30 Kasım 2017 Perşembe

Kozmetik Seçiminizi Neye Göre Yapıyorsunuz?

Kadınların dünyasında kozmetik ürünlerin yeri apayrıdır. Makyaj yapmayan ya da cildine bakmayan bir kadın bile en azından el kremi kullanır. Yani istisnasız herkes aslında kozmetik ürünleri kullanıyor. Ancak benim çevremde gördüğüm bir hata var. Markalar yeni ürünler hazırlıyor ve kozmetik alanında aslında çok büyük değişimler yaşanıyor. Buna rağmen insanların seçimleri nedense hep aynı. Yeniliklere açık değiller. Hepsinden önemlisi, içeriğine bakmadan, ambalaja göre seçim yapılıyor!



Bazı markalar artık kimyasal maddelere ürünlerinde yer vermiyor. Örneğin Yves Rocher yeni ürün serilerinde neredeyse sadece bitkisel içerikler kullanıyor. Bu yüzden benim kozmetikte tercihim Yves Rocher markasıdır. Bir anlamda cildimi bu markanın ürünlerine emanet ediyorum da diyebilirim. Fakat kendi arkadaşlarım arasında bile halen paraben, renklendirici, silikon gibi cilde zararlı maddeler içeren ürünleri kullananlar var.


Cildinizi emanet ettiğiniz ürünlerin içeriklerine ne kadar dikkat ediyorsunuz, bilmiyorum ama bence herkes önce o ürün nelerden yapılıyor, buna bakmalı. Örneğin katalog üzerinden satılan ve kozmetik mağazalarında satışı yapılmayan markalar da var. Bu markaların ürünlerini kullanan çok kişi var. Fakat ürünlerin içeriğini ancak ürünü satın aldıklarında, ambalajında yazıyorsa öğrenebiliyorlar. Oysa ben ürünü önce elime alır ve etiketini okurum.



Benim tercihim her daim bitkisel içerikler oluyor. Hayvansal ya da kimyasal maddelere yer veren markaların ürünlerini kullanmayı bıraktım. Bu yüzden gece kremi, gündüz kremi, göz kremi, makyaj temizleyici ve yaşlanma karşıtı maskem, hepsi Yves Rocher marka. Cildim artık eskisinden çok daha temiz ve duru görünüyor. Başımın belası olan aknelerden dahi kurtuldum. Daha önce Yves Rocher’nin ürünlerini denemediğim için hala ara ara kendime kızarım. Elbette bu kalitede ürünler hazırlayan başka markalar da var. Kalitesiz ve kimyasal içerikli ürünleri kullanmak yerine, cildinizi riske atmayacak markaların ürünlerini kullanmanızı öneririm. 



Çok sayıda markanın kozmetik ürününü denedim. Tabiri caizse, kaş yaparken göz çıkaran popüler markalar da biliyorum. Cildimdeki lekeleri yok etmesini istediğim için satın aldığım, gayet de pahalı bir krem lekeleri azalttı ama cildimde çok sayıda sivilce çıkmasına neden oldu. Sonradan içeriğine göz attım ve kullanmadan önce bakmadığım için de çok pişman oldum. İşte bu yüzden altını çizerek belirtiyorum, cildinize temas edecek tüm ürünlerde içeriğine bakın ve bitkisel içerikli ürünlerden şaşmayın. Çok pahalı olması o ürünün güvenilir olduğu anlamına gelmez. Doğadan size zarar gelmez ama kimyasal içerikler cildinize sorunlara neden olabilir. 

28 Kasım 2017 Salı

Kardeşim Benim 2

Mert Baykal’ın yönettiği filmin başrolünde Burak Özçivit, Murat Boz, Ferdi Sancar, Pınar Deniz ile Leyla Feray var. Kardeşim Benim Ocak 2016'da vizyona girmiş ve 2 milyondan fazla gişe hasılatı yapmıştı. Birbiriyle sürekli dalaşan iki ünlü kardeş Hakan ve Ozan’ın macerası yine devam ediyor.
İlk filmde biz epey eğlenmiştik ama bu film resmen hayal kırıklığı oldu.
Burak Özçivit ve Murat Boz hatırı sayılır hayran kitlesine sahip oldukları için filmde de bunun arkasına yaslanmışlar. Oldukça basit ve klasik bir hikayenin etrafına biraz yöresel şive koyup bu filmi çekmişler.
 
