açılırken İkea'nın Förhöja tekerlekli servis arabasından yola çıkarak kendi kahve köşemizi tasarladık.
Merak edenler için genişlik 1 m, derinlik 45 cm, yükseklik ise 90 cm.

Pazartesi, Ocak 30, 2017

Starbucks'ın "sevgililer günü" koleksiyonu

Starbucks her yıl 14 Şubat öncesi "kalp" temalı bir sevgililer günü koleksiyonu çıkarıyor.
Birbirinden güzel mug'lar, tumbler'ler, termoslar yer alıyor bu seride.
Bende son 3 yıldır biriktiriyorum bu sevimli kupaları.



Kırmızı olan 2014, gold detaylı love yazan 2015, Starbucks logolu ve minik kalplerle süslü olan ise 2016 yılına ait.



2014'de bir de bu kırmızı kalpli termosu almıştım.
Acayip sıcak tutan, içi çelik oldukça memnun kaldığım bir modeldi.

Siz de benim gibi koleksiyon yapmayı seviyor musunuz?

Salı, Mart 01, 2016

Nescafe "mocha"

Nescafe'nin tekli paketlerini pek sevdiğim söylenemez ama bu "mocha" ya bayıldımmm.
Deneyin ♥
 

Pazartesi, Temmuz 06, 2015

Ramazanda en çok neyi özledim!

Ramazanda en çok neyi özledin derseniz tabi ki "kahve" derim!
En çok da sabah ayılmalarına yardımcı olan günün ilk kahveyi özledim.
Peki ya siz?

Cumartesi, Mart 21, 2015

Starbucks'ın "Sevgililer Günü" koleksiyonundan kendime hediye

Taslaklarda kalmış, epey gecikmiş bir yazı...

Kendine hediye almayı sevenlerdenim ben!
Kahve düşkünü olduğum için de sık sık yolum Starbucks'a düşüyor.
Bazen öyle güzel tasarımlar yapıyorlar ki "hayır" diyemiyorum!



Sevgililer Günü için çıkardıkları bu kırmızı "aşk" temalı termos ve porselen kupaya bayıldım tabi ki!



Oturma odasında aksesuarlarım kırmızı ve beyaz ağırlıklı olduğu için evin temasına da çok uydu bu kupa :D



Ben bu yazıyı yayınlayana kadar Starbucks pastel pembe bir termos-bardak daha çıkarmış!
Hadi ben onu almaya gidiyorum!

Mutlu haftasonları...

Çarşamba, Mart 04, 2015

Coffee Mate ile #keyfiköpürt

Kahveyi ne kadar çok sevdiğimi biliyorsunuz!
Geçenlerde Nestle Coffee Mate'in yeni çıkardığı köpüklü kahve kremasını denedim.



Paketin üzerinde 3 tatlı kaşığı ile ideal köpük olacağı yazıyor.
Benim için 3 tatlı kaşığı "oldukça" fazla maalesef :(



Ama ben yine de vaat ettiğini yapıyor mu diye denedim ama paketin üzerindeki köpüğe ulaşamadım!
bkz; üstteki görsel...







Köpüklü kahve içmeyi kafama koymuştum bir kere!
O yüzden 1-1,5 tatlı kaşığı kahve kremasını sıcak suda eritip Tchibo'nun pilli süt köpürtücüsü ile bir kaç saniye içinde güzel bir köpük elde ettim.

Bu halini klasik Coffe Mate kahve kremasına göre daha yumuşak içimli buldum.
Lezzetini de sevdim.

Sizin favori kahve kremanız hangisi?
Ya da en sevdiğiniz kahve?

Salı, Kasım 25, 2014

İkea çelik mutfak rafı...

Biz kahve düşkünü bir aileyiz!
Özellikle Türk kahvesi olmazsa olmazımız.
Keyif kahvesi, sabah kahvesi, akşam kahvesi derken sürekli kahve kokusu gelir mutfaktan.
Ben de kiler sepetinden kahve ve şeker kavanozu çıkarıp kaldırmayı yorucu bulduğum için İkea'dan bu çelik rafı ve kavanozları aldım.
Kavanozlar sıkı kapandığı için kahvenin tazeliğini uzun süre koruyor hem.
Sık kullanılan malzemeler elinin altında olmalı insanın değil mi?
 

