Anne olmak bazen öyle zor ki!
Mesela bu sabah..
İşe gitmek için hazırlandım, My Koo çoktan gitmişti..
Saat 8.30 civarı..
Banyoda elimi yıkıyorum..
İçeriden Alper'in sesi geldi
orada kim var diye..
Aşkımm uyandın mı diye yanına koştum. Yüzündeki tebessümü tarif etmem imkansız!
Annneee evdesinnn deyip sarıldı boynuma..
Daha gitmedim hazırlanıyorum, dedim..
Öpüştük, sarıldık sıkıca..
Bundan sonra hep erken yatıcam sabahları seni görmek için, dedi..
Böyle sabahlarda işe gitmek o kadar can sıkıcı ki anlatamam size..

Daha bitmedi!
Öğlen okula gitmek için Alper yanıma geldi..
Geçen hafta öğretmenleri raporluydu. Yokluğunda uslu durdukları için çocuklara söz vermiş oyun parkına götüreceğim diye..
Okul saati 13:00 - 17:15 arası..
Oyun parkına ise 13:30'da veliler bırakıp 15:30'da alacaklarmış..
Hatta öğretmen veliler veya bir yakınınız beklerse çok sevinirim demişti..
Bende kızkardeşimden rica ettim Alper'i o götürecekti..
Ama bizimki son anda pürüzlük çıkardı!
Sen götür diye tutturdu..
Gözlerinden yaşlar akıyor..
İşten çıkmam o anda çok zor ama gelde çocuğa anlat..
Uzun süre dil döktüm ve çok mutluyum anne diye giderken bile gözleri yaşlıydı..
İşte böyle anlarda anne olmak,
Çalışan bir kadın olmak
Öyle zor ki!
Şeytan neler diyor bir bilseniz..
Not: Fotoğraf haftasonundan. Benim 15 - 16 yaşında walkman'im olmuştu ama Alper'in 6 yaşında mp3 çaları var. Geçenlerde babası kendisine almış ama küçükbey el koydu. Alışverişe giderken bile kulağından çıkarmadı. Müzikle birlikte bağıra çağıra şarkı söyledikçe biz gülmekten öldük ama belli edemedik tabi. Yeriz fırçayı sonra! Ağlayan Pasta'yı da Alper çok seviyor. Anne - Oğul birlikte yaptık. Tarif ise
burada..