Yerli filmleri beyazperdede izlemeyi, sektöre destek olmayı seviyorum ama Kardeşim Benim 2 genel anlamda zaman kaybıydı bizim için...

Okulistik 5.Sınıf Argümanları

Eğitim sisteminin her gün yenilenmesinin ve gelişmesinin veli olarak beni derslere yardımcı olma noktasında ciddi anlamda yorduğunu fark ettim. Çocuğum henüz 5.Sınıf öğrencisi olduğundan derslerden çok çabuk sıkılıyor. Yalnız bırakıp destek olmasam ya ders çalışmayacak ya da ders çalışıyor gibi görünüp konu araştırma bahanesiyle bilgisayarda oyun oynayacak. İnternetten ders çalışmasını söylesem nasıl takip edeciğimi bilemiyorum. Yararlı ve zararlı milyonlarca içeriğin bulunduğu platforma çocuğumu yönlendirmekte pek güvenli gelmiyor. Dolayısıyla dersleri internetten önce benim dinlemem daha sonra çocuğuma anlatmam gerekiyor dedim ve başladım araştırmaya. Bir gün yine 5.Sınıf konu anlatımları dinlerken yetişkin bir birey olarak benim bile dikkatimi çeken Okulistik ile tanışmam tam olarak böyle oldu. Başlangıçta güvenemeyip dersleri yalnızca ben dinledim. Daha sonra video, görsel ve animasyonlarla hazırlanan dersler ciddi anlamda ilgimi çekti ve bunu bir şekilde en güvenilir hale getirerek çocuğuma izletmeliyim dedim. Sistemde gezinirken veli girişini görmem benim için dönüm noktası oldu. Tabletimden ya da telefonumdan ücretsiz bir şekilde çocuğumun sisteme girip girmediğini, görüntülediği içerikleri, uyguladığı testleri takip etmeye başladım. Her şeyden önce artık içim çok rahat. Bilgisayarı ya da tableti çocuğuma güvenle verebiliyorum. Çünkü veli giriş sistemiyle gerçekten ders çalışıp çalışmadığını ve başarı durumlarını online takip edebiliyorum.



5.Sınıf konu anlatımları materyallerinin MEB uyumlu olması haliyle okul başarısını da beraberinde getiriyor. Okula yardımcı kaynak olarak yeterli olduğunu düşünüyorum. En azından ben yalnızca bu siteyi kullanıyorum. Zaten materyalleri ve içerikleri görüntüleme sayısıyla derslerdeki başarı artışının paralel ilerleyişini gözlemlemek uzun sürmüyor. Benim dikkatimi çeken en önemli kısımlardan biri konu içerikleri oldu. Yalnızca 5.Sınıf konu anlatımları olduğunu düşünürken Etkinlikler, Konu Testleri ve Ödevler kısmının da olduğunu gördüm. 5.Sınıflar için konu anlatımı bölümünde Türkçe, Matematik, Sosyal Bilgiler, Fen ilimleri, İngilizce, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri bulunuyor. Konu anlatımlarından sonra konunun pekiştirilmesi için etkinlikler tasarlanmış. Öğrenci Konu anlatımını dinleyip etkinlikleri yaptıktan sonra konu testlerine geçerek kendini test edebiliyor. Kısacası bir öğrencinin ihtiyacı olan tüm içerikler sistemde mevcut.