Çelik rafın altına ise Tchibo'nun yeni yıl temalı kurabiye kavanozlarını koydum.
Böyle çok daha eğlenceli oldu sanki...

Pazar, Nisan 20, 2014

Sabah kahvesi..

Kahvesiz güne başlayamayanlardanım ben!
Önce kahve ardından oğlumla baş başa güzel bir Pazar kahvaltısı.
Mutlu haftasonları ♥



Kupa; Cath Kidston 
Kaşık; Sabre Paris

Pazartesi, Şubat 24, 2014

Böğürtlen Kışı

Bazı kitapları okurken sonunu çok merak etseniz de, hiç bitmesin istersiniz ya, "Böğürtlen Kışı" da öyle bir kitaptı benim için.
Vera ve oğlu Daniel Ray'ın başına neler geldiğini deli gibi merak ettim ama yine de yavaş yavaş okudum.
Kimi zaman Vera kimi zaman Daniel oldum.
O kadar güzeldi ki, o kadar sarstı ki beni..
Belki anne olduğum için, belki bir oğlum olduğu için bu kadar derinden hissettim bilmiyorum ama çok etkilendim Böğürtlen Kışından.



Bu kitabı sevince Sarah Jio'nun Türkçe'ye çevrilmiş diğer kitapları Mart Menekşeleri ve Yağmurdan Sonrayı da çok merak ettim.
Instagram'da mutlaka okumalısınız diye yorumlar okuyunca da o hızla hemen online sipariş verdim.
Bakalım aynı etkiyi bu iki kitapta da yakalayabilecek miyim?



Eğer hala okumayan varsa Böğürtlen Kışını şiddetle tavsiye ederim.
Mutlaka, ama mutlaka okuyun..

Pazar, Ocak 26, 2014

Ayrılmaz ikili! Nescafe Classic & Nestle Coffee-Mate

Herkesin hayatında bir ayrılmaz ikili vardır.
Benim ayrılmaz ikililerimden biri, Nescafe Classic ve Nestle Coffee-Mate!
Geçenlerde #fikrimuhim 'den bu #ayrılmazikili pakedini aldım.
Bir kısmını ofiste arkadaşlarımla birlikte tükettim geri kalanını da evde keyifle içtik.
Ki zaten bizim evin olmazsa olmazıdır Nescafe!



Bazen Classic bazen Gold o an canım ne isterse, nasıl isterse...
Ama mutlaka sütlü.
Süt dediysem de Coffee-Mate'den bahsediyorum.



Eskiden sade içerdim şimdi ise sütlü hatta bol sütlü içiyorum.
İnsanın zevkleri değişiyor zamanla.



Siz kahvenizi neyle ve nasıl alırsınız?

Pazar, Kasım 03, 2013

Bugün..

Pazar dediğin durmak demektir bazen!
Uzun uzun bakmaktır aynı yere..



Küçük kahve molaları, kitap okuma seansları, dergi karıştırmaktır..



Ve ilham almaktır bol bol..

Keyifli pazarlar 

Cumartesi, Temmuz 20, 2013

Alaçatı'da bir gün...

Yaz tatili bitti ama anlatacak o kadar çok şey var ki!
Ramazan sebebi ile üzerimdeki rehaveti atlatıp teker teker yazmak istiyorum.

