12 Mayıs 2010 Çarşamba

Aşk Kaç Kişilik?

Sizce aşk kaç kişilik?

Birden bire aklıma düştü bu soru! Kulağımda çalan şarkı sebep oldu aslında…

Hangisi mi?

“Aşk İki Kişilik”

Ezginin Günlüğü diyor ki son albümü Eski Arkadaş’ta; ölümdür yaşanan tek başına, aşk iki kişiliktir



Genel kanı bu da, sahiden öyle mi?

İyi düşünün!

Bana kalırsa aşk “tek” başına yaşanıyor.

İki kişinin yaşadığı ise aslında “gönül ortaklığı”

Çünkü insan en büyük, en coşkulu aşkı yüreğinin derinlerinde yaşıyor. Kendi içinde çoğaltıp zamanı geldiğinde de yine son noktayı kendi içinde koyuyor.

Bunu yaparken yanımızda kim var?

Mantığı devreden çıkarıp aşkın peşinden giderken yalnız değil miyiz?

Aşkın kusurlarını görmezden gelip yürekteki duyguyu körüklerken yine tek başına değil mi insan?

Eee o zaman nerde bunun “karşı” tarafı?

Nerede ikinci kişi…

Peki ya aşkı yaşarken acıları kanatıp sona gelince mantığı devreye sokmayı nasıl başarıyoruz? Nasıl da perde kalkıyor gözümüzden!

Bunları düşününce aşkın “tek” başına yaşandığına inanıyorum işte!

Aşkı insan kendi içinde, tek başına yaşıyor.

Ve yüreğinin derinlerinde saklayıp zamanı gelince sandığın en kuytu köşesine kaldırıyor…

O yüzden de tek kişilik!

Ve hatta çoğu zaman ikinci kişiye yer yok!

Şarkının sonunda da diyor ki; gülüşü bir yabancının çalmıştır senden sevdiğini... Severken hiç bir böcek, hiç bir kuş yalnız değildir...

Peki size aşk kaç kişilik?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız için TEŞEKKÜRLER...


FLAME