22 Kasım 2017 Çarşamba

Mutluluk Zamanı

Dün akşam Şenol Sönmez’in yönettiği, Elçin Sangu, Barış Arduç ve Cengiz Bozkurt'un başrolü oynadığı Mutluluk Zamanı filmini izledik.
Kiralık Aşk dizisinde canlandırdıkları Defne ve Ömer karakterleriyle hatırı sayılır bir hayran kitlesi kazanan Elçin Sangu ve Barış Arduç o rüzgarın etkisiyle bu filme imza atmış.

Filmde kendi mükemmel hayatını kuran Mert ve tüm yaşamını geçmişi üzerine kuran Ada’nın hikâyesi anlatılıyor. Hikayedeki karakterler Defne ve Ömer'e epey benziyor. Güçlü, zengin ama yalnız bir erkek karakter. Abisine düşkün kız kardeş rolünde tam bir Defo var. Bence gişede filmin istenen başarıyı yakalayamamasının asıl sebebi ikilinin aşkının önüne Ada’nın abisi Tarık'ın hikayesi geçmiş olması...

 

Mutluluk Zamanı, Barış Arduç ve Elçin Sangu'yu birlikte beyaz perdede izlemek isteyenleri hayal kırıklığına uğratmayacak eğlenceli bir film olmuş. Sektörün gelişmesi açısından çok absürt olmadıkça yerli filmlere gitmeye çalışıyorum. Sizde fırsat buldukça sinemada yeni filmleri takip edin bence...

21 Kasım 2017 Salı

Saklama Rehberi

                                          

Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi? Eğer siz de benim gibiyseniz, birkaç temel gıda dışındaki hiçbir besin için net bir fikriniz olmadığına eminim. En basitinden, sizce elma ne kadar bir süre saklanabilir? Lezzetini, sertliğini ve tazeliğini yitirmemesi için ne yapmak gerekir? Oturup her besin maddesi için internette araştırma yapmanıza gerek yok: http://saklamarehberi.com, tüm bu bilgilere tek bir kaynaktan ulaşmanızı sağlıyor.

Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma tarafından hazırlanan (ve tamamen ücretsiz şekilde kullanılabilen) sitede; hamur işleri, süt ürünleri, meyveler, sebzeler ve et ürünleri ile ilgili merak ettiğiniz her bilgi yer alıyor. İlk olarak, tüm bu besinlerin ideal kullanım sürelerinin ne olduğunu, daha sonra da bu kullanım süresini nasıl uzatabileceğinizi öğreniyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi, derin dondurucu kullanmak tüm gıda maddelerin daha uzun süre dayanmasını sağlıyor. Ancak, örneğin karidesi derin dondurucuda saklayabilir misiniz? Peki ya yazın aldığınız, lezzetli ve sulu bir karpuzu derin dondurucuya koyup, kışın yiyebilir misiniz? Tüm bu soruların ve çok daha fazlasının cevaplarını Saklama Rehberi web sitesinde kolayca bulabiliyorsunuz. Hepsi bu kadar değil: Sitenin “Alternatif Bilgiler” bölümünde, evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden lezzetli tarifler yer alıyor. Evde nasıl mocha yapabileceğimi, meyvelerin kararmasını nasıl önleyebileceğimi, hatta unsuz kekin nasıl yapılacağını bile öğrendim. Laf aramızda, kot pantolonların derin dondurucuda temizlenebileceğinin de haberdar oldum! (Kotu fırçaladıktan sonra bir poşete koyup derin dondurucuda 1 gün boyunca bekletiyorsunuz.  Şaşırtıcı, değil mi?)