2-3 yıldır yaz tatillerini Didim'deki yazlıkta geçiriyoruz.
1 ay gibi uzun bir tatil olunca da insan ister istemez çevredeki turistik mekanları merak ediyor.
Geçen yaz bir türlü fırsatını bulamadığımız Alaçatı'ya bu sene nihayet gidebildik.
Didim ile Alaçatı arası araba ile yaklaşık 2,5 saat sürüyor.
Biz sabah erkenden yola çıktığımız için kahvaltyı orada yaptık.
Alaçatı merkeze yakın araç park edeceğiniz çok fazla yer var.
Bizi arabayı bıraktıktan sonra şirin sokakları turlamaya çıktık.
Eğer fotoğraf çekmek istiyorsanız mutlaka sabah gidin.
Alaçatı'nın hızlı bir gece hayatı olduğu için sabahları sokaklar tenha oluyor ve rahatça fotoğraf çekebiliyorsunuz.
Akşam üzeri adım atacak yer bile bulmak zor olduğu için deklanşöre basmak neredeyse hayal!



Kahvaltıyı Sakızlıhan'daki Butik Otel 7'de yaptık.
Kahvaltısı klasikti ama kahvesi nefisti!
Her gün mutlaka bir fincan Türk Kahvesi içiyorum ama Alaçatı'da bu sayıyı abarttık galiba!



Butik Otel 7'nin bahçesinden bir kaç kare...





Mavi ve beyaz...
Ahşap masa ve sandalyeler, danteller...



Alaçatı sokaklarının en tenha hallerinden biri bu..
Gece boyunca eğlenen tatilciler derin bir uykudalar!



Eşim ve oğlum Alaçatı'yı keşfederken ben bir sürü fotoğraf çekiyorum.



Ahhh kapılar!
Ah o kapılarrr, pencereler, cumbalar.
Kim bilir kimler baktı o pencereden, kimler çaldı bu kapıları...
Kim aşık oldu o kapının ardındakine, kim aşk acısı çekti onu her gördüğünde...



Fotoğraf çekmek, sıcakta dolaşmak bizi biraz yorunca azıcık soluklanmak için Cafe 1850'de limonata molası verdik!
Buzz gibi, ev yapımı...





Bu iki kalpli yüzük Alaçatı pazarından.
Pek bir renkliyim 



Alaçatı'ya gece yeniden döneriz diyerek Çeşme merkeze geldik.
Marina'da biraz dolaştıktan sonra sahile geldik.



Ilıca plajında eşim ve oğlum yüzdüler biraz.
Ben üşendim açıkçası...
Didim'den sonra Ilıca'nın suyu pek bir sıcak gelmiş bizimkilere.
Alper doğmadan önce bir kez gelmiştik Ilıca'ya.
Yıllar sonra gelmek hem de üç kişi pek keyifliydi.



İzmir'e gelmişsen mutlaka Kumrucu Şevki'ye uğra demişti Elçin.
Söz dinlerim ben.
Nefismiş hakikaten!
İzmit'te kumru diye kandırmışlar bizi yıllarca :)

Çeşme'de biraz vakit geçirdikten sonra yeniden Alaçatı'ya geldik.
Alaçatı'nın gecesi bambaşka...
Kalabalığı, müziği ve eğlenmeyi sevenler için çok güzel bir yer.
Söyledikleri kadar pahalı da gelmedi bize.
Ucuz değil ama korkulacak kadar da yok yani!

Kısacası biz ailece çok sevdik Alaçatıyı.
İlk fırsatta yeniden gidelim diye planlara başladık bile.
Bakalım ne zaman kısmet olacak...

Tatil yazılarının 'anılarının' devamı gelecek...

Çarşamba, Haziran 26, 2013

Kahvaltı..

Tatil sebebiyle minik minik yazılar ekleyebiliyorum bloga...
Hiç ses vermemekten iyidir değil mi :D



Bazı sabahlar canın sadece kahve ve bisküvi ister ya hani öyle bir sabahta 'oreo' denen şu meşhur bisküviyi denedim.
Negro'nun bilindik tadından sonra pek güzel gelmedi bana..
Siz denediniz mi, haberiniz var mı Migros'larda satılmaya başlayan bu 100 yıllık efsanevi bisküviden?

Pazar, Nisan 21, 2013

Pazar dediğin...

Pazar dediğin bazen gezmek, yemek, içmektir sadece...
Herşeyi unutup...

Perşembe, Nisan 04, 2013

Kahve olmadan asla!

