Hamilelik dönemini de sayarsak 10,5 yıllık bir anneyim ben.
Kitabı okurken epey eskilere döndüm, yeniden yaşadım hamilelik serüvenimi sanki...
Tuba Ünsal; kendisi gibi gezmeyi, eğlenmeyi seven özgür hamilelerin annelik serüvenine eşlik etmek, onlara yalnız olmadıklarını göstermek için kaleme almış bu kitabı...
Ve başarmış da!
Klasik hamile kitaplarından çok farklı anı türünde, hamilelik biyografisi tadında bir hatırat olmuş.
Ben sıkılmadan okudum.
Hamile bir kadının serzenişleri, iç çekişmeleri, yaşadığı duygusal - gelgitler çok tanıdık geldi bana...
Kitabın arka kapağında; "İnişlerle ve çıkışlarla dolu kariyerimin bir noktasında 'dur' deyip bir ara çocuk yapacağımı biliyordum. Ama o gün geldiğinde, neler yapmam gerektiği ile ilgili hiçbir fikrim yoktu. Tamam, çocuklarla iyi anlaşıyorum ama bunun dokuz ay karında taşıması var. Eve postayla göndermiyorlar nitekim. Eee, dokuz ay taşımakla da bitmiyor. Beslenmesi, uykusuzluğu, düzenli hayatı... Bir sürü, bir sürü değişken! Ama olsun, benim sevecen, sabırlı, tatlı bir anne olma ihtimalim de yüksekti. Yoksa değil miydi? Yoksa çocukları çok sevmek yeterli değil mi? İşte bütün bu karmaşaya geliştirdiğim çözümler, günbegün bu kitapta hayat buluyor!" diye yazmış Tuba Ünsal.

.jpg)