Türkiye’nin ilk gıda saklama rehberi olan http://saklamarehberi.com, beni şaşırtacak ölçüde bir içeriğe sahip ve her birini okumaktan büyük keyif aldım. Eğer sizin de bir derin dondurucunuz varsa, bu siteyi muhakkak ziyaret etmelisiniz. Derin dondurucunuz yoksa bile gıdaları nasıl daha sağlıklı tüketebileceğinizi, ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi ve basit, pratik, lezzetli tarifler ile ipuçlarını Saklama Rehberi web sitesinden öğrenebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

15 Kasım 2017 Çarşamba

Ayla

Türkiye'nin gündemine oturan ve kulaktan kulağa yayılarak 3 haftada 2 milyondan fazla izleyiciyle buluşan Ayla filmini bizde izledik tabi.
Can Ulkay’ın yönettiği filmin başrolünde İsmail Hacıoğlu, Kim Seol, Çetin Tekindor ile Ali Atay var.
Film 1950’lerde Kore Savaşına katılan Süleyman Astsubay ile savaşta ölen ailesinin yanında bulduğu ve Ayla adını verdiği Koreli küçük kızın sevgiyle beslenen gerçek hikâyesini anlatıyor.
Böyle sahici bir hikayeyi beyazperde de izlemek izleyiciyi perişan ediyor tabi.
Bana filmi izlemeden önce herkes "çok ağlayacaksın" dediği için sanırım ben fazla ağlamadım. Ki ben reklam filminde bile ağlayacak kadar sulu gözlüyümdür! Üzerimde oluşan baskıdan dolayı sanırım...
Ama çevremde kim izlediyse hep hıçkırıklara boğulduğunu söyledi.

 

Zaman zaman güldüren, oldukça sahici, sıcacık bir hikaye.
Türkiye'nin 2018 Oscar aday adayı...
Yolu açık olsun.
Filmin IMDB puanı da 9.2.
Mutlaka izleyin...

14 Kasım 2017 Salı

Tavsiye; Jombo Künefe

İzmit'te en iyi künefe nerede yenir deseydiniz size verecek bir cevabım yoktu!
Güzel yapan, canım künefe çektiğinde gidip yediğim yerler var ama hiç biri için mutlaka gidin diyemezdim!
Ta ki bu güne kadar...

Geçen Haziran'da açılmış ama biz yeni keşfettik Jumbo Künefeyi...
Künefeler gözünüzün önünde hazırlanıyor.
Ve masaya hem göze hem de damağa hitap eden nefis künefeler geliyor.
Siparişi verdikten 10 dakika sonra yenmeye hazır :D


Akşam 21:00 gibi gitmiştik ve bir 7-8 dakika masa boşalsın diye bekledik.
Her zaman böyle mi bilmiyorum ama epey kalabalıktı.



Masaya künefenin yanında kan şekerini düzenlemesi için soğuk süt, dilimlenmiş mevsim meyveleri ve kabuklu Antep Fıstığı geliyor.
Künefenin peyniri tabi ki Hatay’dan fıstığı Antep’ten, tereyağı da Urfa Siverek'den özel geliyormuş.



Tepsinin son hali de bu!
Neredeyse dibini sıyırdık yani :D
Ne kadar sevdiğimizi siz düşünün.
Çevremdeki herkese tavsiye ettim hatta ertesi gün deneyip beğenilerini iletenler de oldu.
Benim gibi künefe meraklıları için bloga da yazmak istedim.
Umarım dener ve seversiniz.

Tepsilerin porsiyonları 2, 4, ve 6'şar kişilik.
Biz 6 kişilik tepsi için 75 TL ödedik. 2 Kişilik tepsinin fiyatı ise 35 TL'ydi.
Kaymak ve Maraş Dondurma için de ekstra ücret ödüyorsunuz tabi.
Künefe dışında Kadayıf çeşitleri ve Katmer'de var menüde.
Onları da deneriz mutlak bir gün...

Adres: Yahya Kaptan Mahallesi, Şehit Ergün Köncü Sokak. No: 7, İzmit - Kocaeli
Tel: (0262) 333 33 31

9 Kasım 2017 Perşembe

Düğün mekanı arayanlar için DüğünBuketi.com

Yeni bir hayata adım atmayı planlayan gelin ve damat adayları, düğün hazırlığı yaparken fikir alabilecekleri çok fazla online içerik olmadığından şikayet ediyorlar. Ben de onlar için internette faydalı ve bilgilendirici kaynaklar ararken DüğünBuketi.com ’a rastladım.
Blogda zaman zaman düğün hazırlıkları, gelinlik trendleri ve damatlıklar üzerine ilham verici görseller içeren yazılar yazıyorum ama DüğünBuketi.com 'da bir düğün için ihtiyacınız olan tüm detaylar düşünülmüş ve hepsi farklı konu başlıkları altında bir araya toplanmış.