Bu blogun sevgili takipçileri benim kahve düşkünü olduğumu bilirler.
Günün kahvesinde Starbucks'ın kar tanesi kupası eşlik ediyor bana.
Kırmızı tealight'lar ve mum kasesi son ikea çıkarmamızdan...

Çarşamba, Şubat 27, 2013

Kahve mi salep mi?

Uzun ve soğuk kış gecelerinde size ne eşlik eder?
Kahve mi, çay mı, yoksa salep mi?
Benim tercihim genelde Latteden yana olur ama kocacık salepçidir...
Peki ya siz?

Cuma, Haziran 22, 2012

Bu gece...

Aşkın rengi kırmızı..
Birbirine kur yapan iki serçe..
Ve yanında bol köpüklü iki Frappe..
Buzzz gibi!



Cumartesi, Haziran 16, 2012

Yalnızlık menüsüne devam!

Yalnızlık bitti artık!
Alpersiz ve kocasız ilk günü burada paylaşmıştım.
Şimdi sıra diğer günlerde...

 

2.gün...
Actifry'de yağsız pişirilmiş kabak, patlıcan, yeşil ve kırmızı biber.
Üzerine domates sosu hazırladım.
Söğüş domates ve arpacık soğan eşliğinde...



3.gün...
Nutricook'da pişirdiğim nefissss taze fasulye.
Çok lezzetliydi!
Salata ve yoğurt eşlik etti bu menüye...



4. ve son gün...
Yarım kilo taze fasulyeyi bir günde bitiremedim tabi.
2. güne de kaldı.
Cacık ve karpuz eklendi bu defa yanına...



Frappe!
Bunu da Twitter'da Wear a Smile blogunun sahibi Ahsen'in gaza getirmesi ile hazırladım.
Nefisss olmuş 

Bana bu yolculukta eşlik eden İkea tepsime ve beyaz yemek takımıma sonsuz teşekkürler!

Pazar, Mayıs 20, 2012

Bol kalori içeren bir post!

Bazen unutmak, bazen mutlu olmak, bazen doymak, bazen de sırf can sıkıntısından yemek yer insan!
Diyet yapanlar, hamileler bakmadan önce bir düşünsün bu posta!
Bol kalori içermektedir!

Kıştan beri taslaklarda bekleyen ve giderek artan görselleri ile beni zora sokan bir yazı oldu bu!
Basenlerime ve göbeğime yerleşen kiloların sebebi aşağıdadır!!



Atom diye boşuna demiyorlar buna değil mi?



Kola içmeye ara verdiğim bir akşam...
Anladım ki kuruyemiş ile portakal suyu iyi gitmiyormuş!!



Ofisteki kızlarla erken yılbaşı partisi yapmıştık.
Klasik bir menü işte!



Klasik kekimi Dr. Oetker'in glazürlü sosu ile süsledim.
Pek güzel oldu...



Tiramisu'yu çokkk ama çok sevdiğimi söylemiş miydim?



Soğuk havaya aldırmadan Gölkaypark'ta çay keyfi...



Yılbaşı menüsünden bir kare daha!
Muzlu pastam...



Muffin Alper'in beslenme çantasında olmazsa olmazı!



Gecenin bir vakti pastaneye giden ve bulabildiği en güzel profiterolu alan koca, aşksın sen!



Kahve sever blog sahibesinin vazgeçilmezlerinden biri Lavazza Latte...



Ortaokul yıllarında muzlu rulo pasta alırdık arkadaşlarla okul çıkışı...
O pastanın tadı hala damağımdadır!



Kahve Dünyası da favori kahve mekanlarımdan biri...



Lahmacun, kebap yemesi sevap!



İkea evimizin herşeyi!



Frambuazlı pastayı asla hayır demem!
Diyemem :)


























Hoşgör'de antrikot tabağı...


























Dışarıda yemek yiyeceksek Alperciğimin tercihi daima Urfa Kebap'tır.


























Sucuklu pideyi severim!
Ya siz?