Sitede neler var?

DüğünBuketi.com düğün mekanlarını bir araya getiren ve çiftlerin firmalardan düğünleri ile ilgili fiyat teklifi almalarını sağlayan bir online platform. Sitede birbirinden güzel düğün mekanları, farklı düğün salonları, otellerin balo salonları, yemekli düğün mekanları ve nikah sonrası eğlence yapabileceğiniz bir çok alternatif yer mevcut. Düğün salonlarının yanı sıra kına ve nişan için de mekan önerileri var.

Sitede gelinlik ve damatlık modelleri, farklı balayı mekanları, romantik balayı otelleri, catering firmaları, düğün pastası, organizasyon şirketi, düğün davetiyesi, gelin arabası seçimi ve süslemelere  kadar bir çok öneri mevcut. Hatta ışık, ses ve sahne düzeninden müzik seçimine, dans şarkılarından giriş müziğine kadar en ince detaylar bile düşünülmüş. DüğünBuketi.com yurt dışında evlilik hayali kuran gelin ve damat adayları için de birbirinden romantik tavsiyelere yer vermiş. Düğün yerine nikah töreni düşünüyorsanız da nikah salonu, nikah şekeri ve davetlilere vereceğiniz hediye seçiminde farklı fikirler var. Nikah sonrası aile ve dostlarınızla birlikte şık bir yemek de düzenlemeyi düşünüyorsanız yine DüğünBuketi.com'a başvurabilirsiniz.


Sitede İstanbul, İzmir ve Ankara'nın yanı sıra tüm iller için farklı düğün salonu önerileri, düğün firmaları, organizasyon şirketleri mevcut.


Kır düğününden, havuz başına, tarihi düğün mekanlarından balayı otellerine kadar sitede bir çok farklı başlık var.


Sitede düğün organizasyon firmaları ile ilgili de detaylı bilgiler var. Düğün salonları hakkında genel bilgi, düğün salonunun kapasitesi, farklı görseller eşliğinde kullanıcılara sunuluyor.


Ayrıca sitede düğün hazırlık rehberi adı altında bir çok farklı içerik bir araya toplanmış.  Düğün fotoğrafı için farklı konsept fikirleri, fotoğrafçı seçimi için de siteden yardım alabiliyorsunuz.


Yeni makyaj trendleri, gelin makyajı için öneriler, temel gelin makyajı uygulamaları ile ilgili siteden yardım alabilirsiniz.


Sitede ışık, ses ve sahne düzeninden müzik seçimine, dans şarkılarından giriş müziğine kadar en ince detaylar bile düşünülmüş. 


Sadece evlenirken değil mezuniyet ve sünnet organizasyonları için de bu siteden yardım alabilirsiniz. Sitede doğum günü organizasyonları için farklı fikirler, 1 yaş partileri için farklı konseptler de bulabiliyorsunuz. Ayrıca açılışlar, Baby shower, bayi toplantısı, davet ve resepsiyonlar, kurumsal etkinlikler için de pek çok seçenek bulunuyor.


Site üzerinden fiyat teklifi alabiliyor, firmaların telefon numarasına ve iletişim bilgilerine de kolayca ulaşabildiğiniz için evlenmeden önce mutlaka www.dugunbuketi.com 'a bir göz atın.

2 Kasım 2017 Perşembe

İclal Aydın'dan Unutursun...

İclal Aydın'ı yıllardır çok beğenerek takip ediyorum.
Onun doğum yaptığı dönemde ben oğluma hamile olduğumu öğrenmiştim.
İzmit'e geldikçe sahnelediği gösterileri izledim bu sayede kuliste tanıştık.
Yakın arkadaşım Bozcaada'daki imza gününde onunla tanışıp beni aramıştı. Bu sayede telefonda konuştuk. Benim için o kadar anlamlıydı ki...
Sonrasında Instagram'dan beni takibe aldı.
Köşe yazıları yazdığı yıllarda mailleştik.
Yazdığı tüm kitapları okudum, katıldığı programları takip ettim.
Kızıma ve Unutursun albümlerini severek dinledim.
Benim için hep özel bir yeri oldu...



Unutursun İclal Aydın'ın Bir Cihan Kafes'ten sonra yazdığı ikinci roman ve 11. kitap...
Çıkar çıkmaz aldığım, bitirmeye kıyamadığım ama bir sonraki sayfayı merak ettiğim için elimden düşürmeden okuduğum bir romandı...
Karakterler arası yaptığı yolculuk o kadar güzeldi ki..
Romanda tanık olduğumuz her olayın bir sebebi var ve her karakter özenle dahil edilmiş hikayeye...
Ihlara, Ankara, İstanbul, Berlin ve New York'a uzanan hayatlar aynı romanda o kadar güzel buluşmuş ki!
Hala okumadıysanız mutlaka bir şans verin.
Pişman olmazsınız.

Not: Bir Cihan Kafes'i okuduktan sonra bloga yazdığım yazıda "Kitap öyle bir anda bitti ki bence Lorin yeni bir hikayeyi hak ediyor. Devamı gelir ve karakterlerin daha derinlerine ineriz bu sayede..." demişim. Ve sanki sesim duyulmuş...



(Tanıtım Bülteninden)

Bütün hayatlar birbirine çıkar. Büyük bir şehrin kimi sahile kimi yokuşa çıkan yolları gibidir ömürler. Bizi birbirimize düğümleyen yollar, derken tam da bunu söyler Gavras Bey. Göçler, idamlar, istifalar, muhtıralar, öğrenci olayları, uçak kazaları, tanklar, yanılgılar, fedakârlıklar ve şarkılar içinde geçen bir yüzyılın  Türkiyesi’nde, bir göçe direnen köklerin, ayrılığın, yoksulluğun, ölümün, direncin hikâyesini hatırlatıyor Unutursun. Hacı Gavras Karamanlı, Unutursun’un en uzun yaşayan kahramanı. Hayatının tüm dönemeçleri Bir Cihan Kafes’ten tanıdığımız ve hikâyeleri henüz bitmemiş bir ailenin üç kuşak kadınına çıkıyor. Birlikte geçirdikleri bir ömür içinde birbirleriyle kucaklaşamamış Samire, Yaşar ve Lorin’i ölümüyle kavuşturan bu yabancı kim?

Unutursun, aşk için giden, kalan ve ölenin hikâyesi biraz da...

İstanbul’un son gayrimüslimleri, esnaf dostları Aşkale’ye gitmesin diye vergi borcunu ödemek için para toplayan Müslüman komşular, asılan bir başvekilin güçlü karısı, müge çiçekleriyle bezeli altmışlı yılların Ankarası’nı yasa boğan uçak kazası, savaşlardan sağ çıkmış sıhhiyecilerin yorgunluğu, Kapadokya’nın yer altı kentleri, karlı Berlin, ana kucağı Ihlara, tangolar, ağıtlar ve elbette bir esinti gibi geçip giden Nariye’nin şarkısı... Hepsi birer yağmur damlası bu hikâyede. Hasan Dağı’nın ardında yaşananlar unutulmasın diye.

Kimi bir madalya gibi taşır yara izini... Kimi de teninde yeni yaralar açarsa, eskisini unutup herkese unutturabileceğini düşünür. Oysa zaman her işi tek hamlede yapabilen büyük  bir kahraman.

Ve hepimizin kalbinde kapağı ölene dek açık kalan bir “unutma! defteri” var.